Açılış'tan fotoğraflar... 1970-01-01 00:59:59
Tören başladıktan sonra benim çilem başladığı için ancak bu kadarını çekebildim:) Tören sırasında oradan oraya koştuğumdan hiçbirşeyde anlamadım:)) O günden beri de hala düzene giremedik, gece gündüz birbirine karıştı. Uyumayı, ayaklarımı uzatıp dinlenmeyi özledim...
Hala uykum var ama yaaaa:)) 1970-01-01 00:59:59
Şu anda ofisteyim, buz gibi odamda oturuyorum, gözlerimden hala uyku akıyor. Nasıl özlemişim uyumayı, ayaklarımı uzatıp dinlenmeyi. Cumartesi gecesi Doca'yı azat buzat ettim. Çünkü İstanbul'dan gelen yazılımcı grubuyla birlikte bir haftadır gece gündüz demeden çalıştılar ve Doca'nın onları eğlenmeye götürmek gibi bir sözü vardı. Doca ve arkadaş grubu gittiler, ben tek kız olacağım için gitmek istemedim, onlarda hiiç ısrar etmedi zaten:)) Gerçi sonra Palyanço "istersen bizde gidip onlara baskın yapalım" dedi ama o kadar yorgundum ki, gözüm yemedi hiç eğlence falan : )Hem insanın arada sırada tek kalmayada ihtiyacı var bence. Hiç sık boğaz edemem onu, işyerinde zaten yeteri kadar stresli, canım benim. Bütün şirket o gün oradaymış. Malum herkes o kadar stresli bir dönem geçirdi ki, rahatlamak için aynı günü seçmişler: )) İyi ki de gitmemişim, hehehe! Aynı kişileri hem şirkette gör, hemde kafa dağıtmak
Sevgi Nedir? 1970-01-01 00:59:59
"Sevgi üşüyen ayaklarını onunkiyle ısıtmaktır:) Ayaklarla birlikte kalplerde ısınır..."Kalbi sevgiyle dolu olan herkesin, sevgililer gününü kutlarım;) Read more: Nedir
Sevgili'LER Günü:))) 1970-01-01 00:59:59 Sevgili'LER gününün sonunda ki bu çoğul ekini görünce, bizde burada ki tüm aktivitelerimize renk katan Andy ve Palyanço ikilisiyle, sevgililer günü akşamı beraber yemeğe gittik. Aslında bu bilinçli bir tercih değildi ama kader yine bizi ayıramadı:)) Ya aslında ben sadece fotoğrafları ekleyecektim, yazıyı Andy yazacaktı ve ona link verecektim ama o hala yazı falan yazmamış!! Ben fotoğrafları ekleyeyim belki o yazısını, o zaman yazar:)) Gerçekten herşeyiyle mükemmel bir geceydi, buradan Doca'ya ve Andy'ye, Palyanço ve kendi adıma teşekkür ederim. Gülmekten karnımız ağrıdı ve tüm yediklerimizi sindirdik:))
Yemeklerin isimlerini bilmediğimiz için, her gelen yemeğe bu kimindi diye bakıyor ve ingilizce isminden, kime ait olduğunu buluyoruz. Mesela altta gördüğünüz süper görünümlü lezzetsiz yemeğin adı : Mısır ekmeği üzerinde mantarlı tavuk şiş. Ama görünüşüne aldanmayın, emin olun etleri çook sertti ve yiye Read more: Sevgili
Biiiirr çook sıkıldııım... 1970-01-01 00:59:59 Yazamıyorum uzun zamandır, hep fotoğraf ekliyorum. İşlerden bahsediyorum falan sıkıcı mevzular. Ben bile bayıldım demin sayfamı okuduğumda. Evimi özledim, yeğenlerimi özledim. Dün cadı jounier la telefonda konuştum. Tam o "ben Cadı halamı çook özledim" diye elinde fotoğraflarımla evde gezerken ben aramışım. Telefonda sesi bi tuhaf geliyordu, "hastamısın minik kuzum" dedim, "yok halacım, şaşırdım sadece" dedi, birde ilk sözleri "sen ne zaman geleceksin" oluyor... Nasıl tatlı geliyordu sesi telefonda.. Annemler bir hafta boyunca Küçükprens'i de alıp ablamlara gittiler. Annemlerde bilgisayar yok, ablamlara gittiklerinde güya internetten görüşme planları yapmıştık ama o kadar yoğundum ki, eve bile gidemedim. Ne onları görebildim kameradan, ne de konuşabildim. Aynı haftasonu Almanya'dan gelen kuzenimle yine msnden görüşecektik ama o da yalan oldu. Hergün eve geliş saatimiz 10u buluyor hatta geçiyor. Mart sonu bi gidebilsek Türki
Amblemimizi geri istiyoruz! 1970-01-01 00:59:59
Nenoni'nin ve Asortikkrep'in sayfasında Ankara'nın eski amblemiyle ilgili yapılan hoş uygulamayı görünce, bende boş durmak istemedim. Ankara'da bir grup öğrenci yada her kimlerse bilmiyorum ama duraklara, duvarlara, heryere Ankara'nın aşağıda görmüş olduğunuz eski amblemini yapıştırıyorlarmış!! Ankara'da olsam eminim bu işin içine girer bende heryere yapıştırırdım. Ama madem uzaktayım, bende sayfama yapıştırdım: )) Çocuklar sizi destekliyorum, Ankara'nın tarihi yapısını yansıtan, yukarıda ki amblemi "bende!!" çok seviyorum. Ve bir şehirin simgesinin bazı insanların siyasi görüşlerini dikte ettirmek için, değiştirmelerine karşı çıkıyorum. Üstelik kendilerine seçtikleri cami amblemi de, insanların kafasını karıştırmaya çok müsait. Sanki o camili amblemi istemeyenlere, dine karşıymış gibi tavır alınıyor. Dini siyasetlerine alet edip, çıkarları için kullananlar asıl din düşmanlarıdır, b
Bir Adam Vardı.. 1970-01-01 00:59:59
KIÇI KAŞINAN:)
Geçen Haftaya ait hükümsüz post!! 1970-01-01 00:59:59
Geçen Haftaya Ait Bu Postun 6.maddesinin son fırkası ile 9. maddesi Hükümsüzdür!! Zira o gün ben eve gidemediğim gibi Doca'da işe geri geldi!! O günden beri de günde 16-24 çalışıyoruz. Hepimiz dökülüyoruz. Yaşayamıyoruz ki blog yazalım. Çoğul konuşma sebebim Palyanço ve Andy adınadır. Zira Doca'nın blogu bilem yok:))
Yazamıyorum.. Elim klavyeye gidiyor birşeyler yazmak için ama tutulup kalıyor ne yazacağım diye.. Aslında yaşarken bak bunu da yazarım dediğim şeyler aklımdan teker teker uçup gitmiş..Yine de deneyeceğim..
Neler oldu hafta boyunca,
1.Hasta çocuklar gördüm mesela, ailelerinin yalnız bırakmak istemediği ama tedavi için yurtdışına gitmeleri gereken onlarca hasta çocuk. Biz işyerinden çıkarken onlar buraya geliyorlardı. Kimisi ağlıyor, kimisi şaşkın şaşkın etrafına bakınıyordu. Doktor olduğunu sandığım bir kadın çocukları biraraya toplayıp, ailelerini uzaklaştırmaya çalışıyordu. Bir yandan a
Şantiye Dediğin Böyle Birşey.. 1970-01-01 00:59:59 Ekşi sözlükte şantiye diye aratınca bakın neler buldum!
Hiçbirşey kağıt üzerinde ki gibi değildir:
Mimar ve mühendislerin, satış mühendisi bile olsalar, yaptıkları işi öğrenmeleri, okuldaki teori ile hayatın içindeki pratik arasındaki farkı ayırt edebilmeleri için en az bir mevsim içinde yaşamaları gereken yer...
Doğru söze ne denir:
Yapı sektöründeki en ağır çalışma ortamına sahip alandır. şantiyede çalışan adamın bayramı, gecesi gündüzü, haftasonu olmaz, karı kışı, yağmuru çamuru, tozu toprağı olur. Yeri gelir şehir şehir gezersiniz. Ailenizle kız arkadaşınızla bir pazar oturup beraber kahvaltı edemezsiniz. Bir süre sonra insanlar sizi programlarina dahil etmemeye başlarlar, çünkü bilirler ki siz sürekli çalışmaktasınızdır. Bütün şantiyelerdeki temel prensip az adamla, az zamanda çok iş kotarmaktır, bütün işler acildir, bütün işler önceliklidir.. Ve tüm bu ağır iş şartlarına rağmen şant
Allah'ım Lüffen İzin Versin! 2007-03-06 13:45:00 Birazdan diktatör müdürümüze gidip izin isteyeceğiz Doca ile:) Hey millet dua edin de bu Cadı arkadaşınız da tatile çıkabilsin, artık bıktım buradaaaaaan!! 7 ay oldu Türkiye'ye gitmeyeli, ağlarım ama müdürüm ver bi izin bu çocuklara yaaaaa:)))
Bu Blog 1 Yaşında:)) 2007-03-07 18:32:00
Bu blog bugün bir yaşına girdi!
Bunu yazmak için ne kadar sabırsızlandım bilemezsiniz, hehehehe : ))) Bir sene önce, daha yeni evlenmiş, evini ailesini işini arkasında bırakıp başka bir ülkeye kocasının peşine takılıp gelmiş bir küçük Cadı vardı.. Evde can sıkıntısında saatlerce internette dolaşır, sıkıntıdan başına ağrılar girerdi. Doca sı ise, ona Sugibi’nin sayfasını göstermişti, o da hergün onun sayfasına girip merakla hayatını okurdu. Onun ve onun sayfasındaki linklerin peşine takılmıştı. Docası ise sende bi blog açsana artık dediğinde benim yazacak bişeyim yok ki diyordu hep. Bunu diyen abuk sabuk yazılarıyla iki tane koca ajanda bitirmiş biri üstelik.
Hala o ajandalara ellerimle karaladığım yazıların tadını vermiyor blog bana ama, yine de vazgeçilmezim. Arkadaşlarım, merakla takip ettiklerim, sevinerek yada üzülerek okuduklarım. Beni şaşırtan yada ne kadar benziyoruz dedirten bir sürü insan var
Kadınlar günü.. 2007-03-09 10:42:00
Dünya kadınlar gününüzü geçte olsa kutlarım, aslında böyle bir güne ihtiyaç duyulmayan bir dünyada yaşamak isterdim ancak hergün o kadar kötü haberler alıyoruz ki kadınlara yönelik şiddet konusunda malesef kadınlarımızın daha çok saygıya daha çok korunmaya ihtiyacı var erkeklere oranla. Sanmakiyokum burada bu günün anlam ve önemini anlatan bir de yazı var. Belki bizim gibi eşlerinin yardımını alamayan, bırakın yardımı hergün ağır hakaretlere maruz kalan, işkence gören, yada kendi ailesi tarafından yıpratılan kadınların günü bugün daha çok. Kendimize saygı duymazsak, böyle günlere daha çok ihtiyacımız olur. Kadınlar gününe gerek duyulmayan bir dünya istiyorum ben açıkçası. Benim elemanlarım da nazik telefon mesajlarıyla günümü kutladılar ve ben çok sevindim. Çiçekler genel müdür yardımcımızdan ve şirketimizdeki çalışanların verdiklerinden bir buket. Unutmayın her kadın çiçektir ve sevgiyle besle
Pazaaar Günü Bitmesiiin!! 2007-03-11 19:11:00
Dün akşam misafirlerim vardı yine. Gerçi artık onlar misafir sayılmazlar, eve gelip istediklerini yapmakta serbestler :)) Sevgili arkadaşlarımız Palyanço, Andy, Kurt ve yeni arkadaşımız Docanın Hemşehrisi Hemşo:) ile monopoly oynadık. Ben gene sonuncu oldum:)) Para işlerinden anlamadığım gene belli oldu:P Eğlenceli bi akşam oldu, güzel oldu.. Sonracıma bi uyudum bi uyudum veeeee...
Bugün bu saatte kalktım:))
Sabah sabah ilk iş, dün akşam Palyanço'mun getirdiği bu çikolatalardan yedim:)
Sonra Diktatörün getirdiği Penguen dergisini okuduum, orada Oğuz Aral ile ilgili karikatürler ve yazılarda vardı ve çok hoşuma gitti..
Bide derginin içinden bu çıktı, bayıldım:) Sonraa, Palyanço ve Andy ile Kaplumbağa gölüne gittik. Yürüyüş yaptık, alışveriş yapmaya çalıştık ama pek güzel bişey bulamadık. Ardından yemeğe gittik, Kurt ve Hemşoda bize orada katıldılar. Bizi orada gören kibar Genel müdür yardımcımızda Pa
Yalnızım Dostlarım Yalnızım Yalnız:( 2007-03-14 22:20:00 Doca yine Batum'da:(( Hem de pazartesinden beri yok, evde tek başımayım, çooook sıkıldım.
Hayat akıp gidiyor.. 2007-03-16 12:59:00 Yalnızım dedim ama utandırdınız beni arkadaşlar, saolun varolun emiiii:)) Doca'da geldi zaten, daha fazla şımarmanın alemi yok:)
Bu Cadı'da hep yakınır, hep dert bulur oldu kendine son zamanlarda. Halbuki pek çok şey yolunda gidiyor
.
Doca'nın yokluğunu fırsat bulup, elimde sürünen bakım ve işletme talimatnamelerini bitirdim bende akşamları. Birde 40,000 dolarlık bi fatura vardı, onun işlemlerini hızlandırdım, hazırladım ve de Batum'a giden Diktatör müdürümüzün yokluğunu fırsat bilip, muhasebe müdürümüze imzalattım:)) Diktatör olsa, bu ne bu ne diye kırk tane soru sorardı, maşallah muhasebe müdürümüz hemencik imzaladı:P -Andy bu sırrımı hemen gidip Diktatör'e yetiştirme bozuşuruz bak ona göre:)-
Bu arada internetten yaptığım alışverişler sonucu aldığım laptop çantası ve ayakkabıyıda eskitmeye başladım:) Burada pek alışveriş yapamadığımız için, internette takılıyorum. Sevdiklerime hediyeler alıyoru
Tembel Cadı SobelenMİŞti:P 2007-03-19 13:54:00
Palyanço ve Gaye beni Anne ve bebişinin başlattığı sobeye davet etmişlerdi bir zamanlaaar!! Zamanı geldi de geçiyor cevap vereyim dimi, ayıp olar sonra:P
1. Malesef ilk sırada Sony cep telefonum, elim ayağım gibi, geçen unuttum da işkence çektim resmen!
2.Bilgisayarım, markası Dell ama ben Sony almak istiyorum, bu küçük ve Doca'nın eskisi. O olmazsa susuz kalmış gibi oluyorum. Hele internetsiz vakit geçiremiyorum, bloglar aleminden de kopamıyorum:)
3.Yine Sony Fotoğraf makinem, fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Ama şu sıralar malesef bu hobime pek vakit ayıramıyorum. Çünkü fotoğraf çekmek için gezmekte lazım.. Gürcistan bitti bile, inş Türkiye'de bol bol çekim yapacağım;)
4.Annemin mezuniyet hediyesi olan bilekliğim, markasını bilmiyorum:P Onu takınca annem yanımdaymış gibi geliyor, çıkarmaya kıyamıyorum. Her kıyafetimle o var, hatta banyoda bile çıkartmıyorum. Altın takı sevmeyen benim gibi birisi için, ilgin
Masalcı Cadı Sobesi:) 2007-03-20 10:53:00
Geçen Doca ile konuşurken elektrikler kesildi. Bende ona bana masal anlatsana dedim, meğer bizim Doca masal falan bilmezmiş! Ona küçükken kimsecikler masal anlatmamış. Ancak okuldan yada televizyonlardan bildiğimiz, sıradan masallar bilirmiş. Benim de aklıma babamdan defalarca dinlediğim, dinlerken beni hayallere daldıran, gözlerimi dolduran ama mutlu sonla biteceğini bildiğim için, hep mutlu olduğum aşağıda ki masal geldi. Ve sizlerle paylaşmak istedim. Dün akşam Doca'nın halı saha maçına gitmesini fırsat bilip sizler için yazdım. Yalnız hepinizden birer güzel masal bekliyorum. Mesela teyzem bize hep "Yedi Peçeli" diye başka bir masal anlatırdı, bilen varsa beri gelsin. Buradan üç kişiyi ben sobeliyorum, aslında elimden gelse yandaki listede linki olan herkesten isterdim. Eğer blogunuz yoksa ve bildiğiniz masallar varsa paylaşmak istediğiniz caditiflis@gmail.com adresine yazın, ben burada sizin adınıza yayınlayayım. Hepimizin güze
Tamam Tamam:) 2007-03-23 12:22:00 Tamam anlaşıldı, ben sobe filan başlatmayacağım bi daha! Hem benim neyime sobe başlatmak:P Nası bir gazla yazdıysam mail adresimi felan, bir tane bile masal gelmedi:))) Akıllı uslu yapılan sobelere iştirak edeyim ben olsun bitsin:) Ve hemen Fikrimin İnce Gülleri'nin bana yaptığı tavsiyeler sobesine geçeyim:Efendim, işle ilgili kararlarınızı iyi verin. Sonradan vay ben duymadım, vay işitmedim demeyin! Baştan her bişeyinizi bi karara bağlayın işvereninizle. Sütten ağzım yandı da, yoğurdu üfleyerek yiycem çünkü ben bundan sonra. Gerçi ne kadar desekte herşey olacağına varıyor ama mümkün olduğunca bilgi edinin;)
Çocuklarınızı tırnaklarını kemiren insanlardan uzak tutun, çünkü görüp özenerek hemencik kapabiliyorlar. Mesela benim hiç böyle bir alışkanlığım yokken, maymun gibi komşu kızını taklit ederken yakalandım bu hastalığa. Hastalık dedimse yabana atmayın, resmen hastalık bu illet. Gerçi ben tırnaklarımı d
Babam ve Oğlum.. 2007-03-25 22:17:00 Eskiden bu gece ağlamaklı film var derlermiş, işte bizde bugün ağlamaklı film izledik. Gerçi bu film hem ağlamaklı hem gülmekliydi: )Yine de ağlamaklı yönü daha ağır bastı ve akşam akşam Doca ile ağlamaktan burnumuz şişti! En son Doca’nın peçetesini çaldığım için, ağlayarak bana kızıp yeni peçete istedi: )) Doca 9 yaşından beri hayatında ağlamamış olan babasını filmden önce arayıp, baba bu filmi mutlaka izle dedi. Filmin ortasında arayan babası ise “ulan bu yaştan sonra elimde peçete ile geziyorum, evde” diye sitem etti. Ben babama izle diyemedim, ona izle derken dayanamayıp ağlamaktan korktum.. Yüreğim sıkıştı, içim bir daha parçalandı. Bu filmi mutlaka izleyin. En çocuk duygularınızı kolunuza takıp, en masum duygularınızla izleyin.
Galiba, Sanırsam, Tam Süper Olacak:)) 2007-03-27 08:10:00
Buraya birazdan çok mutlu olacağım bir haber yazmaya geleceğim:) Eğer Müdürüm de "de git hadi" derse -ki ondan daha ümitliyim-, Diktatör'den izni kaptık!! Gerçi izin kağıdını imzalatmadan kesin birşey söylemek istemem ama sanırım bizde Palyanço'larla Türkiye'ye gideceğiz. Sabah kahvaltıda da Diktatör'le konuştuk ve revervasyonunuzu yapın, bilet kalmayabilir dedi:))) Allah'ım umarım bu sefer bir aksilik çıkmaz!! Lüplen lüplen lüplen!!!
Tatil yolcusu, Bahtsız Cadı 2007-03-28 08:29:00 Bakalım, sanırım bu sefer gideceğiz. Aslında biletleri aldık ama yinede şartlar bizi gitmemek için zorluyor. İki aydır bakım için Türkiye'den beklediğim adam dün geleceğini söyledi! Hem de biz gideceğiz, o gelecek!!! Dün nasıl sinir oldum anlatamam:(( Elemanlarımın vardiyasını değiştirdim, organizasyonu yaptım falan. İnşallah benim dambıldaklar bi işe yarar. Allah'tan Diktatör gitmeyin demedi.. Sonra bu sabah bir sis ve kar yağışı başladı! Umarım uçağımız kalkabilir çünkü kar acayip yağıyor. Bir kış boyunca yağmadı yağmadı, biz gideceğiz ya:( Sonra daha kötü bişey oldu. Batum'un açılışı 8 Nisan'dan, 6 Mayıs'a ertelenmişti. Bu sabah gelen bir maille tekrar 8 Nisan'a alındığını öğrendik. Ya valla ağlayacağım şimdi yaaaaa!! Ne bu kardeşim anlamadım gitti, kafalarına göre iş yapıyorlar. Gerçi benim Batum'da işim yok ama Doca oranın da sistemlerini yapıyor. Ve eğer tamam açılış var derlerse Ank
Neler Oluyor Hayatta? 2007-04-04 19:48:00 Tatilimiz son hızla devam ederken, Batum'un açılışı ertelenmişken, tam keyifteyken, dün bir telefon aldık. Birileri hayırlı olsun felan diyordu!? Ne yani başka bir yer mi, yeni bir proje mi? Olur mu? Olur, neden olmasın:) Hadi hayırlısı, bakalım Cadı bundan sonra nereden bildirecek!?
Bu arada tatilim devam ediyor, hepinizi çok özledim, yazmayıda öyle.. Yorumlarada cevap yazamadım, hepinize çoook teşekkür ederim. Ama internet yok kaldığım yerlerde. Bu birazda bilinçli bir tercih:) Az kaldı yakında son sürat yeni haberlerle geliyorum:)) Sevgileeer..
Tatil Bittiiii.. 2007-04-10 07:57:00 Ne zaman tatile gittik, ne zaman geldik anlamadım. Ama tatilimiz yoğun bir tempoda koşturmacalı ve çook güzel geçti. Önce Doca'nın memleketi, sonra Ankara'ya benim ailemin yanına gittik, en sonunda planımızdan bir gün önce İstanbul'a geldik ve orasıda gayet güzel geçti. Kuzen bacumu gördüm, oğluşunu sevdim. Bize harika şeyler hazırlamıştı. Diye bu yazıya devam edecektim. Ki-Şimdi ablamdan aldığım bir habere göre kuzen bacımın babası, bizim ikinci babamız, canım eniştem yoğun bakımdaymış. Allah'ım sen onu esirge, lütfen birşey olmasın. Pazar günü sabah defalarca aradım, aradım ama evde yoktu, hem onu görecektim, hemde annemin onun için gönderdiği paketi verecektim. Ama gittiğimde de evde yoktu, bende akrabamız gibi olan karşı komşularına verdim. Ve ne zaman geleceğeni kestiremediğimiz için beklemedim. Namaza gidiyorum diye çıkmıştı ama namaz vakti çoktan geçtiği halde gelmemişti. Nuran abla "hava güzel ya gezi
Cadı'ya bir Alkış:P 2007-04-11 13:49:00
Eniştem şu anda iyiymiş çok şükür. Ama hala makineden ayırmamışlar, kalp ritmi düzensizmiş. Teyzemde çok üzülmüş göstermiyorlar diye, ağlamış bi tanem. Doktorda göstermiş, konuşmuşlar falan, baya morali yerindeymiş hastamızın çok şükür. Benim böyle salak takıntılarım vardır biraz da bencilce. Aileden en erken ben öleyim, kimsenin öldüğünü görüp üzülmeyeyim gibi. Vade meselesi tabi, ama uzun yaşamak gibi hayallerim yoktur hiç. Hele yaşlanıp elden ayaktan düşmeyi hiç istemem, Allah hakkımızda herşeyin en hayırlısını versin. Dualarınız ve iyi dilekleriniz için çoook teşekkür ederim!
Şu anda yazmakta zorlanıyorum. Hepinizin bildiği üzere parmağımda artık kendini aşmış koccaman bi siğil vardı. Ankara'da doktora gittim onun için ama kadın mel mel suratıma baktı, ben ona bir sürü şey anlattım o ise saçma sapan bi iki şey söyledi, hiç sevmedim kadını. Bide 15 günde bir gelmen gerekiyor tedavisi i
Yine Sobelendim.. 2007-04-14 22:52:00
Andy beni sobelemiş, üç günde süresi varmış, şimdi başladım bitirince yayınlarım artıkın;)
1-1 BUGÜNE KADAR YAŞADIĞINIZ 3 ŞEHİR:
Ankara - doğup, büyüdüğüm ve en sevdiğim şehir.
Aydın, Söke - Cancan ablamla beraber bir sene yaşadığım, küçük ve sevimli bir kasaba.
İstanbul - üniversiteden sonra çalışmak için gittiğim; gezmek, alışveriş yapmak ve sevdiklerimi görmek dışında, yaşamaktan pekte haz etmediğim karmaşık ve kalabalık şehir.
1-2 TATİL İÇİN GİTTİĞİNİZ VE ÖNERECEĞİNİZ 3 ŞEHİR:
Bartın, İnkumu nda, ablamlarla beraber yaptığımız uzun Karadeniz gezimiz sırasında tesadüfen gidip kaldığımız Sunset otel önerebileceğim, Sinop'tan İstanbul'a kadar olan kıyı şeridinde en beğendiğim yer.
Datça, sakin ve çok güzel bir tatil yöresi, özellikle ablamla sabahın köründe, güneş doğarken denize girdiğimiz günleri hasretle anıyorum, ablacım seni öpüyorum gözlerinden. Hadi hadi tavş
Hastalık Hastasımıyım:(( 2007-04-18 12:46:00 Burayı sevmiyorum işte, sevmeyeceğim de hiç bi zaman! Bugün doktora gittim arkadaşlarımın yoğun ısrarları sonucu. Çünkü dün gece bacağımın sızısından uyuyamadım. Benim bu hastalıklarım bitmez oldu ve bende buna sinir olmaya başladım. Ya başım ağrır ya grip olurum, bi kere sistit oldum, sonra dişim ağrıdı dolgu yaptırdım, sonra siğilimi yoldum doktora gittim. He bi defasında da midem ağrıdığı için gitmiştim. Bu sefer de belimden başlayıp topuğuma kadar inen bi ağrım oldu ve dün gece bir türlü uyuyamadım ağrıdan. Bacağım sızım sızım sızladı. Üç gündür doktora gitmemek için kırk takla atıyorum, çünkü ikide bir doktora gidiyorum ve bu duruma sinir oldum. Netekim orada ki doktorda bana çok sık hastalanıyorsun, daha çok gençsin gibi ıvır zıvır bi sürü şey söyledi. Hemşire ve diğer doktorda cins cins baktı. Sanki ben keyfimden hastalanıyorum. Nasıl sinir oldum anlatamam, hem kendime hemde onlara. Bi da
İşte böyle birşey.. 2007-04-20 14:36:00 Doca yine Batum’da. Hayır bu sefer sızlanmayacağım: ) Dedim ya silkelen ve kendine gel diye kendi kendime. Dün spora başladım, nivea body nin cdsi ile, gerçekten iyi geldi. Hem spor yaptıktan sonra ki esneme hareketleri ve aldığım duş sonucunda hiç hamlamadım. Tavsiye ederim arkadaşlar.
Bu arada daha çok su içmeye de başladım ve meyva yemeye. Belki böylece daha az hasta olurum da ikide bir doktora gitmekten kurtulurum. Bu arada blogları okumayı denedim ama ya benim bilgisayarda bi sorun var yada blogger da çünkü kendi sayfamı dahi zorla açıyorum. Bir türlü açılamıyor bu sayfalar, neden acaba?!
Sonraa Çarşamba günü Doca gidince saolsun canım Palyanço’m ve zibidi Andy bize geldiler. Hep beraber mikrodalgada ilk mısır patlatma deneyimimizi yaşadık: ) Aslında çok zevkliydi incecik bi paketi fırına koyup kocaman olmasını izlemek ama mısırlar şekerli çıkmasaydı yemeside zevkli olacaktı! Sonrada oturup kikirdeyerek Avrupa Yakası n
Aynur Biçer'den yardım çağrısı 2007-04-20 10:03:00 OKUL ADI: Zübeydehanım Zihinsel Engelliler İlköğretim Okulu ve İş Okulu
ADRES:Eski kale yolu 10.Sokak Fevziçakmak İlköğretim Okulu Bahçesi VAN/MerkezİRTİBATTELEFONLARI: 0 432 217 08 07
İHTİYAÇ LİSTESİ: Rakamlar, harfler şekillerle ilgili zeka geliştirici oyuncaklar,yapboz, 1. sınıf 4. sınıf arası basit hikaye kitapları
Silkelen ve Kendine Gel Cadı Hanım;) 2007-04-19 18:34:00 Bu sıralar kendimi fazlasıyla boşladım. Böyle bakımsız, kilolu, sürekli hasta olan ve şikayet eden biri oldum çıktım. Blogumun son yazıları bana bunu hatırlattı. Bu yazımı yazıp kendimi spora vereceğim efendim. Artık her akşam spor yapmadan uyumamaya karar verdim. Hazır Doca yine Batum'dayken başlayayım yoksa ben miskin o miskin olmayacak böyle. Belki döndüğünde biraz düzene sokmuş olurum bu spor olayını da o da benim sayemde başlar.
Bu arada Malatya'da olan olaylara gerçekten çok üzüldüm. Kısacık Türkiye ziyaretimizin bir kısmını da Doca'nın ailesinin yanında Malatya'da geçirdik biz. Biraz önce de olayda hayatını kaybeden bir kişinin eşinin yaptığı açıklamaları duyunca içim acıdı. Affettim diyordu hanım, gerçekten çok hanım ve inançlı bir insana benziyordu. Çocukları var hemde 3 tane. İnançlı ne demek? İşte bu hanım da inanıyor, bizler de inanıyoruz. Sadece o tek ve en büyük olan Allah'a yakarış
Ne diyeyim ki size! 2007-04-19 18:17:00 Birkaç gündür saçma sapan yorumlar alıyorum. Birisi bana kafayı fena sarmış anlaşılan:) Ne diyeyim umarım kendinize uğraşacak daha faydalı işler bulursunuz! Benim gibi sıradan bi blogger'la uğraşıp yorum yazacak zaman harcamayın boşuna:) Burası ne birilerine mesaj vermek, ne de bir işe yaramaya çalışmak için açıldı. Burası kendi halinde birinin günübirlik yazılarıyla dolu. Yorumlarınız benim için birşey ifade etmiyor, sadece gülüyorum kendi kendime:) Bu sayfayı ciddiye alıpta yorum yazmakla zaman kaybettiğiniz içinde şaşırıyorum. Allah akıl fikir versin Dedecik!
"GEÇMİŞ OLSUN KIZIM,İSYAN ETME DUA ET,ŞİFALAR SENİNLEOLUR İNŞAALLAH.AŞAGIDAKİ ADRESEGİT NEFESİ GÜÇLÜ BİR TALEBEM HOCA VAR.SANA OKUNMASI LAZIM.! -:"
(Burada da bir adres vermiş!!)
Herhangi bir GÜNDÜZ DEDESİ
|