Save info   Get password
Home Submit your blog Edit Account Rules RSS-Archive Contact


Recep Tayyip Erdoğan'dan İnciler
2007-03-30 16:54:00
Sermaye ırkçılığı yapıyorlar. Cumhurbaşkanının imam hatipli olacağı günler yakındır. 05.02.1996 - Akit Bu ülkede başbakan ve cumhurbaşkanı olmadan ölmeyeceğim. 1999 - Pınarhisar Cezaevi 10 Kasım'da yaygara kopartıldı. 14.11.1994 - Hürriyet İçki yasaklansın. 01.05.1996 - Hürriyet Ben ülkemi pazarlamakla mükellefim. 16.10.2005 - Milliyet Maaşım yetmediği için ticaret yapıyorum. 2004 Kıbrıs'taki Türk askeri Lübnan'daki Suriye varlığına benzer. 2005 Büyük Ortadoğu Projesi'nin eş başkanıyım... Değiştim! (Seçimler öncesi) 2006 senesi bir röpörtajı : Asla değişmem! Yapılabilecek tüm jestleri yaptık. Kopenhag kriterlerini yerine getirdik. Artık Avrupa'dan delikanlılık bekliyoruz. Hayırsever bir işadamıdır, kendisine kefilim. Birleşmiş Milletler tarafından El Kaide terör örgütünün finansörü olarak ilan edilen ve interpol tarafından aranılan Yasin El Kadı hakkında konuşurken İki fakülte mezunu bir hoca ö


Hürriyet'ten Psikolojik Harp Oyuncakları
2007-03-30 12:17:00
Anlaşılan Doğan Grubunun kağıt gemisi Hürriyet, satır arası mesajlarla nüfuz etme geleneğinde eksiklikler farketmiş olacakki daha görsel yöntemler arayışına girmiş. Buyrun, işte Hürriyet Gazetesi'nden yeni servis edilmiş sıcacık psikolojik harp oyuncaklarından iki tanesi; Balonun içini siz doldurun oyunuyla kendinizi yavşakça sırıtan ABD askeri karşısında çaresiz sivil kadınlar ve çocuklar yerine koyun ve söyleyeceğinizi söyleyin. Yetmedi mi? O zaman Hürriyet Game Club'ın promosyon olarak onbinlerce dağıttğı yeni Hügo oyununu verelim genç dimağlara? Sihirli bir yolculuk yapsın ve alışsınlar çocuklarımız Hatay-Trabzon çizgisinden doğusunun olmadığı Türkiye haritalarına! Bu günlerde gözde olan şu sözde araştırmayı unutuyordum az kalsın. Tabi Doğan Gurubu ülke entellerini de unutmuyor bu vesile ile bir oyuncakta onların eline veriyor. Konda ve Milliyet'in yağtığı Kimiz Biz ? adlı anketten bahsediyorum. Ge


Kültür Bakanlığı, Milli Kütüphane, Devlet Arşivleri Göreve!
2007-03-22 19:43:00
2 yıl önceydi heralde, Google'ın 6 yıl içinde önde gelen Amerikan ve İngiliz kütüphanelerindeki 15 milyon İngilizce kitabı dijital ortama aktaracağından ve Fransa'nın karşı projesinden bahsetmiştik. Fransa Milli Kütüphanesi, Macar ve Portekiz Milli Kütüphanelerinden de destek alıp 12 bin eserle www.europeana.eu adresinde yayına başlamış. Diğer Avrupa ülkelerinden de katılım bekliyorlar ve hızla da büyüyecekler. İnternette adam akıllı bilgi arayanların İngilizce'ye mahkum kalması, Anglosakson fikirlerinin yayılması, Amerikan pespayeliği, hülasa internetin çöplüğe çevrilmesi önümüzde duran bir vakıa. Türkiye'de internetin öcü gibi gösterilmesi, Türkçe içerik bulamamak da cabası. İnternetin nelere kadir olduğunu, nasıl eğitimden e-devlete muazzam yarar sağlayabileceğini burada uzun uzun anlatmayı okuyucuya saygısızlık saydığım için bu konuya girmiyorum. Ama neler yapılabileceğini lütfen bir düşünün.


Erdoğan: "Sayın Öcalan Aldığı Kellelerin Bedelini Ödüyor"
2007-03-21 09:25:00
14.01.2000 tarihinde Avustralya'nın SBS Radyosunda günün mağrur Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan o oy getiren mağdur edebiyatı konuşmalarından birini yapıyor. Öcalan'a, 2 defa "Sayın Öcalan" diyor, "o aldığı kellelerin hesabını veriyor ben ise düşüncelerimin" diyor. Aslında kendine ait bir düşüncesi bile yok, sadece yanlış zamanda, yanlış yerde, yanlış şiiri bile bile okuması var. Televizyonlar ve gazeteler ısrarla "Erdoğan'ın Sayın Öcalan dediği iddiaları" diyor. Milletvekili benim genel başkanım demez öyle şey diyor. Abdullah Gül yok böyle birşey diyor. Erdoğan ise tam bunların konuşulduğu günde fıtık mıtık dinlemem ben Çanakkale'ye gideceğim diyor. Kendisi Ankara'yı zapdetmiş ama Çanakkale Geçilmez diye gürlüyor. Ahmet Hakan, Akif Beki'ye özenmiş olacakki art niyet aramayın bunda buyuruyor. Radyonun sitesinden röportajı kaldırmışlar ama şu kayıt halen duruyor. Neyse elbet daha birçok yerde vardır ama


Eli Kolu Bağlı Devletler
2007-03-15 10:08:00
Ülke politikalarının, çatışmalarının, satanların, satılanların, tüm perde arkasında yaşananların asla gazete ve televizyon haberlerine yansımayan çoğu zaman aktörlerinin bile tam anlamıyla bilmediği binbir girift olayla örülü olduğunu anlamak için öyle uzun boylu düşünmeye gerek yoktur. Sağını solunu bilmediğiz, bilemediğiz olaylar karşısında ne köşeyazarları gibi bilgiçlik yapıp ahkâm kesecek kadar safım; ne de artistlik yapıp bunlar komplo teorileri deyip geçecek kadar körüm. Bir ülke düşününki artık sınırları içinde kimin ne halt yediğini bilmiyor, birileri izin verip bilse bile elinde birşey gelmiyor. Kurumlar birbirinden bilgi saklıyor ama halka dezenformasyon diz boyu. Kendi ülkesinde bile başka ülkenin istihbaratçılarına bize karışmayın da ne yaparsanız yapın deniyor. Amerika ve onun sayesinde İsrail'e yaptırılan modernizasyonlar ile dışa bağımlı askeri teknoloji çemberi bir türlü kırılamıyo


Türkiye Kyoto Protokolünü İmzalaMA!
2007-03-13 09:56:00
Türkiye'de konuları biraz allayıp pulladıktan sonra kısa süreli beynin olumlu olarak algıladığı birkaç mesajla birlikte en gereksiz konularda bile binlerce sözde duyarlı ama içi boş insanı peşinize takabilirsiniz. Hele internet, bunun için biçilmiş kaftan. Ömer Madra gibi isimlerin de hakkını vermek lazım tabi. "Türkiye Kyoto 'yu İmzala" kampanyası, açılan siteler, bilinçsizce verilen destekler, komik mi komik eylemlerin ciddi ciddi yapılıyor olması elbette insanda gülecek hâl bırakmıyor ama birilerinin bu sözde duyarlı güruha küresel ısınmanın müsebbibinin Türkiye olmadığını anlatması lazım. Bugünkü şartlarda ve en az 30 sene daha Türkiye'nin bu (bkz:Vikipedi) protokolü imzalaması küresel ısınmaya zerre kadar merhem olmaz sevgili Digitürkler. Aksine Türkiye zararlı çıkar sevgili Digitürkler. İnternette kampanya düzenleyerek, e-posta atarak çözülüyorsa bu işler; gidin toplam salınımın % 60'ından sorumlu


Milliyetçilik İyidir
2007-03-12 09:50:00
Rıza Zelyut 9 Mart cuma gecesi Su TV'de milliyetçilik ve Aleviler konusunu tartıştık.Bu tartışmalar daha da yapılmalıdır. Çünkü; şu sıra Avrupa'sı, Amerika'sı işini gücünü bırakmış; 'Türkiye'de milliyetçilik yükseliyor!' diyerek insanlara korku salmaya çabalıyor . Bunlar; önceden; 'Anaaa, Türkler geliyor!' diye bağırıyorlardı; peşinden de 'Kötü Türk, barbar Türk!' diye küfrediyorlardı. Bu sloganlar paslanınca; 'Anaaa, milliyetçiler geliyor!' diye gürültü koparmaya başladılar. Milliyetçilikten korkan kimler?Askerimizin başına çuval geçirenler...Başka?Türkiye'yi Avrupa Birliği kapısı önünde bekleyen bir fareye benzetenler!Başka?Türkiye'yi Güneydoğu'dan bölmek, daha güneyde de Kürt devleti kurmaya çabalayanlar...Başka?Türkiye'de laik devletin yerine din devleti getirmeye Kuran üzerine yemin etmiş olanlar... Bunlar, 1919'da da tıpkı bugünlerde olduğu gibi el ele vermişlerdi. Tek hedefleri şu id


Siyasi Televole ve Cumhurbaşkanlığı
2007-03-09 05:21:00
Tam adıyla Jennifer Şebnem Macide Simone Schaefer yanda da gördüğünüz üzere törenle DYP'ye katılmış. Fotoğrafa bakılırsa manken kızımız olayı çoktan kapmış gibi. Göbek bağı Çankaya'da gömülü olan Mehmet Kemal Ağar'ında tam o anda başını kaşıyacağı tutmuş gerçi düz ovada siyasetten sonra böyle giderse başını kaşımaya daha çok vakti olacaktır ama neyse... Ne var bu fotoğrafta şimdi? Doktor raporuyla bakireliği sübut bulmuş bir manken siyasi partilere üye olamaz mı? Oluuur! Niye olmasın? Milletvekili de olur, bakan da hatta Erdoğan gibi muhtar olamayacakken başbakan da. Ama istirham ediyorum, lütfen cumhurbaşkanı olmasın. -Niye ki? Buncasını oluyorsa cumhurbaşkanı da oluversin. - Ama gerilim oluuuur, piyasalar düşerrrr, demokratik meclisss, cumhuriyet değerlerii, eeeee?! vs. vs. - Peki ne olsun? Bir daha başbakan olsun. - Ya cumhurbaşkanı? Cumhuriyet değerlerini benimsemiş biri olsun. Erdoğan'da olmasın mank


Bir Mağara Düşün Dostum!
2007-03-05 15:51:00
Platon (MÖ 427 - MÖ 347), Devlet, Cemil Meriç, Mağaradakiler giriş bölümünden. Bir mağara düşün dostum. Girişi boydan boya gün ışığına açık bir yeraltı mağarası. İnsanlar düşün bu mağarada. Çocukluktan beri zincire vurulmuş hepsi; ne yerlerinden kıpırdamaları, ne başlarını çevirmeleri kabil, yalnız karşılarını görüyorlar. Arkalarından bir ışık geliyor; uzaktan, tepede yakılan bir ateşten. Ateşle aralarında bir yol var, yol boyunca alçak bir duvar. Gözbağcıları seyircilerden ayıran setleri bilirsin, üzerlerinde kuklaları sergilerler, öyle bir duvar işte... Ve insanlar düşün, ellerinde eşyalar: Tahtadan taştan insan veya hayvan heykelcikleri, boy boy, biçim biçim. Bu insanlar duvar boyunca yürümektedirler, kimi konuşarak, kimi susarak. Garip bir tablo diyeceksin, hele esirler daha da garip. Doğru. O esirler ki ömür boyu başlarını çeviremeyecek, kendilerini de, arkadaşlarını da, arkalarından geçen nesnel


Adsense Yayıncılarına Öneriler
2007-03-04 16:55:00
Elbette benim gibi site yapımından falan anlamayan bir tarihçiden alacağınız tavsiyeler biraz daha farklı olacak. Biz ne yapmamanız gerektiğini söyleyelim, ne yapacağınızı da siz bulursunuz. Mesela yandaki örnekte gördüğünüz gibi Haber 7 gibi bir siteniz varsa "İsrail askerlerini destekleyin" diye reklamlar yayınlamayacaksınız! Yeri gelmişken değineyim, bloga yerleştirdiğim adsense reklamları sonrasında birkaç okuyucudan değişik tepkiler aldım. Mehmet Doğan'ın başına gelenleri herkes biliyordur zaten. Söylenmeyip, yazılmasa da bloga alınan reklamlar karşısında insanların zihninde; bizi sattı, vay paragöz demek her şey için para içindi ha, gibi replikler dönüyor. Adsense gelirinin haram olduğunu söyleyen bile çıktı.Baştan cevabı verelim; haram değildir efendim. İmana falan da zararı yoktur. Gönül rahatlığıyla blogunuzun istediğiniz yerine yerleştirebilirsiniz bu reklamları. Öyle sağa sola gizlemenize, ama sonra n
Read more: neriler

Behiç Erkin
2007-03-03 05:23:00
Behiç Erkin, Mustafa Kemal'in silah arkadaşlarından istiklal madalyası sahibi bir asker, TCDD'nin ilk genel müdürü, bayındırlık bakanı ve tek kurşun atmadan Nazilere teslim olan Fransa'da Paris Büyükelçisi olarak görev yapmış müthiş bir devlet adamı. Çoğu günümüz aydınının ve siyasetçisinin anlayamayacağı türden adam. Türk Tarihindeki bilinmeyen yüzlerce olayın kahramanlarından biri. Duruşu var, tavrı var, özgüven sahibi, temsil ettiği halkının, ülkesinin ve kendi gücünün farkında. Günümüz Türkiyesi'nde devlet ve siyaset hayatında yana yakına, özlemle aradığımız bir örnek. Paris Büyükelçiliği döneminde Naziler Fransa'yı (yine belirtelim, tek kurşun atmadan!) işgal edip, Musevi avına çıktığında, Fransız yasaması maarifetiyle Musevilere iş bıraktırıp, toplama kamplarına götürmeye başladığında onca dünya milletlerinin sus pus kendi vatandaşlarının da bu zulme uğramasına aldırmadağ


Padişahım Çok Yaşa!
2007-02-27 17:00:00
Malum Başbakan Erdoğan'ın doğum günü var. 54 yaşına girmiş. Uçakta gazeteciler, bakanlar kurulunda bakanlar, grup toplantısında vekiller. Hepsi ayrı ayrı takdir tebrik dileklerini iletmişler, başbakanlarının doğum gününü kutlamışlar. Grup toplantısında ise vekiller, biz 354 vekilin en büyük hediyesi sonuna kadar sadakatdir demiş. Sabır Allah'ım sabır... Başbakanı hep dinleriz. Birilerine sinirlenince ne der? Bunlar hayatında iki koyun gütmemiş adamlar, der. Demek gerçekten adamın bir bildiği varmış. Çobanın hakkı bir yana, koyunların da hakkını vermek lazım. Bunca sadık koyun... Hem de bu devirde... Geçen sene Van'da gerçek koyunlar birbirinin peşi sıra uçurumdan atlayınca olay iç ve dış basında haber olmuş hayli konuşulmuştu. Umalım bu haber de psikologlar, sosyologlar ve siyaset bilimciler tarafından atlanmasın. Çünkü normal koyundan çok daha vahimdir insanların koyunlaşması.


Ciddiye Alınmayacak Vakıf ve Dernekler
2007-02-27 16:10:00
Türkiye Ekonomik Sosyal Etütleri Vakfı Liberal Düşünce Topluluğu Toplumsal Soruları Araştırma VakfıStratejik Araştırma Vakfı Türk Demokrasi Vakfı Arı Kulübü Milli Demokrasi Vakfı İnsan Hakları Derneği


İşte Hürriyet Gazetesi'nin O Pazarlığı!
2007-02-11 11:35:00
Ertuğrul Özkök gücenmesin ama kıvırdım gibi ben bu başlık atma işini. Adet olduğu üzere ligt tatil yazılarının yazıldığı, kiloyla işe yaramaz hafta sonu eklerinin dağıtıldığı bir Pazar gazetesinden böyle bir başlık çıkarmak, büyük başarı! Gerçi onlar hergün böyle başarıların altına imza atıyorlar ama olsun ben de boş olmadığı gösterdim. İlgi çekmeyecek bir başlıkla Hürriyet'in Pazar eki izlenimimi anlatmaktansa aklımı (seveyim) kullanıp daha bir çarpıcı başlık buldum. Hürriyet Pazar'ın hamilelik maceralarından bu yana hayırla yad ettiğim gazetecisi Ayşe Arman'ın Alinur Velidedeoğlu ile Midnight Express savaşından bahsetteği satırlar gözüme çarpınca, haliyle merak ettim bu enteresan ikilinin böylesi konularda savaşacak kadar aşka gelmelerine. Üstad Mehmet Ali Birand gibi Brovo Alinur diye diye yazıyı okudum. Özetlemek gerekise; Türkiye'yi ve Türkleri berbat bir şekilde tasvir eden benim bile iz


Kurtlar Vadisi Bâb-ı Âli
2007-02-09 07:43:00
Yazılı ve görsel basının müstesna simalarının yeni Vadisi .htm">Kurtlar Vadisi ’ne kafaya taktığı bugünlerde ivedilikle Kurtlar Vadisi Bâb-ı Âli’nin çekimlerine başlanmalıdır. Elbette bu Bâb-ı Âli terimiyle Osmanlı Sadaretini değil Türk Medyası'nı kastediyoruz. Madem sermayeyi kediye yüklemeye meyilli bunca seveni var. Madem sabah sille yiyip akşamına ekran başında rahatlamak isteyenler var. Mafya, Irak, terör sonraki iş. İlk önce Bâb-ı Âli'den başlanmalıdır. Bugün Haluk Şahin'in yazısı dikkatimi çekti. Yazar diziyi durdurmak için binbir eylem planı geliştirmiş ve en önemlisi bu diziye reklam verenleri de bir kenara not edin demiş. Ben asıl, haberleri şantaj olarak kullanıp, o haberin çıkmaması karşılığı fahiş fiyatlarla aynı sayfaya "reklam" alanları; Türk televizyonlarında gördüğümüz rezalet programlar için, sevmiyorsanız izlemeyin kardeşim, diyenleri; gazetedeki köşesini eleştirenlere dayanamayıp gaze


İthal Milliyetçilik
2007-02-07 17:51:00
Gazete ve televizyon yorumcuları Hrant Dink cinayetinden sonra oklarını milliyetçiliğe çevirdi. Herkes başka bir milliyetçilikten bahsedince, "neydi bu milliyetçilik" diye tanım yapmaya başladılar. "Milliyetçilik: 1789 Fransız İhtilalinden sonra ..." yeter, devam etmenize gerek yoktur. Çünkü Türk milliyetçiliğini Fransız İhtilali ile açıklamaya çalışan bir, birr, birrr "şey" in ciddiye alınacak tarafı yoktur. Bu adamlar adına konuştuklarından zerre haberi yoktur. Bu lafazanlara göre bırakın milliyetçiliği, Türklük bile İttihad Terakki döneminde ağaç kovuğundan çıkmıştır. Bizim oraların bir lafı var; bunları öküz niyetine çifte koşacaksın. O zaman gör bakalım gazete ve televizyonlarda adam kalıyor mu? Hepsine geçtim, Allah aşkına bir akıl sahibi de çıksın desin ki, bu milletin tarihinde 720 yılında yazılan bir Göktürk Abideleri var. Taşa yazılıp kâr etmeyen şu alttaki satırların anlamı nedir? Türk


LES Yerine ALES
2007-02-06 09:13:00
OSYM'nin yaptığı basın açıklamasına göre bugün itibariyle nur topu gibi bir sınavımız daha oldu; Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı(ALES). LES olarak bildiğimiz Lisanüstü Eğitimi Griş Sınavı ise kaldırıldı. Yükseköğretim kurumlarında belirli akademik kadrolara atanmak veya lisansüstü eğitimi yapmak isteyen adayların gireceği yılda iki defa yapılacak olan sınavın ilki 22 Nisan 2007 Pazar günü yapılacak. Sayısal soruların azaldığı LES benzeri bir sınav bu, açıktan veya öğretim elemanı dışındaki kadrolardan naklen atanabilmek için 100 üzerinden en az 70 almak gerekiyor. Henüz haber çok yeni, LES karşılıkları ise daha sonra açıklanacak. Hep beraber bekleyip göreceğiz, artık alıştığımız aile ve parti işletmeleri türünde hizmet veren Türk üniversitelerinde bakalım ne değişecek.


Wikipedia - Vikipedi Ansiklopedi midir?
2007-02-05 16:14:00
Wikipedia , Özgür Ansiklopedi sloganıyla 200’den fazla dilde kayıt bile olmadan mevcut maddeler üzerinde değişiklik yapıp, yeni maddeler açabileceğiniz popüler bir “internet ansiklopedisi”. Projenin Türkçesi ise Vikipedi olarak adlandırılıyor ve hızla büyümeye devam ediyor. Bu satırları okuduğunuz anda bile farklı dil ve ülkelerden on binlerce yazar, yüz binlerce okuyucu Wikipedia’nın dünyalı logosundaki parçaları anlayıp, tamamlamaya çalışıyor. Peki internette okumaktan bıkıp bir şeyler yazmak isteyenler için ya da okuyup bilgi sahibi olmak isteyenler için gerçekten Wikipedia iyi bir seçenek mi? Ya da ansiklopedi yazmak ortalamanın işi midir? Farklı dildeki Wikipedia’lardan sorulardaki kaygıyı haklı çıkartacak yüzlerce örneği peş peşe sıralamak mümkün. Mesela sadece bir fikir vermesi açısından; İranlıların İngilizce ve Almanca dillerinde Selçuklu Tarihi ve dönem konularını tamamen Türklükten arındır


Blog ile Şemsiye
2007-02-04 18:39:00
Blog ile şemsiye arasında zorlarsak hepimiz pek çok ilişki kurabiliriz aslında ama bugün Hürriyet İnsan Kaynakları ekinin son sayfasındaki şemsiye imalatçısı Celâl Birsen ile ilgili haberi okurken nedense aklıma hiç zorlanmadan, uzun zamandır pek de vakit ayıramadığım bloglar ve yazarları geldi. Haberin internet sayfasında Celal Birsen’in şemsiyelerle verdiği pozun hemen altında yazılan yazılar maalesef yok. Orada ilgimi çeken, Celal Birsen’e neden ürettiği şemsiyelere kendi adını verdiği sorusuna cevabıydı. “Kendi adınızı verdiğinizde hata yapamazsınız” diyor Birsen. Genel geçerliliği olmasa da güzel bir yaklaşım. Elbette bir yanıyla da internet ve özellikle bloglar insanların kimliklerini geri planda tutarak rahatça yazmalarına da yarıyor ama … Wikipedia’yı kimliği belirsizler ortalaması yazdığı için kale almayan, gerçek adlarla yazılmayan e-postaları cevaplamayan, internette insanların dürüstlü


Türkiye-Ermenistan İlişkileri:Sıfır-Hafıza Türk Basını
2007-01-28 17:27:00
Ermenistan’ın ‘Barış’ Çağrısı: Dink’in Ölümü Yaklaştırabilir mi? Dün ajansların flaş geçtikleri habere göre Dink’in cenaze töreni Türkiye ve Ermenistan’ı da yakınlaştırmıştı. Büyük Türk gazete ve televizyonları törene Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçeryan’ı temsilen gelen Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Arman Kirakosyan’ın tarihi bir açıklama yaparak Ermenistan’ın Türkiye ile hiçbir koşul olmadan diplomatik ilişki kurmaya hazır olduğunu duyurdular. Bu açıklamaya büyük bir gazetemiz “Ermenistan kapıları açtı” diye duyurdu. Bir diğer gazete ise “Ermenistan’dan uzlaşı çağrısı” manşetini atmıştı. Bir başka büyük gazetenin manşeti ise “Sessiz çığlığa Ermenistan’dan barış yanıtı: Önkoşulsuz görüşelim” şeklindeydi. Diğer yayın kuruluşları da Kirakosyan’ın açıklamalarını yeni ve olağanüstü bir gelişme gibi verdiler. Anlaşılan o ki Türk basın y


Mehmet Ali Birand ve Solaryum
2007-01-26 18:26:00
Yalan yok, Mehmet Ali Birand gibi birini ne okurum, ne de izlerim. Çünkü ne yaparsa yapsın bir insana küfür etmeyi kendime asla yakıştıramam. Ama belirli günler vardır, gazetelerin kapış kapış satıldığı pek çok kişinin televizyonda ana haber bültenlerini beklediği... Böyle günlerde bizler gibi başkaları da başkalarından başkaca şeyler beklerler. Mesala Hrant Dink cinayeti. Bir haftadır takip ediyorum çoğu yazarı takip ettiğim gibi ve artık ne kadar duayen varsa topundan gına geldi. Neyse konuyu dağıtmadan başlığa bağlayalım. Zira ciddi yazılar yazmaya, niyetlenip (1-2-3-4-5-6 vs. vs.)sadece postitlerini bile yetişdiremediğim Türk basınının içler acısı haliyle içlemeye hiç niyetim yok. Hrant Dink cinayeti ve sonrasında rüzgara bırakılıp işletilen sürecin mümtaz siması Birand'ın artık bu kadar da olmaz dedirten yazılarını okudaktan sonra internette malum suje hakkında eski bir yazı ararken Birand'ın solaryum m


Hrant Dink Suikastı ve Cenaze Töreni.
2007-01-26 17:57:00
Yazık, çok yazık! Hrant Dink'e yapılan suikastın acısından çok daha büyük bir acıdır o cenaze töreni ve işleyen süreç. Bu kadar yönlendirmeye açık/dünden razı bir sözde aydın sürüsünün bu kadar insana nüfuz etmesi; ortalıkta bu kadar sözde duyarlı, içi boş ve duruşu ve düşüncesi olmayan insanın gezmesi; önemli bir iş yapıyor olduklarını zannetmeleri... Maya bu sefer tuttu. Artık çok çalarlar bu yoğurdu!


Kurtuluş Savaşı
2006-05-13 17:36:00
Anlaşılan bir süre daha yazmaya pek fırsatım olmayacak, daha doğrusu gazete okumaya fırsatım olmayacak haliyle "postitlik" malzeme de çıkmayacak. Hazır elimizi videolara sürmüş ve bir süre daha blogu güncellemeyecekken yukarıdaki Kurtuluş Savaşı görüntülerini yüklemek geldi içimden. Evet, "Vatan Onlara Minnettar" ama biz de, "Bize Minnettar Olacak Bir Vatan" bırakmak zorundayız! Sağlıcakla...


Tüm Yazılar
2004-12-20 17:59:00
Günün Safı: İsmet Berkan Başbakan Erdoğan Kayboldu ! Yozgat-İstanbul Vapuru Ben Bilmem. "Sayın" Bilir ! Şifalı Sular Şeyh Sait Müritleri Şeyh Said'in Dönüşü Telekom Tarife Oyunları Ben Neye Sahip Çıkacağım? Tarihte Dün/Bugün Nasıl Seri Katil Olunur? Dubai Towers ve Pazarlama Sende mi Google? Günün Fotoğrafı ! Ertuğrul Özkök Pes! Ülgür Gökhan Tebrikler İdâre-i Maslahat Cinsel Taciz Araştırması Şu Çılgın Türkler Yine Ertuğrul Özkök Süleymanname Kurtuluş Savaşı Ümit Özdağ ve Ulusal Uzmanlar Grubu "Son Sefer" Nasıl Bir Blog Kardeşliği? Muhtar ve Köyün Delileri Menemen, Kubilay ve Revizyon Güldürü... Sarıyer Börekçisi ve Bilim Üniversitesi Meclis Diyalogları Kürt Sorunu Avrupa'dan Karikatürler Atatürkçülük Rüzgar Nerden Eserse... İdam Mangaları Demokratik Terör Büyük Ermeni Yalanı Bir Milletvekili Rauf Denktaş Cumhuriyetin Anlam ve Önemi 1.7 milyon Einstein Irak' taki Dehşet Resimleri Elif Şafak Bilgin E


100.000 Norveçliye İkinci Vatan Türkiye!
2007-01-17 04:50:00
Bugünkü Milliyet'in son dakika haberini görünce gözlerime inanamadım. 100 bin Norveçli, emekli turizmi adı altında Türkiye'ye yerleştirilmeye çalışılıyor. Bu adamlar (Norveç'de çalışamadıkları için buraya gelecek olmalarına rağmen) Türkiye'de çalışabilecek. Proje daha tam belli değil ama bu insanlara eğer aşağıda saydığım olanaklardan biri bile verilirse gitmedik mahkeme bırakmayacağım. Tüm Türkiye'ye dağıtılmak yerine sadece Ege ve Akdeniz sahillerinde iskan edilirse. İskân edildikleri bölge nüfusunun 15/1'inden fazla olurlarsa. 5 bin nüfusluk denilen sitelere ayrıca hukuki ve beledi statü verilirse. Kişilere Türkiye'de çalışma izni verilirse. Türk Vatandaşı olmazlarsa. Bu proje dahilinde Türkiye'de oturdukları taşınmazları miras bırakabilirlerse.Aklıma gelen ilk maddeler bunlar. Eminim daha pek çok madde çıkartılabilir. Amacım laf olsun diye muhalefet etmek ya da her yeniliğe "istemezük" demek deği


Başbakan'ın adamları!..
2007-08-02 20:18:00
Başbakan 'ın adamları!.. CEMAL SUBAŞI/TEMPOBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan neden başarılı? Uzmanlardan duymaya alışık olduğumuz nedenler: Karizmatik, iyi bir hatip, vefalı ve çalışkan olması… Ama bir noktayı atlıyorlar: Hayatını ona adayan 50 kişilik yakın ekibini. Erdoğan’ı zirveye taşıyan ve orada tutan kişileri tanıyoruz Şeyhi şeyh yapan müritleridir... Bu söz, adeta Recep Tayyip Erdoğan’ı anlatıyor. Çünkü müritler ne kadar iyi çalışıp örgütlenirse, şeyhe o derece önem atfediliyor. Erdoğan’ın kurduğu ekip de öyle. Bu çekirdek kadro, Başbakan’ın bir dediğini iki etmiyor. Zira, liderlerinin vefalı olduğunu, çabalarının karşılığını alacaklarını düşünüyorlar. Tüm eleştirilere ve baskılara karşın, liderlerinin onları koruyacağından da eminler. Gerçekten de Recep Tayyip Erdoğan’ın ekibi incelendiğinde, vefanın ağır bastığı anlaşılıyor. Çünkü bu kadro içerisinde, 1991’deki


Gökçek Ankara'yı nasıl susuz bıraktı?
2007-08-10 20:06:00
Gökçek Ankara 'yı nasıl susuz bıraktı? Gökçek eleştirilerin odağında. DSİ defalarca uyardı. Susuzluğu önleyecek proje ihale bile edildi. Ancak 'Kaynak yok' diyen Gökçek, ASKİ'nin parasını yol ve kavşaklar için harcadı 10/08/2007 (4612 kişi okudu) LEVENT TOSUN (Arşivi)NERMİN FENMEN (Arşivi)Ankara deniz veya akarsu kenarına kurulmamış nadir kentlerden biridir. Ancak eski Ankaralı aklını ve bilimi kullanarak su sorununu çözmüştür. Ankaralılar bundan 1800 yıl önce Roma Hamamı'na Elmadağ'dan künklerle su taşımışlardır. Hem de küçük bir taşra hamamına değil, 130 x 80 m büyüklüğünde bir imparatorluk hamamına. Bent deresine ismini veren bendin arkasında su toplayıp kaleye su çıkarmışlardır. O halde yaşanansu sorununun nedeni Ankara'nın yerleşim yerinin yanlışlığı değildir.Küresel ısınma tüm dünyayı etkilemektedir; sadece Ankara'yı değil. Dünyada bize benzer hangi kentte bu şekilde


Rebirth of the Mosul Vilayet?
2007-08-28 18:58:00
Rebirth of the Mosul Vilayet? (parts I, II, III)Interview with J. Anton Keller - mailto:swissbit@solami.comby Ekopolitik editor Murat Sofuoglu - (url: www.solami.com/rebirth.htm)This map was composed on the basis of those attached to the 1925 Report of the League of Nations Commission of Inquiry on the Mosul Vilayet (reproduced from: P.E.J.Bomli, "L'Affaire de Mossoul", H.J. Paris, Amsterdam 1929). According to the Report by HM's Government to the League Council on the Administration of Iraq for the year 1929 (p.71), the 1920 census revealed:Iraq's demography in 1920 Vilayets Surface km2 Sunnites Shiites Jews Christians Total Baghdad
Read more: Rebirth

Page 1 of 2 « < 1 2 > »
eXTReMe Tracker