Owner: Güvercin ve Güvercinci URL:http://guvercin-guvercinci.blogspot.com/ Join Date: Tue, 02 Oct 2007 01:38:21 -0500 Rating:0 Site Description: Güvercin server arkadaşların bilgi ve tecrübelerini paylaştıkları geniş kapsamlı güvercinci bloğu. Site statistics:Click here
Kuşlar Ne Kadar Yaşar ? 2007-10-02 01:19:00 Hastalıklar bazen çok sayıda kuşu öldürür. Kuşların düşmanı çoktur, hatta kuş türleri arasında bile atmaca ve baykuş gibi düşmanları vardır. Bu nedenler çoğu kuş doğanın acımasızlığı karşısında yok olur. Göç esnasındaki fırtınalar da kuş nüfusunu azaltan doğal olaylardandır. Bundan ötürü kuşların çoğunluğunun ortalama ömrü kısadır. Bir iki yılı geçmez. Bazen küçük yaban kuşlarının beş, altı yıl yaşadıkları görülür. Evcil kanaryalar bunun iki misli yaşayabilirler.Büyük kuşlar küçüklerinden çok daha fazla yaşarlar. Londra Hayvanat Bahçesi'ndeki büyük bir boynuzlu baykuş altmış sekiz yıl yaşamıştı. Herhangi bir kuşun tabiatta bu kadar uzun yaşayabildiği şüphelidir, fakat kartalların, kazların ve daha birçoklarının on beş, yirmi yıl, hatta daha fazla yaşamaları mümkündür.Evcil güvercinlerden 8-10 yıl yaşayanlar görülmüştür.
Kuş ve Güvercin Tüyleri ve Tüy Yapısı 2007-10-01 03:18:00 Bir kuşun kuş olduğunu neresinden anlarız? Elbetteki tüylerinden anlarız. Buradaki hakikî «tüy» tabirini, bizim bazen yanlış olarak kıl, saç yerine kullandığımız tüyden ayırmak lâzımdır. Meselâ «fare yavrusu tüysüz doğar», dediğimiz zaman buradaki tüy den maksat kıl dır. «Maymunun başındaki sık tüyler», aslında «Maymunun başındaki sık saçlar,» yerine kullanılmıştır.Bütün kuşların ve yalnız kuşların tüyleri vardır, fakat bütün kuşlar uçamazlar! Uçmayan kuşlar sayıca azdır, tüyleri de bazı değişmelere uğramıştır. Meselâ penguenlerin tüyleri sert ve ufaktır. Yeni Gine'nin tepeli devekuşunun tüyleri ise bir kazmanın dişlerine benzetilmiştir. Fakat 8 600'ü aşkın kuş türünün çoğunluğunun bildiğimiz tipte tüyleri vardır.Kuşlarda Başlıca 3 tip tüy vardır:1. Pennae (Telekler, Uçma tüyleri):Büyük ve uzun yapılıdırlar. Genellikle vücudun en dış kısmında bulunurlar. özellikle kuyrukt
Güvercin ve Kuşlarda Renkler 2007-09-30 14:54:00 Güvercinler de de tüm kuşlarda olduğu gibi tüyler renk ve desen itibarıyla çok çeşitlidir.En parlak ve en göz alıcı renklerin birçoğu boyalar tarafından değil, tüylerin bazı renkleri yansıtan, bazılarını ise yansıtmayan mikroskopik yapısı tarafından vücuda getirilmektedir. Meselâ, parlak mavi tüyleri dövülüp toz haline getirilince mavi renklerini kaybederler. Tüyde mavi boya yoktur, tüyün yapısı bozulunca renk de yok olur.Kahverengi çizgili veya lekeli olan bazı kuşlar, üzerinde yaşadıkları tarlalara ve orman zeminlerine mükemmelen uyarlar. Başka türler, flört zamanında esas olan gösteriş işine uygun parlak ve süslü tüylere bürünmüş olurlar. Fakat çiftleşme mevsimi sona erer ermez bu çok parlak tüylerin yeri daha az göz alıcı olanlar tarafından alınır.Sülün gibi bazı kuşlarda erkeklerin parlak renkli olmasına karşılık, dişiler kamuflajlıdır. Dişi yumurtaların üzerinde kuluçkaya oturduğu, ya da civcivle
Kuşlarda ve Güvercinlerde Görme, İşitme,Koku Alma Duyuları 2007-09-29 08:05:00 Kuşların gözleri çok keskindir. Meselâ sinekkapangiller epey uzaktaki bir böceği görüp havada yakalayabilirler? Kuşların çoğunluğunda gözler başın yanlarında yer alır, bundan ötürü de bir cisme tek gözle bakmak zorundadırlar. Bununla beraber baykuşların gözleri yüzlerinin ortasında olduğundan, bu kuşlar her iki gözlerini de bir cismin üzerine dikebilirler. Baykuşların ve başka gece kuşlarının, alacakaranlıkta veya ay ışığında görmelerine yardım eden çok iri gözleri vardır. Bu kuşlar parlak güneş ışığından hoşlanmazlarsa da, gün ışığında göremedikleri doğru değildir.Baykuşlar geceleyin oldukça iyi görürlerse de, harikulade işitme duyguları avlarını yakalamalarında büyük rol oynar. Hiç bir şey göremeyecekleri tamamıyla karanlık bir odaya salman baykuşlar, yerde koşuşmalarını duydukları sıçanları yakalayabilirler. Gündüz kuşlarının da işitme duygusu kuvvetli ise de, onlar bundan düşmanlar
Güvercinlere pirinç atılması yasaklanıyor 2007-09-28 16:12:00 İtalya'da düğünlerde gelin ve damadın kafasına, havaya pirinç atmakı, bereket getirmesi temennisi ile evlilik törenlerde uygulanan bir adet. Şehrin birçok bölgesinde güvercinleri beslemek yasaklanırken şimdi de Venedik Belediye Başkanı Massimı Cacciari, şehirdeki güvercin nüfusunun azaltılması için düğünlerin ardından güvercinlere pirinç atılması geleneğini yasaklamayı düşünüyor.Venedik Belediyesi güvercinlerin şehirdeki beslenme kaynaklarını azaltarak onları şehir dışına çıkartmaya çalışıyor. Ancak bu yöntem henüz bir sonuç vermemiş durumda.Venedik belediyesi güvercin dışkılarını temizlemek için yılda hayvan başına 14 dolar harcanıyor.Geleneksel olarak yeni evli çiftlerin üzerine, refah ve bereket getirmesi için pirinç atılıyor.Ancak bu geleneğin yan etkisi, istenmeyen bazı misafirleri, yani güvercinleri de çekmesi.Venedik valisi, kentte artan güvercin nüfusunun önüne geçmek için bu geleneği yasakl
Kuşlar ve Güvercinler Ne Yer ? 2007-09-28 03:49:00 Kuşlar o kadar hareketli bir hayat sürerler ki çok fazla yemeleri gerektir. Yenilen, yiyecek kuşun türüne göre değişir. Tavuklarla horozlar gevşek toprağı güçlü ayaklarıyla eşeleyerek açığa çıkardıkları böceklerle tohumları gagalarıyla toplarlar. Ördekler, yassı gagalarından yaralanarak, midye veya su bitkisi tohumları peşinde bataklık çamurlarıyla kumlan elerler. Atmacalarla baykuşlar sıçanları kavisli pençeleriyle yakalar, sonra avlarını parçalamak için kancalı gagalarından faydalanırlar. Balıkçıl kuşları sığ göl kıyılarında dolaşarak, sivri gagalarının şimşek hızındaki bir darbesiyle kurbağaları ve balıklan mızraklarlar. Kırlangıçlar yorgunluk bilmeden uçuşur durur, bu arada enli ve kısa gagalarıyla küçük böcekleri yakalarlar. Parmak araları perdeli, güçlü ayaklan tarafından güdülen dalgıç kuşuna benzerler, balık peşinde suyun derinlerine dalarlar. Ağaçkakanlar Ölü ağaçların içinde ke
Kuşlar ve İnsan 2007-09-27 17:29:00 İnsanlar birçok kuşların yok olmasından sorumludur. Bu işi yalnız kuşları öldürmek suretiyle yapmamış, şehirlerin ve endüstrinin yayılması da aynı tesiri göstermiştir. Halbuki kuşların insanlara sayısız faydaları vardır. Evcil hindilerin, güvercinlerin, ördeklerin, kazların ve özellikle horozlarla tavukların sonsuz değerini bilmeyen yoktur. Yaban kuşlarının da büyük ekonomik değeri vardır. Dünyanın hemen her yerinde bol sayıda su tavuğu, sülün, ormantavuğu, keklik ve başka türler yiyecek olarak kullanılmak üzere vurulmakta ya da ağlarla yakalanmaktadır.Ekonomik kaygular bir yana, bazı kimseler de spor ve eğlence olarak avlanmayı severler. Yaban kuşlarının yumurtaları çok kere yiyecek olarak toplanır. Norveç'te, bazı yaban ördeklerinin yuvalarını astarlamakta yararlandıkları ince tüylerden nefis yastıklar ve yorganlar yapılır.Kuşların insanlara başka faydaları vardır. Meselâ Çinliler karasağarun yuvalarınd
Bi Türlü Beceremiyorlar. 2007-09-27 05:53:00 Bu senenin (mart-nisan) ilk yavrularından bir çift arap ön tepe mardinim var. Biri dişi biri erkek, kardeşler. Aldığımda yavru kızmasıydılar, ilk ben uçurdum. Şu anda 2-3 gün peş peşe uçurursam 3 saat inmeden, sürekli dama gelip çekerek ve nokta olarak uçuyorlar. Uzun zaman (3-5 gün) uçurmadığım zaman oyundan takla atmaktan doğru dürüst uçamıyorlar, saçmalıyorlar, inemiyorlar vs.) Anlayacağınız mükemmel kuşlar.Ama bi dertleri var. Hala yumurtlayamadılar. Çiftleştiklerini düşünüyorlar, erkek üste ayakları ile çıkıyor 1 saniye sonra iniyor ve iki birlikte sevinç turları atıyorlar. Görebildiğim kadarıyla bir çiftleşme olmuyor. (Diğer çiftlerle karşılaştırıyorum).Acaba bu kuşlar daha acami mi ?. Bu işi zamanla mı öğrenecekler bilmiyorum. Bu iş öğretilir mi fikrim yok. Arkadaşım, çok uçuyorlarsa yumurtlamazlar dedi doğru mudur ?.Zaman gösterecek.Yavaş yavaş inanmaya başladım, çabuk yavru almak istiyorsanız
Kuşlar ve Güvercinler Günümüze Nasıl Geldi ? 2007-09-27 03:57:00 Fenbilimi adamları, fosillerin incelenmesi suretiyle, kuşların sürüngenlerin soyundan geldiğini meydana çıkarmışlardır. Memeliler için de aynı şey söylenebilir, fakat bu iki sıcak kanlı grup ayrı sürüngen gruplarından geliştiğine göre, ortak menşelerine rağmen, o kadar yakın akraba değillerdir. Kuşlar insanlara kıyasla daha ziyade sürüngenimsi kalmışlardır. Bütün kuşlar yumurtlar, halbuki memelilerden sadece iki, üç ilkel tür yumurtlar. (Bunların en iyi bilineni ise Avustralya ornitorenki'dir.Paleontologlar, yani geçmiş jeolojik çağların fosillerini inceleyen fen adamları, sürüngenlerle kuşların arasındaki «kayıp halkayı» Almanya'nın Bavyera bölgesinde keşfetmişlerdir. Bu yaratığın izlerine, bundan 125 milyon yıl önceki Jüra Devri'nden kalmış, fosil yataklarında rastlamışlardı. Fosil kuşların en eskisi olduğu için buna «Arkeopteriks» yani «eski kanatlı» adım vermişlerdi.Arkeopteriks'in tüyleri vard
Kara Ayaklı Avcı Gelincik (Güvercin Düşmanları) 2007-09-26 19:01:00 Kara Ayaklı Avcı Gelincik (Mustela nigripes): İrilik ve görünüş bakımından avcı gelincik'le kokulu gelincik'e benzemekle beraber, aslında bambaşka bir hayvandır. Bu kara ayaklı ve koyu sarı renkli iri gelincik Birleşik Amerika' nın bozkırlık bölgelerinde yaşar. Fakat soyu tükenmek yolundadır.
Ağaç Sansarı (güvercin düşmanları) 2007-09-26 09:27:00 Gerçek Ağaç Sansarı ile samur (Martes), bütün etoburların arasında en güzel ve en ince tüylü kürklerin sahipleridirler. Bu kürk, çinçilya'ınnkinden dahi dayanıklıdır. Yumuşak, gür, dolgun ve genellikle zengin bir altın tonlu kahverengidir.Ağaçların tepelerinin bu kralları güzel hayvanlardır. Başları biçimli, kulakları da oldukça iri ve yuvarlaktır. Boyunlarında sarı bir leke dikkati çeker. Kedi uzunluğundaki vücudun yarısı boyda olan kuyruk, til-kininki kadar tüylüdür.Ağaç sansarı veya samur (ki bunların isimleri genellikle karıştırılır), Kuzey Yarımküresi'nin sık ormanlarında yaşar. Bu faal ve çevik tırmanıcı bir ağacın tepesine şimşek hızıyla fırlayabilir. Bu bakımdan en hızlı sincapları dahi geride bırakır. Sincaplar bu yarışta geri kalmalarını hayatlarıyla öderler.Vahşî bir dövüşçü:Gelincik ailesinin öbür üyeleri gibi pek yırtıcı olan ağaç sansarı bazen kendinden defalarca büyük h
Kaplan Gelincik (Güvercin Düşmanları) 2007-09-26 03:34:00 Kaplan Gelincik (Vormela): Gobi Çölü ve Romanya ile Bulgaristan'ın batısındaki step ülkesinde bulunan gayet süslü bir küçük kokulu gelinciğin yurdudur. Afganlılar, mezarlıklara dadandığını sandıkları için buna «gorkus» veya «mezarcı» derler. 32-33 santim uzunluğundadır, ayrıca 17 -18 santimlik bir kuyruğu vardır. Kötü bir koku çıkarabilir.Bu hayvanın renk yapısı öbür ge-linciklerinkine benzemez. Kürkü siyaha yakın koyulukta bir kızıl kahrevengidir ve üzerinde yine kızıl kahverengi benekler ve çizgiler bulunur.Kaplan gelincik, pek az ağacın bulunduğu çöllerin hayvanı olmakla beraber, ağaca kolay tırmanır. Read more:Kaplan
Vizon 2007-09-25 15:02:00 Vizon (Mustela lutreola) veya (Mustela vison) gelinciğe benzerse de, ondan daha iri ve daha güçlüdür. Gelincikteki uzun ve çevik vücut, kısa bacaklar onda da görülür. Bu hayvan da akrabası kadar yırtıcı ve kana susamıştır.Bu gelinciğimsi hayvan usta bir balıkçıdır. Akıntılı nehirlerde saatte 3-3,5 kilometre hızla yüzerek kurnaz alabalıkları avlar. Suyun altında misk faresinden daha hızlı yüzer, fakat onun kadar uzaklara ve derinlere gidemez. Ama bu, misk farelerini yakalamasına engel değildir.Vizon bataklık kuşlarıyla yavru kaplumbağaları da rahatça avlar. Gelincik gibi, farelere, sıçanlara ve tavşanlara düşkündür ve bu hayvanları ormanlarda ve çalıların arasında avlar. Fakat gelinciğin aksine, sırf öldürme zevki için öldürmez. Vizonun ini: Vizon özellikle geceleri hareket halinde ise de, günün her hangi bir saatinde ortalıkta görülebilir. Yuvası akar suların yakınlarında, kuru toprak ile derin suyun arası
Güvercinler Yuvaya Pislik Yapmıyor 2007-09-25 08:50:00 Arkadaşlar dikkatimi çekti, güvercinler fırsat bulsalar yedikleri çanağa sey edecekler, dakikada bir mutlaka bir yere dışkı yapıyorlar ama yuvalarına kesinlikle pislemiyorlar.Daha yavru 3-5 günlükken poposunu yuvanın dışına doğru çıkarmaya çalışarak ihtiyacını görüyor. Anne baba ise tutuyor elinden geldiğince, dışarı çıkma fırsatını ilk bulduğunda boşaltıyor. Bu nedenle neredeyse köpek pisliği kadar büyük dışkıları oluyor.Önceleri bunu dişi yapıyor, yeni yumurta çıkardığı için delik de büyük, kalın yapıyor sanıyordum ama değilmiş. Erkek de biriktiriyor, tutuyor mümkünse dışarı çıkınca yapıyor.Yavrusu olmayan çiftlerde böyle bir uygulama yok.Sizin güvercinler de böyle mi, yoksa benim güvercinler özel eğitimli mi?
Kokulu gelincik (güvercin düşmanları) 2007-09-25 06:46:00 Güvercin düşmanlarını tanıyalım diye Gelincik çeşitlerine bir girdik, çıkamıyoruz :). Amma çok çeşidi varmış. Hayvan ansiklopesine tekrar teşekkür ederiz. Yazılar içersinden arada bir link vermem koşulu ile kullanmama izin verdiler.Kokulu gelincik (Mustela putorius), gelincik ailesinin gerçekten evcilleştirilebilmiş tek üyesidir. Bu hayvan bir sokak kedisi büyüklüğündedir ve bol tüylü bir kuyruğu vardır. Sarımsı gri renkteki güzel ve yumuşak kürkünün arasında siyah uçlu tüyler bulunur.Kokulu gelincik evine düşkündür.İni, bir su kıyısındaki veya kayaların arasındaki bir deliktir. Kokulu gelinciğin, ininin dışında bir helası, rahat ve ılık bir yuvası ve buradan, daima dolu kilerine giden bir tüneli vardır. Bu kilerde, avladığı kuş, fare, tavşan ve sürüngen gibi hayvanları depo eder. Bir kokulu gelinciğin kilerinde elli kurbağa ve kara kurbağası bulunmuştur. Bunların hepsi canlıydı, fakat beyinlerinden ı
San Gelinciği (güvercin düşmanları) 2007-09-25 06:27:00 Kolinski (Mustela siberica), Kuzey Doğu Asya'nın iri san gelinciğidir. Boyanmış ve manto haline getirilmiş kürkü, kürk piyasasında hayvanın canlısından daha iyi tanınır.Kolinski, adım Kuzey Doğu Rusya'nın kürk işleriyle tanınmış «Kola» bölgesinden almıştır. En iyi .kolinski kürkleri burada elde edilir. Kolinski, «şantung», «Çin vizonu», «Japon vizonu» ve «san vizon» gibi isimlerle de tanınır. Kuzey Çin yerlileri canlı kolinski'ye ilgi çekici bir isim takmışlardır: Ona «huang şu lang» yani «sarı fare kurt» derler.Sibirya'nın donmuş nehir kıyılarında bu iri san gelinciklerden yakalıyan bir tabiat bilgini, bunların sıfırın altında 50 derece soğukta hâlâ faal olduklarını görmüş ve renkleri dışında her hususta vizona benzemelerine şaşmıştı. Âdetleri bile vizonunkiler gibiydi. Kolinskinin kürkü her ne kadar gerçek vizonun parlaklığından yoksunsa da, kürk ticaretinde gene de önemli bir yer tutar.«Al
Cüce Gelincik ( Güvercin Düşmanları) 2007-09-25 04:14:00 Cüce gelincik (Mustela rixosa) , gelincik ailesinin en küçük üyesidir. Ortalama 15 santim uzunluğundadır, ayrıca 2,5 santimlik bir kuyruğu vardır. Kuyruğunda siyah uçtan eser yoktur. Bu minik hayvanın vücudunun üst kısımları yazın biteviye kızıl kahverengi, vücudunun alt kısımları ise beyazdır. Aynı hayvan kışın biteviye beyazdır.Cüce gelincik, avlanırken uzak yerlere yolculuk etmez. İki dönümlük arazinin içersinde dolaşır ve yeraltındaki ininden pek uzaklaşmaz. Fakat bir bölgedeki sıçanları temizledikten sonra, başka bir bölgeye geçer. Ve orada kendine yeni bir avlanma alanı kurar. Tabiî ki o bölgede de av azaunca yeni bir alan arayacağı muhakkaktır.Cüce gelincik yeni bir yere yerleşince, ilk iş olarak göze pek görünmeyen bir köşede yerin üstünde de olabilen, fakat çoğu zaman yerin altında olan bir sıçanın yuvasına sahip çıkar ve burasını, avlarından yolduğu tüylerle astarlamaya girişir. Öldürdüğü s
Uzun kuyruklu gelincik (güvercin düşmanları) 2007-09-24 14:01:00 «Uzun kuyruklu gelincik (Mustela frenata)», Birleşik Amerika'nın en yaygın gelinciğidir. Buralarda kakum'un yerini alır. Bulunduğu bölgeler Kanada'mn güney sınırından Güney Amerika'da Ekvador veya Peru'ya kadar uzanır.Bu hayvanın tipik rengi derece derece siyaha kadar koyulaşan koyu bir kızıl kahverengidir. Tropikal Amerika gelinciğinin yüzünde at başlığını andıran beyaz bir leke vardır. Uzun kuyruklu gelincik, ancak yurdunun kuzey kesimlerinde kışın beyazlaşır. O zaman da başka bir tür olmasına rağmen, halk arasında kakum diye anılır.Uzun kuyruklu gelincik, daha kuzey enlemlerin hayvanı olan kısa kuyruklu akrabasının aksine, açıklıkları tercih eder. Ona, kendisine yem olabilecek küçük hayvanların bol olduğu bölgelerde rastlıyoruz. Bazen bir günün içinde yiyecek peşinde kilometrelerce yol alırsa da, genellikle on beş dönümü geçmeyen bir alan içinde gittikçe ihtiyaca göre yer değiştirir.Bu küçük hayvanın ail
Bazı gelincikler kışın neden beyazdır ? 2007-09-23 10:50:00 Kakum'un, veya dünyanın kuzey bölgelerinde bulunan diğer gelinciklerin, kış kürkünün beyaz oluşunun kamuflaj ihtiyacından ileri geldiğini gördük. Bu gelincikler bol karlı yerlerde her kış, bütün mevsim boyunca beyazdırlar.Karı olmayan veya pek ender olarak kar gören yerlerde gelincikler kışın da kahverengidirler. Renk değiştirmesiyle hayvanın sonbaharda ve ilkbaharda tüylerini dökmesi arasında bağlantı olduğunu gördük.Kışın kahverengi kalan gelincikler de yılda iki kere tüylerini dökerler. Fakat bu hayvanlar kürk değiştirmekle beraber, renk değiştirmezler. Hayvanın yazın kahverengi, kışın ise beyaz bir kürkü oluşu soya çekim sonucudur. Mevsimlere bağlı renk değişmesine uğramayan bir kahverengi gelincik, karı bol bir kuzey bölgesine götürüldüğü takdirde, 'kıgiaıı gene kahverengi olarak kalır. Buna karşılık kuzeyde doğmuş ve büyümüş bir beyaz gelincik de kar yağışı olmayan güneye götürüld
Ermin (Gelincik Türü) 2007-09-23 05:30:00 ERMİN (Mustela erminea)Ermin adıyla daha iyi tanıdığımız «kakum» (Mustela erminea), kışın büründüğü yumuşacık ve parlak beyaz kürk dolayısıyla bütün gelinciklerin en gözde olanıdır. Fakat yazın bambaşka bir hayvan görünümündedir. Bu mevsimde tüylerinin rengi sarımsı kahve ile çikolata arasında oynar. Fakat gerek yazın, gerekse kışın kuyruğunun ucu daima siyahtır. Kakum'un ilk kardan önce beyaz renge büründüğü enderdir. Karsız uzun bir sonbahar bu değişikliği geciktirebilir, buna karşılık erken yağan kar hızlandırır. Değişme hızlı bir eylem olmakla beraber, bir gecede olup bitmez. Uzunluğu on gün ile üç hafta arasında oynanan bir süreyi kaplayabilir. Kakum sadece tüylerinin rengini değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda eski tüylerini de yavaş yavaş döker. Bunların yerini daha sık, yeni bir kürk alır.Değişme tamamlandıktan sonra kakum, ilkbahardaki tüylerini dökmeye başlayıncaya kadar beyaz olarak ka
Fossalar 2007-09-22 19:42:00 Gelincik Türlerinden Fossalar:FOSSAlar eskiden öylesine yırtıcı diye nam salmıştı ki, var olan tek türü vahşî anlamına gelen «Cryptoproeta feros» diye adlandırılmıştır. Bu keskin pençeli kedimsi hayvanların arada koyanlara ve yavru sığırlara saldırdıkları duyulur. Madagaskar yerlileri ise onları, kümeslerine yaptığı baskınlardan tanırlar. Fakat fossa'nın arslan ve kaplan kadar kana susamış olduğuna inanmamalıdır.Fossa, etoburların en garip üyelerinden biridir. Birçok alt türleri olan bu tür gelincik kedi ailesi ile gerçek kediler arasında bir köprüdür denilebilir. İnce vücudu, kızıl kahve veya kahvemsi gri renkte sert ve kısa tüylü bir kürkle kaplıdır. Bacakları kısadır, vücudu da ince olduğu için, çok uzun gözükür. Hayvan aslında, hemen yarısı kuyruk olmak üzere en çok İSO santim uzunluğunda olabilir. Pençeleri iğne kadar sivri ve kendininki gibi kavislidir ve yine kendininki gibi içeriye çekilebilir ve
Mongolar 2007-09-22 10:28:00 Mongolar: (hayvan ansiklopesidinden)Uzun vücutlu, uzunca ve tüylü kuyruklu ve gelinciğe benzer bir hayvan olan «mongo», yılan avcısı olarak ün salmıştır. Ev kedisinden büyük olmamasına rağmen, 2 metrelik bir düşmana saldırmaktan çekinmez. Sürüngenlere durup dururken saldırmazsa da, aç olması derhal saldırıya geçmesine yeter. Zehirli yılanların pek bol olduğu Güney Asya ile Afrika'da en yaygın etoburlar arasındadır.Yaşını almış tecrübeli bir mongo, bir kobra yılanım pek çabuk öldürür. Usta bir boksör gibi öldürücü yılanı saldırıya geçmeye kışkırtır, fakat keskin refleksleri sayesinde derhal yana atıldığından, yılanm hamlesi boşa gider. Mongo, dövüşürken vücuduyla kuyruğunun sert kıllarını dikleştirdiği için, olduğundan iri gözükür. Yılanı yanıltmasının sebeplerinden biri de belki budur.Sürüngen, hamlelerinin sonunda uzunlamasına yere çöktüğü vakit, monga saldırıya geçerek dişlerini dü
Madagaskar Misk Kedileri 2007-09-22 01:21:00 Çizgili Madagaskar misk kedisi (Galidictis)Madagaskar birçok garip ve ilkel hayvanların yurdudur. Buranın misk kedileri de garip hayvanlardan sayılırlar. Birçoğu farelerden iri olmayan, son derece zarif yaratıklardır. Parlak bir kızıl kahverengi kürkü ve bol tüylü bir kuyruğu olan çevik ve küçük «vontsira» (Galidia), gündüzleri dalların arasında sincap gibi sıçrayıp durur. »Çizgili Madagaskar misk kedisi» (Galidictis), türlerinin de sıçan avcısı olarak ekonomik değerleri vardır. Madagaskar'ın başka bir ilginç misk kedisi de «falanuk» tur (Eupleres). Bu hayvan, et yemeyi bırakıp işi böcek ve yumuşak meyva yemeye dökmüş bir etobur örneğidir. Ev kedisi iriliğindeki bu kahverengi hayvanın dişleriyle çeneleri son derece küçük ve kuvvetsizdir.
Palmiye Misk Kedileri 2007-09-21 21:24:00 Palmiye Misk KedileriGüvercin düşmanı hayvan türlerinden gelincik çeşitleri hakkında biraz ayrıntılı bilgi edinmeye devam ediyoruz. Buraya kadar, yerde yaşayan ve küçük hayvanları avlayarak geçinen misk kedileri'ni gördük. Asya ile Afrika'da birçok çeşitleri olan palmiye misk kedileri ağaçların üzerinde yaşar ve daha fazla meyvalarla karınlarını doyururlar. «Asya palmiye misk kedisi» (Paradoxurus), Hindistan ile Seylân'da palmiyelerin özüne düşkünlüğüyle tanınır. Bu özü, sıvının içine akması için yerlilerin ağaçlara bağladıkları kaplardan çalar.Malaya bölgesinin «susamuru mide kedisi» veya öbür adıyla «mampalon» (Gynogale), ağaca tırmanma kabiliyetini muhafaza etmekle beraber, susamuru gibi yüzen ve balık avlayan tek misk kedisidir. Su hayvanları gibi bunun da yassı bir kafası, enli ayaklarıyla parmakları ve kaim ve sık bir kürkü vardır.Asya misk kedileri'nin içinde en ilginci «Binturong» dur. (Arct
Misk Kedileri (Gelincik Kediler) 2007-09-21 08:01:00 Misk kedileri de öbür gelincik kediler gibi Eski Dünya'nm sıcak bölgelerine yerleşmişlerdir. Bu küçük etoburlar gece vakti ormanlarda gezerler. Tabiat bilginleri dahi bunların aile hayatı hakkında fazla şey bilmezler.Misk kedileri, yurtlarında iki sebepten önemlidirler. Bîr Kere farkına varmadan ormancılık yaparak ağaçların yetişmesine sebep olurlar. Misk kedileri etten başka, meyva da yerler. Bunların sindiremedikleri tohumlarım, çekirdeklerini geniş bir sahaya yayarlar. Bu tohumlar da düştükleri yerlerde filizlenerek zamanla ağaç haline gelirler.Fakat misk kedileri'nin değeri yalnız bundan ileri gelmez. Misk kedisi' nin Arapça adı «zabad», hayvanın misk bezlerinden elde edilen bir kokuyla ilgilidir. Bu madde doğu ülkelerinde eczacılıkta ve lavantacılıkta kullanıldığı için, misk kedileri iyi para getirir.Misk kedisi'nin kokusu: Misk kedisi'nin amonyak, reçine, yat ve uçucu sıvı yağlardan meydana gelmiş salgısı, hayva
Yarasa Atmacası 2007-10-13 03:52:00 Yarasa Atmacası kuşu kalabalık «Açcipitridae» ailesinin geceleyin çalışan tek üyesidir. Yurdu Afrika ile Güney-doğu Asya olduğundan, pek az tabiat bilgini bu çaylağı tetkik konusu etmek fırsatını bulmuştur. Bir yazar tarafından bildirildiğine göre, yarasa çaylaklar Borneo'da güneş batarken büyük mağaraların ağzında pusu kurmakta ve karanlıkta beslenmek üzere mağaralardan çıkan yarasalarla karınlarını doyurmaktadırlar.
Karakara Kuşları 2007-10-12 16:25:00 Karakara'larDoğanların çoğunun güçlü ve yırtıcı kuşlar olduğunu gördük. Amerika tropikal bölgelerinin yerlilerinden karakara'lar aksine uyuşuk gözükürler. Bu grubun en kuzeysel üyesi Audubon karakarası'dır (Poly borus cheriway).Orta ve normal irilikteki bu siyahlı beyazlı türün bazen Meksika kartalı diye de adı geçer. Birleşik Amerika'nın güney eyaletleriyle daha güney bölgelerde bulunur.Audubon karakarası da öbür karakara'lar gibi özellikle leşle beslenir. Fakat canlı avlara, meselâ yılanlara, kaplumbağalara ve kurbağalara rağbet etmez değildir. Meksika yollarında çöp peşinde koşmaya sıra gelince uzun ve güçlü bacaklarının üzerinde tavuksular kadar çeviktir. Yiyecek ararken bacaklarıyla ayaklarından yararlanarak, dallarla çalı çırpının altını kazış tarzı da tavuklara benzer Kendine yiyecek aradığı zamanların dışında, daha doğrusu karnı tokken pek hareketli değildir.
Güvercin Doğanı 2007-10-11 17:30:00 GÜVERCİN DOĞANI veya MERLİN (Falco columbiarus)«Güvercin doğanı», genellikle güvercinden ufaktır. Erkek güvercin doğanı'nın yaklaşık olarak 25-26 santim uzunluğunda olmasına karşılık, tipik güvercin ondan 12-13 santim uzundur. Güvercin doğanına bu adın, güvercin avlamasından ötürü verildiğini sanmak yanlıştır. Bu ad ona, uçarken biraz güvercine benzemesinden dolayı verilmiştir. Güvercin doğanı bazen bu kendinden büyük kuşa saldıracak kadar cesursa da, genel olarak daha ufak kuşlarla beslenir ve kırlangıç gibi hızlı uçucuları havada yakalar.Güvercin doğanı'nm sırtı kurşunlu mavi renktedir, karnı ise çizgili gibidir. Göçücü bir kuştur ve anayurdunun kuzey olmasına rağmen, kışın tropikal enlemlere iner. Kuzey Amerika'da da, Kuzey Avrupa' da da bulunur. Avrupa'daki çeşidi yerine göre daha çok merlin diye tanınır.
Doğanlar 2007-10-11 16:58:00 DOĞANLAR gündüz yırtıcılarının ufak üyelerinden olup derli toplu vücutları, iri kafaları, uzun boyunları, kısa üst gaganın kenarındaki dişleri ve uzun kuyruklarının sonuna kadar varan kanatlarıyla dikkati çeekrler. Uçuşlarının gücü ve hızı ile öbür yırtıcı kuşları geride bırakırlar. Yuvalarını yüksek ağaç tepelerinde, kayalıklarda veya kulelerin üzerindeyaparlar. Doğanların doğan, küçük doğan, delice doğan, kerkenez, küçük kerkenez, güvercin doğam vs. gibi birçok çeşidi vardır.DOĞAN«Doğan» ın bütün kuşlardan hızh uçtuğunu ileri süren uzmanlar vardır. Saatte 280-290 Km.'yle pike indiğini görenler olmuştur. Bilimsel adı «Falconidae» olan doğan ailesinin altmış kadar türü sayılmıştır.Bazı dillerde «peregrin» diye adı geçen doğanın sırtıyla kanatları kül rengi, karnı ise beyazımsıdır, göğsüyle yanları kahvemsi siyah çizgilerle süslüdür. Yetişkin erkek doğanın uzunluğu 42-4
doğanların, şahin, çaylak ve atmacalar 2007-10-11 11:29:00 Güvercin düşmanı yırtıcı kuşları tanımaya devam ediyoruz;Kısaca kartalgiller diyebileceğimiz doğanların, şahinlerin, çaylakların ve atmacaların çoğu bir ağacın üst dallarında, ya da bir yarın kıyısında değneklerden iri bir yuva bina ederler. Yuvanın yapımında kuşların erkeği de, dişisi de vazife alır. İri türlerin, yuvaları için oldukça kaim dalları tedarik etmeleri kolay değildir. Örneğin, kartallar kanatlarını katlayarak kendilerini yüksekten koyverirler ve göz koydukları dalı güçlü pençeleriyle kavrayarak düşüş hızının verdiği kuvvetle kırarlar. Yuvarlağımsı ve pürüzlü kabuklu olan yumurtalarının sayısı ender olarak beşi geçer. Havla örtülü olarak dünyaya gelen yavrular ağır gelişirler. Uçmaya alıştıktan sonra bile, ta ki avlanma sanatını öğrenene kadar büyükleri tarafından beslenirler.İnsanoğlu tarafından büyütülen genç gündüz - yırtıcıları avlanmayıyavaş yavaş içgüd