Save info   Get password
Home Submit your blog Edit Account Rules RSS-Archive Contact


Sisli bir İstanbul Sabahı
2007-04-14 05:37:00
Sisli bir İstanbul sabahı.Sis hep gizemli gelmiştir bana . Mistik bir şeyler çağrıştırmıştır.Sisler arasından sıyrılan yelkenli bir tekne limana girer .Ağır ağır yaklaşır , önünüzden geçer.Denizin hışırtısını duyarsınız .Bilgelikle bilgi arasındaki farkı düşünüyorum bu sabah. Bir çok şey bilenler gördüm , ama bilge değildiler. Bilgelik başka bir şey. Bilgi toplamakla bilgi olunmuyor. Bilgiyi sevmek de gerekiyor."Philia" ve "Sophia" Bilgi ve Sevgi"Bilgi ","Bilgelik", ve "Yaşama " Derrida'nın meşhur üçlüsü .Altın çağın altın öğüdü:"Gerçekleri aramayan bir yaşam biçimi düşük bir yaşam biçimidir."Socrates 'in ünlü kavramı :"Gnothi Seauton"Kendini bil .İşte sisler arasından sıyrılan yelkenli gemi :"Gnothi Seautron" bizi İyonya'ya ,Altın Çağ'a götürebilir.www.mayc-net.com
Read more: Sabah

DESCARTES ' I ANLAMAK
2007-04-13 20:26:00
Descartes 'ın düşünce metodunu anlayabilmek için ne yapmalı ?. 1-Doğruluğunu apaçık bilmediğin hiçbir şeyi doğru olarak kabul etme.2-Acele hüküm vermekten ve peşin hükümlere saplanmaktan kaçın.3-Kendilerinden şüphe edilemeyecek derecede “açık ve seçik “ olarak kavranabilen şeyleri düşün . 4-İnceleyeceğin problemlerin herbirini mümkün olduğu kadar küçük çözümlenebilir bölümlere ayır.5-En basit ve en bilinmesi kolay şeylerden başlayarak, basamak basamak düşünceleri bir sıraya göre dizmeyi öğren.6-Hiçbir şeyi unutup ihmal etmediğinden emin olana kadar düşünce sistemini tekrar tekrar gözden geçir .www.mayc-net.com


Seçim Esintileri
2007-04-15 20:49:00
4 Kasım 2007 Genel Seçimlerine 7 ay kaldı .Seçim dönemine girerken bazı konuların yanıtlarını aramanın tam vakti .Acaba oy kullanacak kaç kişi var ?2002 yılı istatistiklerine göre rakkamlar şöyle :Toplam Seçmen: 41.4 MilyonToplam Kullanılan Oy : 32.7 MilyonToplam Geçerli Oy: 31.5 MilyonEtkisiz oylar : 9.9 Milyon (Oyların %24 ' ü)Yaklaşık 10 Milyon seçmene ulaşılamıyor . Seçimlere katılım oranı % 764 Kasım seçimlerinde seçmen sayısının 46 Milyonu bulacağı tahmin edilmektedir.Partilerin meclise girebilmeleri için aşmaları gereken baraj 4.6 milyon oydur .Etkisiz oyların oranı acaba ne olacak ?Katılım oranı geçen seçimlerden daha mı yüksek olacak ?İstatistiklere göre en yüksek katılım % 93 ( 1987 yılı Seçimlerinde Anap kazanmış )En düşük ise % 64 olmuş (1969 yılı Seçimlerinde AP kazanmış ).www.mayc-net.com


Modernizm ve Aydınlanma Felsefesi
2007-04-14 20:58:00
Aydınlanma çağı bizim hangi eylem ve boylamımızdan geçmiştir ? Ne zaman geçmiştir ? Bunun kim farkında olmuştur ? Kaydı var mıdır ? Modernizm, “Aydınlanma” felsefesiyle ortaya çıkan; insanlığın içinde bulunduğu bağnazlıktan, hurafelerden, geri kalmışlıktan kurtarmayı amaçlayan; toplum bilimlerinde insan uygarlığının genellikle sanayileşme ve laikleşme aracılığıyla uğradığı ekonomik, siyasal ve toplumsal bir dönüşüm olarak tanımlanıyor. İlerleme olgusunu temel alarak insanlığın gittikçe daha iyi ve üstün amaca doğru hareket ettiğini kabul ediyor. 18. Yüzyıl Batıda yeni bir yaşam düzeyine geçişin başlangıcıdır. Rönesansın ortaya koyduğu görüş, buluş ve ilkelerin sistemli bir düşünce biçiminde derlenip, düzenlenmesi bu Yüzyılda olmuştur. Akıl Yüzyılı diye tanınan 17. Yüzyılda aklın doğayı kavrayabilecek tek araç olduğu ve doğanın ancak akılla bulunan matematik-fizik yöntemlerle keşfe


Adem ve Havva Oteli
2007-04-17 15:41:00
Antalya Belek 'de yeni açılan 'Adem ve Havva Oteli' nde bir hafta otelin davetlisi olarak kaldık. Bu dekoratif uygulamayı daha önce Antalya ' da 'Su Oteli 'nde de görmüştük. Hillside Grubunun işlettiği otelin aynı mimar elinden çıktığı çok açık. Her iki otelin dekorasyonunu da 'Eren talu ' yapmış.Otelin yönetiminden ise (Gloria 'dan ve Rixos dan tanıdığımız ) Cem Uzan sorumluymuş. Beyaz renk , aynalar ve dikdörtgenler .Tüm mekana bu üç öğe yoğun bir biçimde uygulanmış. Karartılmış ve siyaha boyanmış koridorların uzunluğu 300 metreye yakın . Koridorlar ve asansörlerin karanlığı otel sakinlerinin 'Incognito' kalmasını sağlıyormuş . Bir karaltı görüyorsunuz ama yüzünü seçemiyorsunuz . Karanlık koridorlardan ve kuyuya düşüyormuş hissi veren asansörlerden geçerek kendinizi dışarı atabiliyorsunuz . Koridorun bir ucu plaj,restoranlar,spa bölümüne , diğer kısmı ise resepsiyona ve dışarıya çıkıyor


Pulitzer Ödülleri
2007-04-18 06:26:00
"Cumhuriyetimiz ve basın birlikte yükselecek ya da batacaktır.Saf , kokuşmuşluktan arınmış habercilik ,popülist hükümetlerin etkisiyle değil ,iyi eğitilmiş zekaların halkın haber alma isteğine saygı duymasıyla ortaya çıkacaktır.Ticari kaygılarla ,demagoji içine yuvarlanan gazeteler ,zaman içinde kendilerine benzeyen gazeteciler üreteceklerdir.Cumhuriyetimizin geleceğini oluşturma sürecinde özgür gazetecilerin rolü büyük olacaktır . " Joseph Pulitzer 1847-1911Amerikan gazetecilerinin rüyası bir 'Pulitzer ' kazanabilmek . Bu ödülü almak ne demek ? Colombia Üniversitesi tarafından her yıl Nisan ayında açıklanan ödüller bir kaç dalda veriliyor?Joseph Pulitzer, Mako, Macaristan da 10 Nisan , 1847 de Yahudi bir bir tahıl tüccarı olan baba ve Roman Katolik olan Alman asıllı bir annenin çocuğu olarak doğdu. Çok iyi okullarda okudu. Hamburg 'da çalışırken ,ABD içsavaşı sırasında Avrupa'dan asker topalayan bir acente vasıtas


Mısırlı Hermes , Romalı Theodosrus ve İskenderiye Patriği Theophilus
2007-04-20 08:56:00
“Tefekkür yoluyla eriştim Atum’un bilgisine”Mısırlı Hermes ,toplumsal ve ruhani hiyerarşinin en üstünde yer alıyordu. Mısır toplumu ruhani değerlere göre bir hiyerarşi kurmuştu.Firavunlar piramidin en üstündeki tanrılardı.Onların gücü ise ruhban sınıfı tarafından sağlanıyordu.Ulu rahibin başkanlığındaki inisiye edilmiş ruhban sınıfı son derece karmaşık olan Mısır dinini uygulayan tapınaklarda farklı bir yaşam sürüyorlardı.Mısır dininde hatasız,mükemmel bir insan görünümündeki Hermes ,Grek/Helen kültüne geçtiğinde birden hataları olan , hırsızlarla, kurnazlık ve uyanıklıkla geçinen insanların tansısı olarak karşımıza çıkacaktır . Bu da Mısır ve Helen toplumları arasındaki farktan kaynaklanmaktadır . Helen site devletlerinin kültür yapısı Mısırlı Hermes 'i bu şekilde senkretize etmiştir. Yine aynı dönemde belirgin bir etkisi olan Yahudi kültürü Hermes 'i farklı yorumlamıştır .Enoch ka


Harran ve Hermes
2007-04-19 23:00:00
Harran ovası hep GAP projesiyle birlikte dile geldi. Çok az kişi Urfa'ya 50 kilometre uzaktaki tarihi Harran kentinin kültürel öneminden söz etti. Hermes 'den söz edenler ,onun Harran bölgesinde doğan ve yaşayan mistik bir kişi olduğunu söylerler. Sabiilik inancının merkezinin Harran olduğu söyleniyor. Bu bölgede MÖ. 2 binli yıllarda Hanok ' a ve İdris peygambere ilişkin öyküler anlatılır . Harran bölgesi Hermes 'i yakından tanımaktadır .İdris peygambere ait olduğu söylenen metinler ,Hermetik özellikler taşımaktadır .Bu metinlerin kime ait olduğu konusunda tartışmalar henüz bir sonuca ulaşamamıştır. Harran'da yaşadığı söylenen Hermes , Merkür gezegeniyle ilişkilendirilen bir pagan tanrı olarak da bilinmektedir.Merkür, Sümer tanrılarından 'Nebo ' nun da sembolüdür.Eski metinlerde Hermes 'in Harran kentinde yaşayan yarı tanrı ,mistik bir kişi olarak adı geçmektedir.Merkür ve Ay sembollerini kullanmaktadır . Mıs


Hermes mi İdris mi ?
2007-04-19 16:34:00
'Hermes ü ' l- Heramise' ya da Hermes , Thot ,Hermez -Hürmüz-Buzasaf-Uhnuh-Oziris-İdris-Ahnaton-Hüşeng .İşte günümüze kadar dilden dile dolaşarak , tarih yapraklarının arasından süzülerek karşımıza her yerde çıkan bir gölge .HermesHer kültür ayrı tarif etmiş.Senkretize olmuş bir isim .Dilden dile değişerek günümüze taşınmış.Alimlerin alimi,büyücülerin büyücüsü,bilgelerin bilgesi,rahiplerin rahibi ulu rahip ,bilgin kral .Senkretizm kavramı sanki tam Hermes için seçilmiş . Ama senkretizm yeterli değil ,üç kavram daha eklemek gerekiyor .İnisiasyonHolistikGnostikİşte bu dört kavramı açıklarsak Hermes 'i ve kadim öğretileri tarif etmeye biraz yaklaşmış olacağız .Önce en önemli kavrama eğilelim : Senkretizm nedir ? Senkretizm, farklı geleneklerin birbirini etkilemesi sonucu oluşan yeni kültürel yapıları, gelenekleri veya düşünce ekollerini ifade etmede kullanılan az duyulmuş


Pazar Günü Gazete Okunur
2007-04-22 05:31:00
Bir ılık pazar günü gazetelere göz atmak istersiniz :Bizimkiler : CUMHURBAŞKANI KİM ?Kaçak binaların yıkılmaması belediyeler arasında krize yol açtı .Vahşeti cepe kaydettiler .Kültür bakanlığı bir çok ünlünün terihi eser kolleksiyonlarına el koyuyor . Onlar : Meksikalı kahve üreticilerine sertifika zorunluğu getiriliyor.Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimleri ülke dışında yaşayanların oy verme işlemiyle başladı.Nijerya'da başkanlık seçimleri sona erdi.ABD Rusya'ya füze kalkanı sistemi desteği verecek.West Bank 'da İsrail Filistin vahşeti artıyor .Virginia Kurbanları J.W. Bush dua ediyor.Gençlerin sigara alışkanlıklarıyla mücadele edilecek.Bizim medyamız ısrarla magazin okuyucusuna yönelik yayınını sürdürmeye devam ediyor.Haber ufku ise Ankara ile kısıtlı.Haberin merkezi Ankara . Öte yandan yetişkin nüfusun % 25 'i oy vermeye bile tenezül etmiyor.Gazete tirajlarının toplamı 3 milyonu geçmeyen,kitap satışların


Giambattista Vico
2007-04-20 08:56:00
"İnsanları kaç gruba ayırabilirsiniz bay Vico ? ""Çok kolay : Dört gruba :""1-Aptallar.: Bunlar hiç bir şeye dikkat etmezler.yaşam önlerinden akar geçer. Bunlar geçip giden yaşamlarının farkında bile değildirler.Gerçekler onları ilgilendirmez. Kendilerinden başka hiç bir şey görmezler. 2-Akıllı ama cahil olanlar.: Bunlar detaycıdırlar.Her detaya dikkat ederler.Ana konularla değil de basit ve küçük hesaplar peşindedirler.O kadar cahildirler ki bir meselede esas olanı detayından ayırt edemez hep yanlış yaparlar.Sonra da dövünürler.Bunların biraz cevval olanları iş işten geçtikten sonra hatalarının farkına varırlar. 3-Bilgili ama basiretsiz olanlar :. Bunlar da en yüksek düzeydeki gerçeklerden en basitlerine kadar her şeyden bir sonuç , bir gerçek çıkarmaya çalışırlar.Bunlar hayatın zor yollarında hiç bir zaman yönlerini bulamayıp savrulanlardır . Sürekli zorluklar içinde boğulurlar.Zekaları onların en büyük düşm


23 Nisan ve Tahammülün Sınırı
2007-04-22 18:52:00
Şimdilerde 'Tahammül ' e 'Hoşgörü' diyenler var. Hoş- Gör-Mek , Hoşgörü Merkezi , gibi. Bu kavram tam olarak 'tolerans' ya da 'Tahammül ' kavramını karşılamıyor aslında . Eski Mısır ,Yunan ve Roma dönemlerinde yani ' Altın çağ 'da halk, çok tanrılı dinlere inanıyordu.İsteyen istediğine tapmakta özgürmüş. Çok tanrılı dinlerin doğuşu konusunda çeşitli yorumlar var. Hindu geleneğine bakılacak olursa iki bine yakın ' tanrı 'sayılabilirmiş.Hemen hemen her evin bir tanrısı varmış .Mısır , Yunan ve Roma tanrıları Hindu tanrıları kadar çok olmasa bile yine de çok tanrılı dinler arasında sayılmaktadır.Eski Romalılar işgal ettikleri ülkelerin insanlarını köle olarak imparatorluğun her yerinde çalıştırmışlar. Kölelere inandıkları dinsel objeleri ve Tanrı heykellerini de beraberlerinde getirmelerine izin verirlermiş. Pagan tanrı heykelleri Roma'daki Pantheon'da sergilenmekte. Romalılar kölelerin dinse


Türkiye Batıdan nasıl görünüyor ?
2007-04-27 22:57:00
Türkiye 'de " Laik"-" İslamcı" kavgası şiddetleniyor .Associated Press muhabirlerinden Sabrina Tavernise Ankara 'dan bildiriyor."Parlementonun boş sıralarının sahipleri laikler islamcı adayı protesto etmek amacıyla seçim oturumuna katılmadılar ." Yurtdışı yolculuklarında uçakta sabah gazetelerini tekerlekli bir arabayla koridorda dolaştıran hostes, International Herald Tribune,Finantial Times ya da Wall Street Journal koltuklarında oturan yolculara dağıtır. Seyahat eden işadamı ,bu gazetelerin üçünü de yol boyunca evire çevire okur . Hem de çok dikkatli okur,notlar alır. Bilmecelerini bile çözer.Bu üç gazete dünyadaki her ülkeyle ilgili taze haber ve yorumları işadamlarının , yatırımcıların gözüyle inceler . Yarın sabah İstanbul 'a bir iş için gelen işadamı uçakta bu yazıyı okuyacak.Bir gece önce gelen de sabah kahvaltısında okuyacak. Türkiye'de olup bitenler hakkında fikir sahibi olacaklar. Görüşmelerini yaparken


Semiyotik
2007-04-27 15:27:00
Semiyotik, yeni bir bilim dalı. İşaretlerin yorumlanmasını, üretilmesini veya işaretleri anlama süreçlerini içeren bütün faktörlerin sistematik bir şekilde incelenmesini içeren bir araştırma sahası. Disiplinlerarası bir alan olan semiyotik, değişik işaret sistemlerine dayanan anlam ve bildirişim konularıyla ilişkili yeni bir bilimdir. Semiyotik terimi eski Yunanca’da işaret anlamına gelen semeîon kelimesinden gelir.Kökeni tarihsel açıdan eski Yunan dönemi metinlerine kadar inmekle beraber, çağdaş semiyotik temelde iki kaynağa dayanır. Bu kaynaklardan birincisi İsviçreli Dilbilimci Ferdinand de Saussure’ün Genel Dilbilim Dersleri başlıklı eseri, diğeri ise Amerikalı mantıkçı Charles Sanders Peirce’ün yazılarıdır. Saussure langue olarak kabul ettiği dili bir satranç oyununa benzetir.Langue /dil satranç oyunundaki kurallardır.Buna karşılık parol/söz satranç oyuncusunun oynadığı kendine mahsus oyundur.Satranç oyunu, par


Erguvan Esintileri
2007-04-26 20:54:00
ERGUVAN AĞACINA YAKIN YAŞAMAK Kentlerin ağaçları vardır . Tokyo 'nun kiraz ağaçları , Atlanta'nın şeftali ağaçları , Toronto 'nun çınar ağaçları,Antalya'nın portakal ağaçları ,Ayvalık 'ın zeytin ağaçları ve İstanbul 'un erguvan ağaçları vardır. Kentler bu ağaçlarla kurulmuştur.Bu kentli olmak demek bu ağaçlara yakın yaşamak demektir.Kentlilerle ağaçları arasında sanki gizli bir anlaşma var gibidir . Kentlilerin özgür ruhlarının bayraklarında bu ağaçların dallarını görebilirsiniz. İşte ruhlarında bayrakları erguvan dalı taşıyanlar bu kentin çocuklarıdır . İstanbul 'da benim için yılın en renkli ve en neşeli zamanı erguvan ağaçlarının çiçek açtığı o aydır. Erguvan ağaçları çiçek açtığı zaman bu kent bana çok değişik görünür . Yılın on bir ayı sıkıntılı ,karamsar , nalet ve zaman zaman çekilmez olan kent, birden bire çok cana yakın , çok derin ve içinde yaşaması çok keyi


Batıda Neler Okunuyor ?
2007-04-26 07:26:00
J.R.R Tolkien 'in oğlu Christopher Tolkien ,babasının notlarına dayanarak yazdığı 'Hurin 'İn çocukları ' adlı kitabını yayınlamış. Babasının 1919 yıllarında kaleme aldığı notları uzun yıllar boyunca gece gündüz çalışarak derlemeyi kendine bir vasiyet addeden oğul Christopher nihayet zoru başarmış. Elrond Meclisi'nden 6000 yıl önce Orta Düya'da geçen mitolojik öyküde bu kez Hobitler yok . İnsanlar,Elv'ler ,Orglar ve kötülükler prensi Morgoth var. Tolkien 'in tüm eserlerinde kullandığı esin kaynağı Kuzey Avrupa Mitolojik öyküleri tüm kitaplarına damgasını vurmakta. Özellikle ' Eddan ' adlı İskandinav epik destanı gizemli Orta Dünya 'nın kapılarını açmakta. Öykünün kahramanı Turin , yine mitolojik bir isim. Küçük yaşta başına gelen trajik bir kaçırılma olayıyla 9 yaşında , hamile annesiyle Elv 'lere sığınmak zorunda kalır . Babası Lord Hurin Morgoth prensi tarafından kaçırılmış ve esir


Platon 'un Devlet Kavramı ve On Ders
2007-04-25 08:22:00
Altın Çağı'n ayak izlerini arayışımızda karşımıza çıkan bilgelerden biri de Platon .Platon, iki cephede birden mücadele verir, biri demokratik "hakim ideolojiye", diğeri radikal Sofistlerin şiddetine karşı. Çünkü Platon'a göre, yalnızca uzlaşmacı yasa ilkesi ile donanmış olan demokrasi ideolojisi, polise egemen bir güç sağlamaktan yoksundur ve bu nedenle ölçüsüz arzuların başarıya ulaşmasına, yani adaletsizliğe, ahlaksızlığa ve korkuya yol açmaktadır.Radikal Sofistlerin öğretisi ise, etkisizlik içine gömülmektedir; çünkü toplumsal yaşamın consensus'ü gerektirdiğini, ne biçimde olursa olsun bir düzene gereksinim duyduğunu kavrayamamıştır. Bu yüzden "devlet" (politeia) zorunludur. İnsanların mutluluğu sağlanacaksa, yeryüzünde doğru bir yaşam gerçekleştirilecekse, insanın onsuz yapamadığı polis, değişmeyi, göreceliği dışlayan evrensel değerler üzerine kurulmalıdır ve otoritesini herkese kabul ettire


Platon ve Filozof Krallar
2007-04-24 10:32:00
“Toplumlar, filozofların kral, ya da kralların filozof olduğu güne kadar, rahat huzur yüzü görmeyeceklerdir.” Platon ' un sözleri. Nam-ı değer 'Aristokles ' ya da Maşrık tabiriyle ' Eflatun ' . Kimilerine göre aristokratik, eşitsizlikçi oligarşik görüşler. Kimilerine göre ise, insan düşüncesine evrensel bir temel oluşturabilmek için, aklın üstünlüğünü ve yönetimin akla ait olduğunu, felsefî düzeyde kanıtlama girişiminden başka bir şey değil.Platon ,Antik Yunan 'da, ' Altın Çağ ' da ilk akademiyi kuran filozof olarak da biliniyor . Dokuz yüz yıl süren bir felsefe okulu . Platon okulu . Felsefeyi sokaklardan dört duvar arasına taşıyan Platon şöyle söylüyordu :"İnsanlar bir mağarada yaşıyor . Yüzleri de mağaranın duvarına dönük. Bu duvarda yansıyan canlıların gölgelerini görüyorlar. O gölgelere göre yorum yapıyorlar.Oysa yüzlerini mağaranın ağzına dönseler gerçekle karşılaşacaklar. "PLATON FELS


Halk Ne istiyor ?
2007-05-01 23:45:00
Bugün Anayasa Mahkemesinin kararıyla seçimler gündeme geldi. AKP belki de hesapladığı biçimiyle seçime gitme olanağını elde etti. BBC 'nin yorumuna göre satranç taşları yeniden dizildi , yeni bir oyuna başlanacak. AKP 'NİN HALK ARASINDA YARATTIĞI KORKU AKP hükümetinin başı kapalı olmayan kadınlara ,Cuma namazına gitmeyen erkeklere ,oruç tutmayan ve namaz kılmayan insanlara yönelik olarak zorba önlemler alacağı bir hukuki dönüşümü yapmayı planladıkları korkusu ,insanları miting alanlarına çıkarmıştır .Yapılan konuşmalarda ve yorumlarda bunu açıkça dile getirenler olmuştur . 84 yıl önce kurulan Atatürk Cumhuriyeti'nin temel laik değerlerinin , anayasanın ve özgürlüklerin tehlike altında olduğu korkusu tüm toplumu sarmıştır .Bu anlamda önümüzdeki süreçte bazı kavramlar sık sık gündeme gelecektir .Laiklik , Sekülerizm ve Çağdaşlaşma . ERKEN SEÇİM AKP yönetimi erken seçim kararı aldıkların


'Secular Turcs'
2007-04-30 19:54:00
Yabancı medyanın kullandığı 'Secular Turks ' kavramı üzerine . Ankara TandoÄŸan Meydanı ve İstanbul ÇaÄŸlayan mitinglerine batı medyası büyük ilgi gösterdi . Bu ilgiyi de günü gününe duyurdular . Özellikle İngilizce ve Almanca dillerinde yayınlanan gazetelerde , televizyonlarda 'Secular ' sözcüğü kullanıldı.The Guardian : "The Turkish generals' implicit midnight warning that, as the "absolute defender of secularism", the army would not tolerate Islamist meddling .."The Washington Post :"Turkish Election a Struggle Over IdentityLong Tradition Of Secular Rule Seen in Jeopardy"Burada 'seküler ' kelimesi üzerinde durmamız gerekiyor . Gazete okuyucularının çoÄŸu bu yazıyı okurken bildikleri kavramla düşünecekler .Türkiyedeki 'Laik ' sistemin kendi ülkelerindeki 'Seküler' sistemle farkını algılamayacaklar. ÖrneÄŸin Guardian yazarı Simon Tisdal , her zaman yaptığı gibi tanıdığı Türk gazetecilerle konuÅŸuyor , onlardan bilgi alÄ


Laik Parti Kurulsa acaba kaç oy alır ?
2007-04-30 08:40:00
Laiklik kavramı : Laiklik, devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir. Laik ,din adamı olmayan kimse; din adamı dışında kalan halk" anlamına gelen Latince "laicus" sözcüğünden gelmektedir. Roma İmparatorluğu döneminde din adamlarına "Clerici" din adamı olmayanlara da "Laici" adı veriliyordu. Laik aynı zamanda din dışı dinle ilgisi olmayan anlamlarına da gelmektedir.Terim olarak lâiklik, Yunanca "laikos" sıfatından elde edilmiştir. Yunancada din adamı sınıfından olmayan, halktan kişilere "laikos" denilmekteydi. Lâtinceye "laicus" ondanda Fransızcaya "laigue" olarak intikal etmiştir. Terim, sözlük anlamıyla; din adamı sınıfından olmayan şahıs, dini olmayan şey, düşünce, sistem ve prensip demektir.TARİHÇE :Terim, ilkçağ Yunan medeniyetinden sonraki yüzyıllarda, hristiyanlığın ilk dönemlerinde, dini düzenle kurulmuş bir toplumsal yapıda, din adamları sınıfı (clerici) dışında kalan müminler toplul


BİR PAZAR GÜNÜ BENİ GÜNEŞE ÇIKARDILAR
2007-04-29 19:28:00
Günlerden Pazar . Nisan ayının son pazar günü . İstanbul 'da görülmemiş bir hareketlilik var . Çağlayan meydanında cumhuriyete ve demokrasiye saygı mitingi düzenleniyor . Ankara 'dan sonra şimdi de İstanbul .1923 yılında kurulan cumhuriyetimiz için neden yürüyüş yapılıyor ? Cumhuriyetimiz neden tehlike altında ?Demokrasimiz yeterince olgun değil mi ? 84 yıl cumhuriyet için , demokrasi için yeterince çalışma yapılmadı mı ?Dış basından olayın nasıl izlendiğine bakalım.Orta Doğu : Aljazeera .net "Massive pro-secular demo in Turkey"Bir milyondan fazla laiklik yanlısı Türk protesto mitingine katıldı.600 den fazla sivil toplum kuruluşunun organise etttiği protesto mitinginde katılımcılar Türkiye'nin laik kalmasını istediklerini ifade eden sloganlar atmışlardır .Hükümetin anti laik icraatlarını protesto eden katılımcılar başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın istifasını istemişlerdir . International Herald Tribune -Europe


HIDIRELLEZ BAYRAMI 6 MAYIS
2007-05-04 08:33:00
"Hıdırellez Kutlamaları"Hermes-İdris-Hızır-İlyas-İbrahim-İliya -Yahya Anadolu, İran, Mezapotamya,Yunanistan ve hatta bütün doğu Akdeniz çevresi ülkelerinde yazın gelişiyle ilgili dini ayin ve törenlerin yapıldığı görülmektedir.Bu ayinlere çeşitli adlar verilmiştir . Yaşanan dönem,bölgedeki din ve iktidarın gelenekleri doğrultusunda ayinler değişiklik göstererek günümüze kadar gelmiştir . Bugün kutlanan dini bayramlar İslamiyetin kabulünden sonra kültürümüze yerleşmiştir . Anadolunun 10 bin yıllık tarihinden günümüze kadar gelen bahar ayinidir 'Hıdırellez'. Bu coğrafyanın kültürü birbiri içine senkretize olmuş kültler zaman ekseninde dillerde değişik adlarla aynı mitolojik öğeleri taşımışlardır . Hermes Hızır ' mıdır ? İdris İlyas' mıdır ? Yoksa hepsi aynı mijolojik öykü müdür ?Bu konuda ortaya atılan değişik savlar mevcuttur . Kısaca değinmek gerekirse : Tabiatın, adeta ölü olduğu uzun k


Entelektüel Sorumluluk
2007-05-03 21:26:00
ENTELEKTÜEL ESİNTİLEREntelektüel nasıl biridir ? Entelektüel ve Aydın aynı anlama mı gelir ? Şerif Mardin ' e göre batı toplumlarında görülen entellektüel kişilerin Türk toplumunda oluşma şansı imkansıza yakındır . Türkiyedeki entelektüeller bağımsız ve özerk bir kişiliğe sahip değildir . Onlar toplumu aydınlatan kişiler kisvesi altında belirli çevrelerin çıkarları doğrultusunda düşünmeyi ,yazıp çizmeyi ,onlar adına sözcülük etmeyi ve onları savunmayı kendilerine görev bilen memurlardır . Esas itibariyle entellektüel kişi gerçeği arayan ve devamlı gerçeği sorgulayan kişidir . Gerçekleri söylemek de bizim toplumumuzda çok hoşa giden ve kanunlarla korunulan bir özellik değildir . Bu nedenlerle bizim toplumumuzda güçler dengesinin oluşturduğu odaklar vardır . Bu odakların şemsiyesi altında memurluk yapmaya mahkumdur Türk aydını. YAŞAM VE ENTELEKTÜEL AHLAK Türkiye'deki entelektüel yaşam, düşünen ve kal


Lale Sümbül Menekşe
2007-05-03 08:58:00
Hareketli ve bol çiçekli bir bahar yaşıyoruz . Siyasi fırtına beş aydır ilk kez hızını yitirdi.Temmuz ayına kadar daha farklı ama az ateşli bir döneme giriyoruz . Krizlerin yaşanmayacağı ,ama kutupların karşılıklı gövde gösterileriyle birbirlerini seçmen gözünde etkilemeye çalışacağı bir dönem . Bu dönemde sürekli iki kutup restleşip duracak .daha önce de olduğu gibi. Bu dönemin tanığı yine her zaman olduğu gibi medya olacak . Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde denge pozisyonu alan medya köşe yazarları şimdi yeniden bir muhasebe yapacaklar. Pozisyon belirleyecekler.Gazetelerden gazetelere transferler gerçekleşecek. Bir ay önce yazdıklarını bir şekilde unutturacak yazılarla şaşırtmaca yapacaklar ve sanki hiç öncekileri onlar yazmamış gibi yeni diyarlardan yeni tonlar bulacaklar. Bu arada siyasetin gerçek anlamda seçmenin ihtiyacı olan gelir,refah,sağlık,eğitim konularında değil de daha farklı konulara


Dış Basında Yansımalar
2007-05-02 23:15:00
Dünya basını ilk sayfadan Türkiye'yi değerlendiriyor .Dünya basınının önde gelen gazeteleri ordunun demokrasiye müdahale ettiğini , bu müdahelenin Türkiyedeki demokratik parlementer sisteme zarar vereceğini ve AB ile müzakere sürecini olumsuz yönde etkileyeceğine yer veriyorlar. Washington Post :Turkey's Democracy CrisisThe 'secular' opposition and military try to prevent the free election of a new president.Tuesday, May 1, 2007;Gazetede yayınlanan başyazıda cumhurbaşkanlığı seçimine yapılan müdahalenin demokrasi dışı bir hamle olduğu , Bush yönetiminin ordunun olaya müdahale etmemesi için gereken tavsiyelerde bulunduğu yazıyor . A.Gül 'ün adaylığının saçma sapan bir nedenle önlenmeye çalışıldığı ve muhalefetin kriz çıkmasında büyük bir rol oynadığı belirtiliyor . AKP 'nin yıllar boyunca beceriksiz ve kokuşmuş politikalar üreten bir elitler dönemine son verdiğini , ülkede Demokrasinin büyük bir tehdit altında


Laiklik ve Eğitim
2007-05-02 14:34:00
Demirtaş Ceyhun 'un Uludağ Üniversitesi'nde yaptığı bir konuşmasının metni elime geçti. Türkiye’de laisizm konusunda bilinçli bir kavram kargaşası yaratıldığını ancak hiç bir kuruluşun bu karmaşayı düzeltmek için çaba sarfetmediğini söyleyen D. Ceyhun şöyle söylüyor : “Bugüne kadar okullarda laklik; ‘dinin devletişlerine, devletin de din işlerine karıştırılmaması’şeklinde iki yanlı olarak öğretildi.1931 yılında CHP’nin altı oku içinde laikliğe yer verilirken de‘dinin devlet işlerine karışmaması’ şeklinde tekyanlı olarak simgeleştirildi. Ancak bu iki tanım dayanlıştır. Laiklik, ne bir yasa ne de bir yaşam biçimidir.Laiklik, meşruiyet ile ilgili bir kavramdır. Dünyanın1789 Fransız İhtilali’nden sonra ilk kez tanıştığı laiklik, yasama yetkisini halkın kullandığıbir yönetim anlayışını anlatan bir kavramdır. Yani,yasama yetkisini halk eliyle kullanmayla ilgili birkavramdır.Ne yazık ki bizi


HOŞGÖRÜ YASASI VOLTAIRE VE ZAMAN
2007-05-05 06:08:00
Bazı düşürler vardır ki ölümlerinden sonra da anımsanırlar ,çağa damgasını vurmuş , yaşadıkları yüzyılın ötesine geçebilmişlerdir . Bu düşünürlerden biri de ünlü Fransız düşünürü Voltaire ‘ dir .İşte bugün doğumundan 212 yıl sonra bu sabah onun düşünceleriyle uyanıyorum . Gazetelere şöyle bir göz attıktan sonra, Hilmi Ziya Ülgen 'in ve Niyazi Berkes'in , ve Server Tanili'nin sık sık söyledikleri gibi , bizim toplumumuzda neden gerçek entelektüel bulmanın zor olduğunu düşünmeye devam ediyoruz.Paris ‘ de hali vakti yerinde bir evde doğan düşünür , 18. Yüzyılının düşünce ve siyasi yaşamını derinden etkilemiştir . Düşünceleriyle önemli bir döneme ışık tutmuştur . Batı Aydınlanma çağının en önemli mimarlarından biri olarak kabul edilir .Voltaire , ünlü eseri Felsefe Sözlüğü’nde düşünce maddesine şunları yazar :“Düşünce dediğimiz,kimi zaman yeni bir karşılaştırmadır.İnc


Avrupa 'da Sol Hareket
2007-05-09 09:26:00
Don't be fooled by Europe's mood. Globally, the left is reawakeningJonathan FreedlandWednesday May 9, 2007The Guardian"Avrupa'daki eğilim sizi yanıltmasın, Dünyada sol yeniden uyanıyor"Guardian gazetesi siyasi analiz yazarlarından Jonathan Freedland, Avrupa'da iktidara gelen sağ partilere bakarak solun artık uyandığını düşündüğünü bildiriyor.Bu uyanışı aslında ABD ‘de yayınlanan Brzezinski ‘nin kitabını kaynak göstererek kanıtlamaya çalışıyor."Avrupalı solcular için iyi bir hafta olmadı. Pazar günü Nicolas Sarkozy' zaferini ilan etti. ""McDonald's ve George Bush'a direnen Fransa'da bile sol galip gelemiyor. İngiltere'de bunun sinyalleri ise daha önce geldi. Yerel seçimlerde oyların yüzde 40'ını alan Muhafazakâr Parti, İşçi Partisi'ni ve Liberal Demokratlar'ı geride bıraktı ve genel seçimden galip çıkma olasılığını güçlendirdi. İskoçya ve Galler'deki yenilgiler de bunun üzerine geldi.İngiltere'de Muhafa


Mösyö Nicolas Sarkozy Laik ' mi ?
2007-05-07 22:50:00
AVRUPA BİRLİĞİ İLİŞKİLERİ ŞİMDİ 'AL BAŞTAN ' MI ? Sarkozy ,Cumhuriyet, Dinler, Umut başlıklı kitabında tarikatlara göz kırpar. Fransa'daki Scientology tarikatı sözcüsü « O İçişleri Bakanı olduğundan beri belli bir anlayışla karşılaşıyoruz » açıklaması yapar. 30 Ağustos 2005 günü o tarikatın üyesi Tom Cruise ile buluşur ve buluşmadan sonra bu « tarikatla ilgili kesin bir fikri olmadığını » söyler…Cumhurbaşkanlığı seçimini başarıyla tamamlayan Fransa yeni bir döneme giriyor .Muhafazakar başkan ,Türkiye ile olan ilişkilere tarihi perspektiften bakıyor olmalı.Türkiye'nin tam üye değil de farklı bir üye statüsünde birliğe katılmasının daha doğru olacağını savunan başkan bize de bir mesaj gönderiyor. Eskiden beri Fransa ile olan ilişkilerimiz hep gerginlik dolu olmuştur. Bizim Fransa 'ya bakışımız da pek olumlu sayılmaz . Türkiye 'den göç eden Ermeni asıllı Osmanlılar arasından da bir b
Read more: Nicolas

Page 2 of 5 « < 1 2 3 4 > »
eXTReMe Tracker