Save info   Get password
Home Submit your blog Edit Account Rules RSS-Archive Contact


SiteBilgi: Tüm İstatistikleriniz Tek Sayfada
2007-09-05 05:06:00
Bugün SiteBilgi.net'i tanıtmak istiyorum. eburhan'ın oluşturduğu bu proje, özellikle biz günlük yazarlarına hizmet etmeye yönelik. Takip etmek isteyebileceğiniz istatistiklerinizin büyük bölümünü, sadece kutuya adresinizi yazarak öğrenebileceğiniz bir amme hizmeti. Kullanan herkesin tanıtması ve böylece desteklemesi gerektiğini düşünüyorum.Girdiğinizde yukarıda gördüğünüz manzara ile karşılaşacak, adresinizi yazıp ara'ya tıkladığınızda Google Pagerank, Alexa Sıranız, Google, Yahoo ve Live'dan sitenize geridönüşler, Blograzzi ve Technorati sıranız ve del.icio.us'a eklenmiş sayfalarınız ile ilgili bilgiye ulaşacaksınız.Çok kullanışlı ve oldukça hızlı. Technorati nasıl ezmiş bizi yahu. (:Buradan eburhan'ı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.


Blograzzi Günlükçüler İçin Küçük Boyutta Gifler Hazırlasın
2007-09-04 11:28:00
Evet arkadaşlar, eminim birçoğumuzun aklından geçmiştir. Neden Blograzzi dev gibi butonlar hazırlıyor? Günlük tasarımlarını düşünerek, daha normal boyutlarda, diğer benzer servislerin ürettiği boyutlarda resimler neden üretilmiyor? Reklam amaçlı yapıyorlarsa, ihtiyaçları olduğunu düşünmüyorum. Blograzzi'yi bilmeyen bir günlük yazarı kalmamıştır diye düşünüyorum.Ben protesto ediyor ve görünmeyen kodunu ekliyorum. Diğer servislere benzer büyüklükte hazırlar hazırlamaz da, en büyük savunucusu olacağımı belirtmek istiyorum. Buradan Blograzzi yöneticilerine sesleniyorum, lütfen günlük tasarımlarının düzenini düşünerek, küçük boyutlarda gifler de hazırlayın.


Uykusuz: Mizahta Yeni Kan!
2007-09-04 11:02:00
Evet arkadaşlar, Uykusuz'u tanıtanlar kervanına ben de katılayım. Yalnız bu kervana katılmak istediğimden değil, gerçekten yazmak istediğimden. Burak Doğan'da okumuştum, bugün gittim aldım. Çok başarılı bir iş çıkarmışa benziyorlar. Umarım bozmadan, aynı çizgide bu projeyi sürdürürler. Ne zamandır mizah dergilerinde yeni bir kana ihtiyaç olduğunu düşünüyordum. Çok doğru bir zamanda giriştiler bu işe.Bugün birkaç insanın elinde daha gördüm. Büyük bir kesimin beklentilerine cevap vermeye çalışacaklar, işleri zor. Ersin Karabulut, Vedat Özdemiroğlu, Yılmaz Aslantürk isimlerini zaten takip ediyordum. Bir de Engin Günaydın'ı katmışlar aralarına. "Bu Hikâyedeki Mal Benim" gösterisinden bu yana takip ederim. Kendisi başlı başına bir karikatürdür zaten. (:Anlayamadığım bir nokta var. Kendileri röpotajlarında, resim ağırlıklı olacağından bahsetmişler. Dergiyi bunu düşünerek de inceledim ama sanırım bundan


İzlediğim Son 3 Film / Bölüm 2
2007-09-04 04:18:00
İlk bölümünü serkanturgut.info'da sunmuştum sizlere. 2. bölüm ile artık buradan devam ediyorum..Spiderman 3 (2007)Klasik Amerikan aksiyon filmi. Filmden fikri hiçbir şey beklemeyin. Ben zaten izlemek için izledim. Tüm seriyi izlemiş olmak için izledim. Symbiod ve Sandman'i tanıyoruz 3. filmde. Açıkcası kum adamın durumuna üzüldüm. Sonrada kaya adam gibi birşey oluyor ya neyse. (:Ice Age - The Meltdown (2006)Tek kelime ile mükemmel bir animasyon film. Zaten ilk filmine de bayılmıştım. Çocukça gözükmesine rağmen, filmin tamamını herkese izletebilecek düzeyde espriler içeriyor. O mısır peşinde koşan tip çok komik. Ayrıca mamutların da hayatlarına devam ettiği gibi güzel bir haberle Manny'i sevindiriyor. The Prestige (2006)Güzel ve izlenmesi gereken bir ilüzyon filmi. İlüzyonistlik hakkında birçok bilgi veren filmi Divx Planet şurada anlatmış. Çok da güzel bir özet geçilmiş. İlüzyonistliğe ilgi duyan 2 arkadaş daha sonra


Merhaba Değerli Okurlarım
2007-09-03 17:11:00
Biliyorsunuz genel konuları daha önce şurada yazıyordum. Fakat orayı daha özele indirgedim. Artık sadece pazarlama ve reklam üzerine fikir işçiliği yapacağım.Buradan düşündüğüm her şeyi sizler ile paylaşmaya devam edeceğim.Sevgilerle, Serkan.
Read more: Merhaba

2. Dünya Savaşı ve Irkçılığın Çöküşü
2007-09-25 08:18:00
Tarihte birçok dönem ırkçı hareketler ve devletler görebiliyoruz. Ancak ilk ırkçı faaliyetler Avrupa'da gerçekleşmiştir. Avrupa'lılar birbirlerini hiç beğenmezler. Özellikle 360-530 yılları arasında Avrupa bu faaliyetler ile çalkalanıyordu. Vizigot, Ostrogot, Anglo-Saksonlar, Süevler, Burgundlar gibi topluluklar inanılmaz savaşların içersine girdiler. Hala devam eden Avrupa'nın İĞRENÇ Irkçılığı'na örnek olması açısından bunu izleyebilirsiniz. Futbolu bile ne denli alet ettiklerini iğrenerek izleyeceksiniz.Her neyse konumuza dönelim. Zaten içleri kin ve düşmanlıkla dolu olan Avrupalı, kendi aralarında çekişemediği gibi dışarıdan gelenlere hiç tahammül edemiyor. Avrupalılardan sonra sahneye 661'de, Arap Irkçısı Emeviler çıkmıştır. Bunlar her konuda, herzaman arapların üstünlüğünü öne sürmüş, bu şekilde bir imparatorluğu(çeşitli ırklardan insanlar topluluğu) yönetebileceklerini düşündüler. Yalnız


Toplu Taşıma Araçları ve İnsan Irkının Devamı
2007-09-25 08:14:00
Son yıllarda bir küresel ısınmadır konuşuyoruz. Aslında herkes birşeyler söylüyor ama gerçekte kimse birşey söylemiyor. En büyük görev belediyelere düşüyor ancak halka "memleketinize gidin, biraz tatil yapın" diyerek su tasarrufu konusunda tüyolar veren bir belediye başkanı Türkiye'nin başkentini yönetirse bu tip bir hareket bekleyemeyiz. Ki göremiyoruz da.. Çok başarılı ve konuya ilişkin bir site için tıklayın.En başta yapılması gereken şu kullandığımız kişisel araçlarımızı bir kenara bırakıp toplu taşıma araçları kullanmaya başlamak olacaktır. Çünkü doğaya günlük ve sürekli olarak CO2(karbondiyoksit) salgılayan yegâne makinalarımız otomobillerimiz olarak karşımıza çıkıyor. Oturup bir araştırma yaptığımda korkunç rakamlarla karşılaştım ve irkildim. Özellikle "large 4x4" ve "performans" araçları dediğimiz araçlar doğanın altını üstüne getirecek düzeyde CO2 salgılıyor.Örnek verecek olursak


Yeni Kültür Yozlaşması Alanı: Örütbağ(İnternet)
2007-09-25 06:26:00
Türk halkının kültür yozlaşması aslında çok geçmişte başlamıştır. Yalnız bu dönem göze batan bir hal almadan devam etmiştir. Ta ki televizyonun icadı ve Türkiye'de yaygınlaşmasına kadar. 80 sonrasına denk gelen bu dönem Türkiye'de derin yaralara yol açmıştır. Yeni darbeden çıkmış, tüm bildikleri, inandıkları unutturulmak istenen bir toplum için televizyondan daha iyi bir silah bulamazlardı sanırım.Televizyon 20 seneye yakın bu ülkeyi sömürmüş, halkın iliğine diş geçirmiştir. Ancak bir süre sonra televizyon görevini tamamlamıştır. Son 7-8 senedir Türkiye'de yaygınlaşmaya başlayan internet, bayrağı televizyondan alıp amaca ulaşmak için var gücüyle sömürüye devam etmektedir. Şimdi internet kötü diyorsun, interneti kullanıyorsun diyenler çıkabilir. Ben internete çamur atmıyorum ancak doğru kullanılmazsa bizi korkunç bir yere sürüklediğinden bahsediyorum.Keza tüm dünya için geçerli olan bu durum Tü


İzlediğim Son 2 Film
2007-09-23 08:39:00
The Usual Suspects (1995)Gabriel Byrne(Dean Keaton) ismi çekici geliyor. Ancak filmdeki herkes o kadar güzel oynuyor ki, Gabriel diğerlerinden farksız. Başı ve sonu hariç tüm film Roger 'Verbal' Kint, namı değer Keyser Soze(Kevin Spacey)'nin komiser karşısında uydurduğu hikaye üzerine kurulu. Hiç kimse bir sakatın Keyser Soze olmasını bekleyemezdi...North by Northwest (1959)Çok başarılı olmasına rağmen yeterince sürükleyici değil. Filmin belli yerleri oldukça komik. Özellikle Eve Kendall'in neredeyse düz bir yerden topuklu ayakkabılarını çıkarmadan inmeye çalışması, ve şans eseri topuğun kırılması gibi. Aslında var olmayan bir isim, yılların reklamcısı Roger O. Thornhill'i hayattan bir süreliğine silecektir..Sonraki yazım STAR WARS(YILDIZ SAVAŞLARI) serisi üzerine olacak..


Bugün: Hayattaki En Özel Günlerden Biri
2007-09-20 15:18:00
Evet bugün benim için öyle. Neden mi? Çünkü bugün reşit oldum. Artık devlet tarafından da(yani resmi olarak) bir birey olarak kabul ediliyorum. Artık benim imzam da geçerli, ben de ehliyet alabilir, bir suç işlersem doğruca kodesi boylayabilirim.(Allah korusun)18 yaşına girmeden kim ne derse desin, hepimiz birer yarım-adamız. Onlarca örnekle dillendirilebilir. Zira şu an aklıma kaydolmak için 18+ gerektiren birçok site geliyor.(ilk aklınıza gelen türden değil(:) Birçok da mekan için 18 yaş sınırı mevcut malumunuz.Bugün diğer günlerden farklı hissettim. Sanki bir anda 20 santim uzamışım gibi oldu.(Çok ihtiyacın var ya Serkan, NBA'e davet ederler artık.) Yapmanızın imkansız olduğunu düşündüğünüz birşeyi bir an yaparsınız ya, bugün hayatta öyle özel bir gün.Not: İlk işim üzerinde 18+ -Akıllı işaret-li tea-şörtü alarak kendimi komik duruma düşürmek.


İzlediğim Son 3 Film / Bölüm 5
2007-09-20 02:48:00
One Flew Over the Cuckoo's Nest (1975)Jack Nicholson'ın müthiş oyunculuğu filme damgasını vuruyor. Ruh ve Sinir Hastalıkları(filmdeki ismiyle deliler) Hastanesi'nde akıllı insanlar da olabilir.. Kızılderili(şef)'in hastalığına dikkat edin.. Baş hemşireyi ben bile sevmedim. Jack nasıl sevsin?12 Angry Men (1957)Siyah beyaz ve tek bir odada geçen bir filmin bu kadar bağlayıcı ve sürükleyici olabileceğini düşünmemiştim. Psikoloji ve ikna üzerine kurulu bir film. Mimar beyin 11-1 gerideyken durumu nasıl 12-0 a getirdiğine hayret edeceksiniz. Kişilik özelliklerinin nelere kadir olduğunu görün..Rear Window (1954)Ünlü ve başarılı bir fotoğrafçının hayatını, bir araba yarışında çektiği fotoğraf değiştiriyor. Bu yarışta kaza anını çekmek için ısrar eden fotoğrafçımızın bacağı kırılır. Bundan sonra "Arka Pencere" macerası başlamaktadır. Bu film içinde de psikolojik öğeler bulunuyor. Soğukkanlı katil karısını


İzlediğim Son 3 Film / Bölüm 1
2007-09-19 08:42:00
Bunu da buraya aktarayım istedim. Zira ilerde geri dönüp bakmak isteyebilirim.Pirates of the Caribbean: At World's End (2007)Dead Man's Chest'e kıyasla zorlama bir film olmuş gibi geldi bana. Ama yine de Karayip Korsanları'nın tüm serisi belli bir seviyenin üzerinde, başarılı yapımlar. İzlemenizi tavsiye ederim zira Jack Sparrow her filmde olduğu gibi döktürüyor. Bu filmde korsanlar dünyasını tanıma fırsatı buluyoruz. Fantastik bölümler de yok değil. Mesela o küçük yengeçlerin(sanırım yengeç?) Fatih Sultan Mehmet'i hatırlatıp, koca Siyah İnci'yi karadan denize sürüklemesi gibi.The Simpsons Movie (2007)Ben televizyondan sıkı bir takipçisi değilim fakat filmi seyrettim. Simpsons ile ilgili yalnızca uzaktan uzağa birkaç fikir sahibiydim. Tek kelimeyle mükemmel. Komedi teması bir filmde bu kadar güzel işlenir.. Lafı uzatmak istemiyorum, bence hemen izleyin. Homer'ın motorla (kızının tüyolarıyla) yuvarlak kafes içersinde tam b


İzlediğim Son 3 Film / Bölüm 4
2007-09-17 08:43:00
Shichinin no samurai / 7 Samuray (1954)Japonların gelmiş geçmiş en iyi filmlerinden. Yeni haberim oldu ve hemen izledim. Çiftçiler ve eşkıyalar/haydutlar arasındaki durumu 7 tane herhangi bir karşılık beklemeyen samuray çözecek. Artık çiftçiler, tüm emeklerini çalan eşkıyalardan kurtulmak istiyorlar.. Sonunda tek kazanan yine çiftçiler oluyor..Buono, il brutto, il cattivo, Il / İyi, Kötü ve Çirkin (1966)Kovboy filmlerine karşı özel bir ilgim vardır. TRT 1'in pazar günü 10 ile 12 iki arası sürekli kovboy filmi gösterdiğini bilenleriniz vardır. Ben onların tümünü seyrettim. İyi, Kötü, Çirkin de onlardan biri. Ama benim izlediğim kadarıyla kurgusu en iyi olanı. 3 başrol oyuncusuna sahip tek kovboy filmi sanırım.Ondskan / Şeytan (2003)Üvey babası tarafından türlü işkencelere maruz kalan Erik, yetiştirilme tarzına uygun bir hayat sürdürmektedir. Sonunda okuldan atılır ve annesi birkaç eşyasını satarak onu yatılı okula g


Haberturk.com Ne Yapmaya Çalışıyor?
2007-09-15 16:58:00
Habertürk.com ile ilgili şurada bir yazı yazmıştım. Ramazan başladığından beri ara sıra tıkladığımda iyice .okunu çıkardıklarını görüyorum. Peki yapmaya çalıştıkları ne? Ulaşmaya çalıştıkları nokta ne? Önceki yazımda da bahsettiğim üzere cinsellik öğesini öne çıkarıyorlar.Ramazan ayı başladığından beri bu işi iyice abarttıklarını görüyorum. Eskiden 3 haberden biri bu türden ise şimdi 3 haberden 1,5-2 si bu yönde hazırlanıyor. Haber derken ben bile çekiniyorum çünkü Türkiye'nin "internet kullanıcısı genel profili"ni gözler önüne seren, kullanan pislikler bunlar.Benim tahminim, ahlakı çökertme operasyonunda önemli bir rol üstlendikleri. Özellikle müslümanlar için en özel zamanlarda bu operasyon nedense hızlandırılıyor. Amaçlarına ulaşabileceklerini sanmıyorum, belki de istemediğim için. Önceki yazımda belirttiğim gibi, devlet "Akıllı İşaretler"i internette de uygulamaya başlamalı. Bir işe


Hayırlısıyla Ramazanın İlk Orucunu Tuttum
2007-09-13 11:43:00
Bugün özel bir gün. Ramazan ayının başlangıcı, iyi niyetin ve güzelliğin(manevi anlamda) tavan yaptığı ayın. 2 gün önce öğrendim ramazanın başladığını, her ne kadar üzücü olsa da öyle. Geçen sene aldığım bir karar vardı. Allah izin verirse bundan sonra hayat boyu tutacağım demiştim. Umarım utandırmaz.Bildiğiniz üzere Ankara'da sahur için 4 gibi kalkmak gerekiyor. Ben babamın gazabına uğrayarak 4:30 a kurdum saati. Kalktığım gibi telaşlandım ama göstermedim. Birşeyler yemek yerine duş aldım ve niyetlenip yattım. İşin kötü tarafı son yemeğimi akşam 7'ye yakın saatlerde yememdi.24 saate yakın aç kaldım, fazla su da içmemiştim. İlk gün için performansım(sevdiğim bir arkadaşımın tabiridir) hiç de kötü değildi. Fiziki ve manevi anlamda terbiye olduğumu hissederek iftarıma tuz ile başladım. Peşi sıra bolca yedim tabii. Şartlara bakınca aslında çok da zorlanmadım. Sadece son 2 saat beyin uyuşuyor. Alla


İzlediğim Son 3 Film / Bölüm 3
2007-09-12 13:48:00
The Shawshank Redemption (1994)Mükemmel bir film. Hiç suçu yokken, cinayetten -içindeki herkesin kendini suçsuz adlettiği- Shawshank hapishanesine gönderilen zeki bankacımız Andy'nin kimseyi uyandırmadan hapishaneden koca bir delik açıp kaçmasını anlatıyor filmde. Ama benim bir cümlede anlattığım gibi değil, olabilecek en iyi şekilde yansıtılmış.Pulp Fiction (1994)Quentin Tarantino'nun başyapıtlarından biri. Adam diyalogları o kadar güzel yerleştiriyor ki, filmin heyecanını kesip düşündürüyor. Yazıp yönettiği, filmin başı ile sonu arasında mükemmel ilişki kurduğu filmlerinden biri. Harika.Casablanca (1942)Evet bugün seyrettim ve çok beğendim. Boşuna bu kadar sevilmediğini gördüm. Sıkıcı, romantik amerikan filmi beklerken neler gördüm neler. Hala izlemeyeniniz varsa, kesin sıkılırım diyen varsa, hemen unutup filmi bir yerlerden bulup izlesin. Fedakarlık, önyargılar, hayatını kutsal bir amaca adama, saygı ve teşkila


Sözde Günlük, Dillerde Günlük. Sen Misin Bana Günlük?
2007-09-11 15:13:00
Dün yazacak vakit bulamadım, aslında bugün de yok ama dayanamadım gün bitmeden birşeyler karalayayım dedim. Sözde günlük yazıyorum. (: Hakkını veremediğimin farkındayım ve tıklayan herkesten özür dilerim. Bir süre daha kurak bir günlük olacak gibi, tabii her an program değişebilir, deli gibi yazmaya devam edebilirim.Şu ara "Ben bu yazıyı niye yazıyorum?" diye düşünürken bir yandan içerden çeşitli dizilerden ya da reklamlardan sesler duyuyorum. Aralarında nasıl bir bağ kurduğumun farkında olmamakla birlikte "Benim hiç günlüğüm olmadı abi" bakışlarıyla notebook ekranını süzüyorum. Şimdi "Böyle mi olacaktı?" şarkısını dinler gibi oldum."Tüylerim diken diken, sen misin bu ağacı diken?" derken bir an içim geçmiş sanırım önceki paragırafta. Paragıraf derken bildiğiniz cümleler bütününden bahsediyorum. Paragırafa neden paragıraf demişler bilir misiniz? İngilizce giraffe denilen bir yaratık var. Para da malumuzun


ÖSS Hakkında Özeleştiri
2007-09-09 15:39:00
Gerçek hayatta günlük tutma gibi bir düşünce geçmemişti aklımdan. Aslında sürekli düşünen bir tipimdir. Olur olmadık zaman 2-3 farklı şey geçiverir aklımdan. Keşke geçtiğiyle kalsa, tam kontrol edemediğim beynim derhal bu şeyler hakkında düşünmeye ve hayal kurmaya başlar. Sınav falan dinlemez, her an her yerde olabilir.Öss'de biraz bunun etkisi biraz da hiç abartmıyorum TÜM SORULARIN altını, okurken çizen, yan sırada oturan kızın etkisi ve tabii ki çalışmamanın verdiği tedirginlik ile 320 küsür puan aldım. Tabii en önemli faktör çalışmak. Sene boyu en fazla 10 dk ders çalışıp 1 saat televizyona baktığımdan olsa gerek, ikinci bölümün büyük bölümünü konu olarak yetiştiremedim.Hatta ÖSS tarihine geçecek bir yöntemle, son hafta matematik 2 konularını birer A4 kağıda çıkardım. Okuyarak çalıştım. Aslında şartlara bakılırsa çok da kötü puan almadım fakat yeterli değil. Sene boyunca hep aklımdaydı,


Günlükçüler, Anadilimizden Utanıyor Muyuz? Yazık
2007-09-09 06:59:00
Dil konusuna şurada biraz değinmiştim. Yine bu konuda genel bir değerlendirme yapmak yerine özelde incelemek istiyorum. Ne konuda mı? Günlük yazarlarının günlüklerindeki dil seçimi ve isimleri arada kalmış günlük projeleri.Zaten hep rastgeliyordum fakat bugün incelediklerim genelde böyle yapmışlar. Tüm yazılarını Türkçe yazıp, günlüğe İngilizce başlık koymak bir gaflet değil midir? Üzülerek incelemeye devam ettiğimde, yazılarının alakasız bir bölümünü de ingilizce yazdıklarını gördüm. Dünyada kullanılan ilk dillerden birine sahipken, 250 kelimelik Tarzanca'nızla idare etmenize inanamıyorum.Bir de günlük yerine blog kullananlar var ki bunu kabul edebilirim. Nedeni internette bu işi başlatanların anadillerinin İngilizce olması. Bu kabul edilebilir. Ama "bloglama", "blogcu" gibi ne üdüğü belirsiz, uydurma kelimeler ile projeler başlatılması beni üzüyor. Böyle bir arada kalmışlık olabilir mi?Bu üzüntü verici dur


NTV EUROBASKET YAYINI / YORUMCU TİP
2007-09-08 16:11:00
Turnuvanın başından beri, tüm olumsuzluğunu hem Murat Murathanoğlu'na hem de tüm izleyicilere yansıtan o tip kimdir? En iyi zamanlarda kötü ortalamalardan bahseder, eğer kötü durumdaysak karşı tarafın en kötü haliyle önde olduğundan yakınır. Sen nasıl bir yorumcusun anlayamadım.Belki de çok ünlü biri ama ben tanımıyorum ve hakkaten bu kadar olumsuzluğu yansıtmak için ne kadar para aldığını çok merak ediyorum. Adamın enerjisi sahadaki basketbolcularımıza da yansıyor bence. Hatta bugün o yorumcu yüzünden kaybettiğimizi düşündüğüm bile oldu.Öne geçiyoruz tip, işte durumumuz şöyle kötü, böyle kötü ama yine de öndeyiz, güzel savaşıyoruz. Geç bunları ya.. Açıkca ilan et, ben dünyanın en olumsuz yorumcusuyum, maç boyunca canınızı sıkarım o yüzden izlemeyin, izleyecekseniz de sesi kapatın. Olacak iş değil, zaten takımda iş yok bir de o herifin tüm negatifliğini kusmasını çekiyoruz. Of!


Dünyanın En Gelişmiş Gifi! :)
2007-09-08 11:57:00
Buraya tıklayarak izleyebilirsiniz. Gerçekten şahane..


Kuzey Rüzgarı Dizisi Hakkında Düşüncelerim
2007-09-08 09:49:00
Geçenlerde tekrar bölümünü seyrettim. Kadir İnanır her ne kadar kasıntı durmuşsa da, ağırlığını diziye koymuş. Dalga geçiyordum başlarda sonra hoşuma gitti. Özellikle Kadir İnanır(EKBER) ve Oktay Kaynarca(POYRAZ) iyi bir ikili olmuşlar. KANUN amcamız sanırım ölüyor bir dahaki bölümde.Daha ilk bölümden silahlı sahnelerle başlamış olmalarına rağmen Kurtlar Vadisi özentisi dizilerden daha iyi olduğu kesin. "Karton dünyanın naylon delikanlıları" lafına önceleri gülüyordum ama dizi içersinde Kadir İnanır'ın söylemesi hoş geldi. Ha bir de unutmadan "Delikanlılık sonuç değil, başlangıçtır." lafı var ki ona ilerki bölümlerde anlam verebileceğiz sanırım."Bir kabadayıya külhanbeyi demek, en büyük hakarettir." ve şimdi etrafta delikanlıyım diyerek gezen serseriler de külhanbeyidir demek isteniyor sanırım. Çok hoşuma giden bir başka durum ise, KANUN amcanın saatinin içersindeki "Sabır Kurtuluşun Anahtarıdır."


Fenerbahçe'nin Avrupa'da Başarılı Olabilmesi
2007-09-08 04:21:00
Öncelikle önyargıları yok etmek adına Fenerbahçe taraftarı olduğumu belirtmek istiyorum. Yıllardan beri süregelen bir "avrupa liglerinde hüsran" durumumuz var. Her sene başında tüm Fenerbahçe'liler olarak, "bu sene olacak lan" cümlesini kullanır, sezon ortalarına doğru, "biz Türk takımıyız, önemli olan TSL" deriz.Aslında avrupada başarılı olmak çok zor değil. Zor olmadığını Galatasaray o genç kadrosuyla gösterdi. Fenerbahçe bu sene aslında 5 senelik kadro kurdu. Yaş ortalaması 24 civarında. Ama riZico sağolsun akrabası Deivid ve abisi Alex'i işe yaramamalarına rağmen 90 dakika oyunda tuttuğundan elimizdekileri de kullanamıyoruz.Fenerbahçe sürekli olarak genç yetenekleri bitirmek zorunda mı? Ben bir taraftar olarak artık yeter diyorum, Rıdvan Dilmen'in riZico hakkında söylediklerinin altına imzamı atıyorum. Hem taktiksiz oynayacaksınız, hem koşmayacaksınız, hem de avrupada başarı bekleyeceksiniz. Yok artık..


YouTube'daki Sokak Röportajları / Oy Eşitsizliği
2007-09-07 07:31:00
Mert Ural'ın Tusul'a eklediği bir içerik üzerine, ulaştığım birkaç hareketli görüntüyü izledim. Bu konuda fazlasıyla yazasım geldi. İzledikçe tüylerim ürperdi cahilliğimize. İşte tam bu noktada AKP'nin son seçimde aldığı oy oranı ve şimdiye kadar iktidar olan partilerin nasıl iktidar oldukları aklıma geliyor.Böyle bir toplumdan oy almak ne kadar zor olabilir ki? Dinazorların neslinin devamı ile ilgili şüpheleri olan(!), sokağa çıkmanın ücretli olabileceğine gerçekten inanan, kadına seçme ve seçilme hakkının 1996'da verilmiş olmasına(!) yürekten destek veren bir toplum. Tam bu noktada "Türk olmaktan utanıyorum" diyen tipler türemiş ki bu laftan sonra onların bu insanlardan farkı kalmıyor. Okumamış cahil ile okumuş cahil arasında önemli bir fark yok bence?Bundan sonra oy kullanırken belli kriterlerin oluşturulması gerekir ki, Türkiye'nin ilk mizah sitesi tastarak.net'te şöyle bir yazı var: "Oy değeri, eğitim du
Read more: YouTube

Habertürk Kalitesini İnternete De Yansıtıyor! Rezalet
2007-09-06 13:19:00
Diğer günlüğümde ana haber bültenlerinin kalitesizliğinden bahsetmiştim. Son zamanlarda Habertürk'ün websitesini de televizyon kanalına benzettiğini gördüm. Haber sitesi midir, erotik site midir, porno sitesi midir? Bu ne rezillik? (Aslında bayağıdır böyle de dayanamadım artık.)Her 3 haberden birinin okunması çocuklar için sakıncalı olabilir. Anlıyoruz reklamlardan para kazanıyorsunuz ama bu denli de .oku çıkarılmaz işin. Bari "Türkiye'nin En Büyük İnternet Gazetesi" sloganından vazgeçin. Abazan ziyaretçilerinizin istediğini vereceksiniz diye de bu kadar ileri gidilmez ki..Bakıyorsunuz şöyle anasayfasına, manşet olarak özel özet geçilmiş haberlerin büyük bölümü sakıncalı. Habertürk en yakın zamanda kaliteli haberciliği ön plana almalı, vahimleşmiş durumlarını yeniden gözden geçirmeli.Habertürk yetkililieri unutmayın lütfen: "İtibar da para eder.."Devlete önerim ise "Akıllı İşaretler"'in internet siteleri iç


Uykusuz Sayı 1 ve Karikatür Sanatı
2007-09-06 07:56:00
Merhaba, tanıttığım uykusuz dergisinin ilk sayısını ince eleyip sık dokuyarak okudum. Öncelikle röportajlarında belirttikleri "resim yoğunluklu olacak" vaadini kesinlikle gerçekleştirmeliler. Karikat ür dergilerinin popülerliğinin düşmesinin nedeni belki de uzun uzadıya hikayeler.Karikatür az lafla çok şey anlatır. Uykusuz'un ilk sayısında gözlemlediğim kadarıyla, bunu hakkıyla savunan tek kişi Yiğit Özgür ve Umut Sarıkaya. Açıkcası Uykusuz'un gelişimine tanık olmak adına tüm sayılarını alıp okuyacağım. Umarım tüm kadro Yiğit ve Umut'un tarzına kayacaktır. Çünkü Uykusuz'dan beklentimiz bu."3 satırlık yazıları okumak zor mu geliyor be adam?" diyenler olabilir, saygı duyarım. Fakat karikatür sanatından beklenilen az lafla çok şey anlatmasıdır. Son zamanlarda çok lafla az şey anlatılmaya başlandığından popülaritesini kaybetti. Çok önemli bir kültür olduğunu düşündüğümden rica ediyorum, herkes bu konu


ATARİ SALONU OYUNLARI - DOSYA & YARDIM
2007-09-06 04:38:00
Arkadaşlar serkanturgut.info'da başlattığım bu proje herkese atari salonu oyunlarını oynatmak amaçlı. Ancak artık orada bu tür yazılar yazmadığımdan, o başlıkları da buraya taşıyorum. Tüm sorun ve istek oyunlarınızı buraya yorum olarak ekleyin, yardımcı olmak isterim.Dosyalarınız aşağıdadır, buyrun;Mame Emulatörünü buradan indirebilirsiniz. Yok ben yeni versiyondan anlamam. Çalışan birşey olsun. (Yakında yenileyeceğim.)Street Fighter Paket 1 --içerik> Street Fighter 1, US, JP & Street Fighter 2, JP - Champion Edition + 4 CE versiyon - Hyper Fighting - Turbo & Street Fighter Alpha, 2 & Super Street Fighter 2 Turbo Street Fighter Paket 2 --içerik> Street Fighter Alpha 3 & Street Fighter Zero 3 JP & Super Street Fighter 2, X Grand Master Challenge İlerlemeli Oyun Paket 1 --içerik> Final Fight(Haggar)(Hagar) - Cadillacs and Dinosaurs(Mustafa)(Mustapha)YeSHiLL'e Violent Storm Paketi --içerik> Violent Storm ve 3 Klonu, tüm se


Gelmiş Geçmiş En Eğlenceli Oyun: Twisted Metal 2
2007-09-06 02:56:00
Eminim birçoğunuz bu oyundan haberdar bile değilsiniz. Belki bazılarınız Playstation dolayısıyla duymuş olabilir. Onlar da bilgisayarda böyle bir oyunun varlığından haberdar değillerdir. Oldukça eski, 1997 yapımı SONY oyunu. Aşağıdaki resimde gördüğünüz üzere ağ üzerinden ip girerek arkadaşlarınızla oynayabilirsiniz. Ayrıca Hamachi kullanarak internet üzerinden de arkadaşlarınızla oynayabilirsiniz.(Test ettik ;)Ben yıllardan beri sıkı bir Twisted Metal 2 oyuncusuyum. Zaten bilgisayarda yüklü tek oyun Twisted Metal 2. Görüntü kalitesi yapılış tarihinden dolayı düşük olabilir ama bu asla oyundan soğutmuyor. Bir başladınız mı gerisi geliyor. Şimdiki oyunlar gibi bağımlılık yapıyor mu? Hayır! İstediğiniz zaman kendinizi frenleyebiliyorsunuz, oyundaki arabaları frenlediğiniz gibi..Bu oyuna başladığınızda, eğlenmek için başka birşeye gerek kalmadığını göreceksiniz. (:Bu kadar yazını okudum, oyunu vermezsen kaf


Tur Atladık! Ama Hidayet Türkoğlu'nun İsyanı Var..
2007-09-05 15:38:00
Basketbol Milli Takımımız terleten bir Çek Cumhuriyeti maçından sonra bir üst tura çıktı. Bu iyi mi oldu? Tabii ki hayır. Keşke ilk ikiye girebilseydik diyoruz ama olsun. Millli takımımız finallere kolaylıkla kalabilecek düzeyde. Sadece potansiyelimizin ortaya çıkarılması lazım.İşte tam bu noktada Tanjevic fiyaskosuyla karşılaşıyoruz. Bakın ben bir Fenerbahçe'liyim fakat acaba diyorum, bizde parayı gören işini doğru yapmamaya mı başlıyor? Bir takım ancak bu kadar oyuncak haline getirilebilir. İbrahim üst üste üçlükler atar onu dışarı alırsın, Mehmet coşar onu çıkarırsın, vesaire vesaire..Ama bugün Hidayet'in isyanını gözden kaçırmadım. 3. çeyrekte sanırım, Tanjevic Hidayet'i çok ciddi çabalarken dışarı alıyor ve Hidayet söylenerek oturuyor. Daha sonra ise otururken Tanjevic ile tartışıyorlar. Hidayet'in "bırak ya" dediğini dudak okuyarak rahatlıkla anladım. Zaten maçın sonuna kadar Hido ile tartışma h


Blogspot-Wordpress Karşılaştırması
2007-09-05 10:50:00
Eski bir Wordpress kullanıcısı olarak, Blogspot'un altyapısının çok daha başarısız olduğunu söyleyebilirim. Sadece serkanturgut.info'da değil, daha önce 3 günlüğüm de Wordpress tabanlıydı. Daha sonra hepsini sildim, siteyi de wordpress tabanlı kurdum tabii. Her neyse, konuya dönecek olursak; evet belki altyapı olarak daha başarısız olabilir.Ancak benim Blogspot kullanmaya başladığımdan beri hissettiğim birşey var. Bilemiyorum, Wordpress'le karşılaştırdığımda, "işte asıl günlük bu" diyorum ve sürekli yazmak istiyorum. Belki birçoğunuza saçma gelebilir ama Wordpress fazla kasıntı geliyordu bana.Yazı yazmanın kolaylığı ve çok daha hızlı işlemesi belki de bana böyle düşündürüyor. Ayrıca şablonlarının da daha sıcak bir yapısı var. Not düşmek üzere, eskiden Wordpress kullanıp kapatıldıktan sonra bırakan insanlara sesleniyorum: "blogunuz.wordprexy.com" kullanabilir, yazmaya ve üretmeye devam edebilirsiniz. Her n


Page 1 of 1 « < 1 > »
eXTReMe Tracker