Kafamdaki Tilkiler:)) 1970-01-01 00:59:59 Dün 14:30 dan 18:30 a kadar yemek yaptım. Kıymalı uyduruk salatası, kısır, kandil simidi, zeytinyağlı sarma ve zeytinyağlı taze fasulye, mozaik pasta! Şu yaz günü pilav ana yemek falan yapıp şişmeyelim dedim, hepsinden az az yaptım. Çeşit olsun açık büfe gibi diyerekten. Nasıl yaptım böyle bi hatayı bilmem ama unutmuşum fotoğraf çekmeyi:((Yemek yapmaktan, menü hazırlamaktan, yeni tarfiler denemekten ve de uydurmaktan acayip keyif alıyorum. Hele şu evde olduğum günlerde kendimi aştım yapamam deneyemem dediğim herşeye burnumu sokuyorum:)) Ve dedim ya nasıl hoşuma gidiyor anlatmam. Doca ise bir gün de normal bi yemek yap demeye başladı!!Asıl anlatmak istediğim şu ki benim bir aklım kırk fikrim vardır. Evet makine mühendisiyim ve Türkiye de iken mesleğimi icra ettim hatta gayet başarılı giderken istifamı basıp Doca peşine buraya geldim ve belirsiz bir süre sonra yeniden işimin başına döneceğim.. AMA :Aklımda kuyruğu birbir
Çikolata Yasak:(( 1970-01-01 00:59:59 Ayağıma çivi battı demiştim ya, msn den annemlerle konuştum ondan sonra. Amman tetanoz olmayasın dediler! Ben onlara "yok canııımm ne tetanozu, bana bişey olmaz" dedikten sonra google da bi bakayım tetanoza dedim!
Amaaan bakmaz olaydım, o kadar korktum ki anlatamam. Sonra Doca ya "Ya tetanoz olursam acaba gidip aşı mı olsam" dedim korkumdan. Okuduklarıma göre,
Tetanoz virüsü 8-13 gün kuluçka döneminden sonra etki göstermeye başlıyor,
Tetanoz virüsü her türlü açık yaradan vücuda girebiliyor,
Yılda 270,000 bebek tetanoz yüzünden kaybediliyor, Her insanın 5 sene aralıklarla tetanoz aşısı yaptırması gerekiyor, özellikle hamilelerin. Eğer hamilelerin aşısı yoksa bebekleri dirençsiz doğuyor.
Ölürken insan vücudu sert spazmlar ve kasılmalar geçiriyor, hatta kemikler kırılıyor! -İşte bu cümle beni nasıl korkuttu bilemezsiniz!!Bende bu bilgileri Doca ile paylaştım ona iyi bir yer bulda gidelim akşam ben korktum dedim. Tabi o da
Yendik Şişirdik Dolma da Yaptık Pişirdik:))) 1970-01-01 00:59:59
Küçükken mahalle arkadaşlarımızla oynadığımız oyunlardan sonra ben genelde bu şarkıyı söyleyen tarafta olurdum:) O kadar hızlı koşardım ki mahallede kimse beni geçemezdi, hatta benden büyük erkek çocukları bile beni yakalayamazlardı, gayet kıvrak dönüşlerim ve ani frenlerimle onları şaşırtırdım. Dolayısıyla bilimum yakan top, tombik, voleybol yada futbol maçları gibi gibi performans gerektiren oyunlarda büyük ablalar ve abiler beni kendi takımlarına almak isterdi:) Emin olun çok havalıydım!
Ve de nitekim demin bu naçizane tekerlemeyi Doca için söyledim, çünkümüne onu Fight Night da bi güzel benzettim, üstüne üstlük 4 kere nakavt ettim:) Tabi bunda Muhammed Ali yi seçmeminde büyük katkısı vardı ama mühim olan Muhammed Ali yi almak değil onu joystick imizle efsaneleştirmekti!! Evet her ne kadar kendimi oyuna fazla kaptırıp sol baş parmağımı zedelesem ve yazarken epey zorlansamda
"AND THE WINNER IS CADI"Not: Ona si Read more: Dolma
Küçük Şeyler, Evin Ruhu Olur mu? 1970-01-01 00:59:59
Yabancı bir ülke yabancı bir ev, e kolay değil di alışmak. Geldiğim ilk iki gün boyunca akşama kadar bir koltukta yatmıştım. Herhangi bir hastalığım yoktu ama kalkamıyordum yerimden. Bavullarımız bir gecikme yüzünden bizden iki gün sonra geldi zaten. Yani üçüncü gün. İşte o üçüncü gün bavullarımız gelince zıplayıp kalktım yerimden, eve bir göz attım. Halıları kaldırdım, toz aldım ufak tefek temizledikten sonra Doca dan gizlice çantaya sokuşturduğum şeyleri çıkarıp yerleştirmeye başladım:) O na göre gereksiz bana göre ise çook değerli şeyler bunlar.
Yanda gördüğünüz annemin aldığı pembe terlik, ve ailenin tüm kızlarında aynısı olan çiçekli battaniye:) Aslında battaniyeyi alırken epey kazık yemiştik ama almadan da yapamadık açıkçası! Etikette yazan fiyatın neredeyse iki katını versek de, market çalışanlarına kızsak da aldık:) İyiki de almışız ona baktıkça içim açılıyor.. Terliklerse p
Ben Reçel Yaptım:)) 1970-01-01 00:59:59
Fişne reçeli yaptım ben!! Geçen perşembe pazara gitmiştik arkadaşımlan, kiraz kiraz diye tutturup salak gibi vişne aldığımı akşam yerken anladım! E iki üç attım ağzıma ama vişne de daldan toplamadığın sürece yemesi pek zevkli olmayan bi meyve bence. Ekşilik erik e yakışıyorda vişne gibi kırmızı meyveye yakışmıyor:)Gerçi yarım kilo fişnem vardı ama ben yinede heves ettim
yapıcam diye ve sol üst köşede gördüğünüz, kendisini cevizlerle süslediğim reçelimi yaptım! Google da aratınca vişne reçeli diye ilk çıkan tarife göre yaptım. Şimdi link koymakla uğraştırmayın beni:) Ama müthiş gaza geldim, iki kilo vişne ve iki kilo çilek alıp, daha çok reçel yapıcam ve buradaki arkadaşlarıma dağıtıcam! Umarım becerebilirim..Google demişken statcounter isimli bi site sayesinde sayfama kim nereden girmiş, ne kadar kalmış öğrenebiliyorum. Çok garip şeyler aratıp es kaza sayfama gelen insanlarda var ama demin "hem g
Olanlar oldu, Gelenler Geldi! 1970-01-01 00:59:59 2 Haziran Cuma,
Taşındık!!
Vera dan Vake ye taşındık. Şimdi diyorsunuzki ne güzel kısacık ve kolay telaffuz edilen isimler. Hiçte bilene, sadece bu ikisi kolay, öyle isimler var ki takside 10 defa tekrarlamak gerekiyor! Allahtan bizim ki kolay oldu.
Bi ara arşivimi silmiştim aslında ama bilenler bilir, eski evimizde datlıydı ama biraz küçüktü. Bakınız yandaki fotoğraf-Biyonik'e nispet yapayım acuk:))- Orada sıkış tıkış yaşıyorduk, akşamları iki kişilik koltuğumuzda Doca beni itekliyordu, ben onu :)
Sığamıyorduk dolaplara falan, E bu evede geldik bolluğa düştük, şimdi bana kocaman gibi geliyor. Evet bu evi çok beğendim, herşeyi güzel ama en beğendiğim yanı güneş alması. Öteki evde mutfak ve yatak odası güneş alıyordu sadece. Salonda gündüzleri lambasız oturamıyordum, vampire dönecektim neredeyse! Nedir "Güneş girmeyen eve doktor girer" !!
Sugibi yazmış ya, bizim evimiz deÄŸil die, asıl kiracı olunca bütÃ
İyileştim, Gezdim, Yoruldum:) 1970-01-01 00:59:59 Merhaba, uzun zaman oldu yazmayalı, hiç bu kadar uzatmazdım biliyorum. Ama bir sürü şey oldu hemde bir süüüürrrrrüüü. 26 Mayıs Kurtuluş Günü: Buraya yazdıktan sonra hastayım diye daha da kötü oldum. Tabi doktora gitmem diye de tutturunca, Doca şirket doktorundan aldığı bazı haplarla geçen cuma eve erken geldi! Bana kalk bakalım yerinden hastalığın geçmesi için yemek yemen gerek dedi. Ve aldığı yemekleri hazırladı, bana zorla bir sürü şey yedirdi. Haplarıda içirdi, yarım saat sonra başının ağrısı geçtimi dedi, evet deyince hadi kalk maça gidiyoruz dedi:) Ben he, hönk ne falan derken, bugün Gürcistan ın kurtuluş günü, senin dışarı çıkman ve fotoğraf çekmen gerekiyor dedi! Bende yemeklerin ve ilaçların etkisiyle aniden güçlenmiş olarak hemen tamam dedim! Fotoğraf çekmeye bayılıyorum, yakında dünyaya çıplak gözle bakmayı bırakıp, sürekli objektif arkasından bakıcam:))Şeker ve Endi bizi almaya geldiler yi
Çizgi Film Sevenlere Müjde! 1970-01-01 00:59:59 Bakınız yanda ki fotoğrafta kim var? "Kafasında yarım kabuğuyla dolaşan ve her macerasında "ama haksızlık bu öyle değil mi?" diyen minik civciv Kalimero" Üniversite de sürekli herşeyden şikayet eden ev arkadaşımıza taktığımız lakaptı Kalimero:) Fatih'cim bu fotoğrafı sevgili Kalimero ya ulaştırabilirmisin, zira ben o hayırsızla bir müddet konuşmama kararı aldım!
Bu ve daha nicesini hatırlayıp yad edebileceğiniz çocukluğumuzun çizgi filmleri : Yakari, Atom Karınca, Değerli, Heidi, Vikingler, Ayı Yogi, She-Ra, He-Man, Voltran Voltran Voltran:) , Esteban, Vataşiva Candy, Çiçek Kız Lulu, Clementine, Red Kit, Judy ve Uzunbacak, Hollywood Yaramazları, Müfettiş Gadget, Vücudumuzu tanıyalım-hani şu sinir hücrelerinin motorsiklet üzerinde beyine haber ulaştırdıkları çizgi film, bayılırdım- , Akıllı Bıdık, Pepen'in Balonu, Bay Meraklı -ki kendisi çizgilerin hası dır- vs vs vs......
Bütün bu çizgi filmlerle ilgili küÃ
Tiflis ten Manzaralar 1970-01-01 00:59:59
Cuma günü verdiğim yemekten sonra, Doca Cumartesi bugün yemek yapma sana bir süprizim var dedi.Yemekten önce Dinamo stadının oralarda tesadüfen kocaman bir pazar yeri farkettik. Ankara daki Maltepe pazarı gibi-eski hali gibi desem yeridir, en son gittiğimde baya kötüydü-, Yada İstanbul daki Bakırköy pazarı gibi. Git git bitmiyor baya büyük.Ben oranın adını "labirent pazarı" koydum, oranın tam karşısında da bir "labirent çarşısı" var zaten:))Herneyse ben sadede geleyim gezdikten sonra Doca beni bir Türk lokantasına götürdü. Tamam burada bir kaç Türk lokantası var ama burada Pide yapıyorlar:)))))))Nasıl sevindim nasıl bilemezsiniz, üstelik pideler gayet başarılıydı! Ayranla beraber pideleri cuklattıktan sonra üzerine de ince belli bardaklarda -ki burada hasret kaldığımız bir diğer zevk- tavşan kanı demlenmiş sıcak çaylarımızı da içtik değmeyin keyfimize doğrusu:)) Oradan çıktık Meydan a doğru akalım dedik, iyi de etm
Ağlamak İstiyorum!! 1970-01-01 00:59:59 Taşındık, yerleştik ama bir türlü sorunlar bitmedi! Herşey mutfaktaki evyenin su koy vermesiyle başladı :(((
Önce çöp öğütücüsü ile beraber onca su aktı mutfağın ortasına. Bilmiyorum hiç çöp öğütücüsü aktımı mutfağınızın ortasına! Aynı kusmuk temizlemek gibi! Bir kere tamir etti usta ama ertesi gün bulaşık yıkayınca tekrar aktı! Bu sefer bütün boruları değiştirdiler de düzeldi. Ama yine birşey olacak diye korkumdan, kullanmıyorum o pis öğütücüyü, böööğğğğ!Sonracıma banyodaki sıcak suya bir haller oldu! kafamızdan aşağıya kaynar sular döküldü, bir türlü ılıtamadık suyu. Meğersem soğuk su vanası kapalıymış. Allah tan bu sorun uzun sürmedi!E tabi fare sorunumuz hepinizin malumu! Adını Hikmet koyduğumuz zatı muhterem ,Docamın ona hazırladığı yapışkanlı tuzaktaki zehirli yemleri yemiş ve sanıyorum su içmek için klozete yönelmiş ve klozetin içine düşüvermiş! Kendisini sabah orada ö
Miki Fare mi İmdaaattt!!! 1970-01-01 00:59:59
Dün gece tuvalete gidicem Doca gitme dedi, ee neden dedim su yok yine dedi. Sularımız gece 2 den sonra genellikle kesiliyor da! Bu her gece böyle olduğu için bende şişeleri mutlaka su ile dolduruyorum yani tedarikliyim. Ben olsun su var şişelerde dedikçe Doca gitme diyo, neden diyorum işte diyo. En sonunda kalktım iyimisin ya gidiyorum dedim bende geleyim bari diyo:)
Sonunda kızdım ne var yaa diye o da yumurtladı meğersem fare varmış banyo da!!!
Evde fare var lafını duyduktan sonra yatakdan inemedim evin içinde sandalyelerin tepesinde gezdim normal olarak!! Birde acaba ne zamandan beri beraber yaşıyoruz diye düşüne düşüne paranoyak oldum:..( Doca fareyi görmeden 5 dk önce gece karanlıkta, ışıkları bile yakmadan, yalınayak odadan salona gittim ve telefonumu alıp geldim ben!! Yalın ayak ve karanlıkta !!!İşte tam burada bir çığlık atmak istiyorum Aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!Tabi sabahta evde duramadım kendimi Doca nın iş yerine
Müjde!! 1970-01-01 00:59:59 "TRT'den Çocuklara Müjde
İlk kez uluslararası bir kuruluş ile işbirliğine giden TRT, Walt Disney yapımlarını izleyicileri ile buluşturacak.88 sinema filmi ile 914 bölümlük 21 çizgi film önümüzdeki aydan itibaren yayınlanmaya başlayacak" Bu haberi http://www.portakalyolu.com/ buradan aldım. Çok sevindim hemen paylaşayım dedim.
İşte Asıl Tiflis Manzaraları! 1970-01-01 00:59:59
Nehirin orada durup 360 derece çizerek çektiğim fotolar yukardakiler!
En sevdiÄŸim sokakta en sevdiÄŸim mekan!
Nargilesi mükemmel biraz pahalı
olsada sütlüsü tavsiye edilir:)
Servisi her Gürcü lokantasında olduğu
gibi çoookkkk yavaştır, sakin olun
sohbete dalın, zaman çabuk geçer.
Eğer çok açsanız Fast food a gidin zaten! E dimi ama? Gürcistan da yemekler ağır ağır gelir yavaş yenir, bol bol içilir. Hatta şaraplar sürahilerde gelir! Yalnız yemek için belirli bir sıra yoktur çorba yemeğin ortasında gelebilir! Ve de siparişler unutulabilir arada bir hatırlatmakta fayda vardır yani:)))
Darbukacı çocuk, gerçekten mükemmel bir performans! Gözler kapalı ve transa geçmiş gibi çalıyordu. Bu çocuk bizim memleketin suyundan içmiş ekmeğinden yemiş! Bu ritmler tıpkı bizim göbek havaları, dedim ya tutmasalar masaya çıkacaktım:)) Transı bozmamak için flaşsız çekildi:
En sonda da benim rejisör Docam ve Bazareti Gölünün
Hastayım, yaşıyorum! 1970-01-01 00:59:59
Üç gündür iyi değilim, ya başım ağrıyor ya midem bulanıyor yada bağırsaklarım su koyveriyor:) Evet iğrencim biliyorum:) Ama ben hastayım ve naz yapmak istiyorum! Doca ise herzamanki gibi yoğun, akşam yemeğimi bile yalnız yiyorum. Ne yapsın işlerinin en sıkı zamanı.. Ben annemi istiyorum;..( Annem olsa bana tarçınlı ve nişastalı süt pişirip içirir, nane limon kaynatır midem düzelsin diye kızılcık marmelatı yutturur, yada haşlanmış patates yedirirdi! Hemde bunların ardı arkası kesilmez, iyileşene kadar aralıksız birşeyler içerdim:) Hem o beni bir günde ayağa kaldırırdı, üç gündür sürünmezdim ki! Gece yine başağrıma uyandım, Allahtan Doca benle ilgilendi, ben istifra ederken alnımdan tuttu, ben tabi ağladım yine. Çünkü annemde öyle yapardı;..( İlla hastaneye gidelim dedi, istemedim. Beni okuyup üfle dedim yalnızca ona, annem okurdu çünkü olsaydı! Birde hem kızıp hem severdi, gerçi Doca da o konuda annemi ar
Ciddi olayım mı ? - Nükleer Enerji! 1970-01-01 00:59:59 Enerji Tehlikesi yaklaşıyor. Araştırmalara göre 2020 yılında Türkiye büyük bir enerji sıkıntısı çekmeye başlayacak.Yüksek meblağlar ödesek bile pek sevgili komşularımız Rusya ve İran bize doğalgazlarını satmayacaklar. Çünkü kendilerine ancak yetecek gazları olacak. Şimdiden İran gaz vanasını kapattı bile! Doğalgaz bağımlısı hükümetimiz çözümü Nijerya'dan oradan buradan tankerlerle sıvılaştırılmış doğalgaz almakta arıyormuş. Doğalgazın sıvılaştırılması -200 C derecenin de altına getirilmesiyle olur! Tankerlerle koca ülkenin enerji ihtiyacını karşılama fikrine sadece gülüyorum!!! Zaten ülkemizde bütün şehirlerin hızla doğalgaza geçmesini, bütün insanların evlerinde ki sistemi doğalgaza dönüştürmesini, kombilerin çatır çatır satılmasını anlayamıyorum. Özellikler merkezi sistemlerin iptal edilip, bireysel ısınmaya geçilmesini ise hiç anlamıyorum. Sanki güldür güldür akan bir çeşmede
02:00 1970-01-01 00:59:59
Doca hala iş yerinde, çalışıyor. Saat 02:00! Ben kanal D de öldüren kadın diye sıkıcı bir film izleyip, bir yandan da uyumaya çalışıyorum. Aslında uyumayı çok istiyorum ama ayaklarım kaşınıyor ve başım ağrıyor. Dışardan sürekli patlama sesleri geliyor. Bugün Gürcistan da christmas. Geçen sene bugün ben Türkiye'deydim ve bu saatte Doca beni aramıştı. Galiba iç savaş çıktı diye:) Meğersem herkes balkonlardan çatapat patlatıyormuş:)) Bu gece onun anlattığı kadar çok olmasa da sesler geliyor. Sanırım bu sabahın gecesinde daha çok kutlama olur. Herneyse, Doca umarım işini kolaylıkla bitirir ve eve sağsalim gelir...
İt enikleri:)) 1970-01-01 00:59:59
"Cadı hanımcım, bana yardım edersin, ha bu ne rengidir?" -Üzerinde ki siyah kazağı göstererek-"Siyah!","Hee eyle mi?""Hee, neden sordun?""He ben siyahıda bilirem, beyazıda bilirem. Emme hankisi hankisi onu bilmirem"": )))"Yazıma başlamadan önce, demin çaycı kadınla aramızda geçen konuşmayı da yazmak istedim : )Gürcistan'da pek çok azeri var, içlerinden biriside bizim konteynerın çaycısı. O kadını gerçekten çok seviyorum, kalbinin güzelliği yüzüne vurmuş derler ya, işte tam öyle biri. Her işe koşturur, hiç gocunmaz ve sürekli yüzünde tatlı bir tebessüm vardır. Maşallah, ne iş olursa olsun, çalışırken gocunmayan işinin hakkını vermek için uğraşan insanları severim.
Ama ben size asıl eniklerimizin hikayesini anlatacaktım. Şantiyede ve çevresinde bir sürü köpek var. Ve bizim şirkette bunları toplayıp hayvan barınağına gönderecek bir şirketle anlaştı ki etrafta aylak aylak gezinmesinler diy
Msn Muhabbetleri 1970-01-01 00:59:59 Msn de Mayonezle bakın neler konuştuk:)Mayonez : 30 da denedik diyelim olmadı, ya çocuğumuz olmuyorsaMayonez : tedavi uzun sürüyorsa, yaş geçerse, ya sonraCadı : O zaman mıçtıkMayonez : Bence de
Cadı : Ne yapalım bunun testerıda olmaz kiMayonez : 1,5 yaşına getirip bize verseler keşke
Cadı: Ben bir yaşına da razıyımMayonez: Sen doğursan, annene versen, sonra alsan
Cadı : Anneme sorsan hemen tamam derMayonez : ok işte, harika da büyütür
Cadı: bizim bahçede oynatırMayonez : 6 aylıkken çişi bıraktırır bee, konuşur zeki olur çocuk
Mayonez: Ne tatlı olur bebişler yaaCadı : Valla yaa, yap bi tane de sevelim
Mayonez : Al benden de!!!!!!!!!!!Mayonez'le msn de bu konuşmayı yapınca gerçekten de hala çocukluktan çıkamadığımızı farkettim:)) Biz kiiim, çocuk yapmak kim :PNot: Aşağıda bulunan orjinalinde isimler tarafımdan değiştirilmiştir, görüntü biraz bozuldu değişimi yaparken kusura bakmayın artıkın. Yazışmanın msn
Dişçiiiii!! 1970-01-01 00:59:59 Türkiye'den gelen Ramço bize en süpper hediyelerden birini getirmiş! Baklavaaaaa!! Hem de reklam olucak biraz ama halis muhlis Güllüoğlu :)) İşte ben bu baklavaları lüplettim bi güzel. Ama sonra dişimde bi ağrı peydah oldu! Böyle arada sırada giren bi ağrı, çok beter bişey değil ama dişim çürümüş işte:((( Tatlı tatlı yerken iyiydi de, ağrısı fena oluyo bu dişin yaaa!!!
Ben de dün dişçiye gidecek olan Kurt a takıldım, beni de götüüürrr diye. Zira Türkiye'de hep babamın sağolsun, şirketin polikiliniğinde ki iyi dişçilere gittiğim için burada çok korkuyorum dişçiden! Neyse hazır Kurt gidiyorken takıldım bende peşine. Aşağıda ki fotoğrafta Zorro kılığında ki maskeli Kurt a, dişçi hanım sevimlilik yapıp topitop vermek suretiyle ağzını açtırmaya çalışıyor:))
İşte bu güzel abla benim de dişime elinde ki metal çubukla bi baktı ve kanal tedavisi gerekiyor dedi:S Ben oldum panik tabi ki!! Ara ara ağrıya
Kanal Tedavisi 1970-01-01 00:59:59 Dün Süveyda'nın diş ve ağız sağlığı hakkında verdiği toplumsal mesajlar kulağımda, hani şu sevdiğimi söylediğim çaycı ablaya telefon açtırıp dişçiden randevu aldım. Akşam 5'te şoföre yolu tarif ederekten -artık yolları biliyorum anlayın yani!- gittim ve güzeller güzeli diş hekimimin koltuğuna oturup kendimi rahatlatmaya çalıştım. Bir elimde de ne olur ne olmaz birini ararım belki diye, cep telefonumu sıkı sıkı tutuyordum! Çünkü pek güzide şirketimiz de bütüüüün tercümanların dün işi çıkmıştı ve ben yanımda kimse olmadan ve çat pat ingilizce konuşan dişçimizle başbaşa kalmıştım.
Beni o korkunç aletlerle dolu odaya alıp, ağzımı açtırıp bir iğne ile yaklaşınca ödüm koptu, ama iğne hiiçç acıtmadı valla. Sonra röntgen için yan odaya geçtik, ağzıma beyaz bişey koyup onu bastırınca midem ağzıma geldi. Benim midem öyle fenadır ki, sabahları diş fırçalarken bile bulanır. Netekim i Read more: Kanal
Safım safsın safız 1970-01-01 00:59:59
İçimden ben ne kadar safım diye yaptıklarımı düşünürken, aynı sitemi ablamdan da duydum. Ben ne kadar safım diyordu o da bana. Kendisi işi bırakınca evde sıkılmamak için komşu çocuğuna ders vermeye başladı. Hayrına matematik anlatmaya başladı. Ablalarım da mühendis oldukları için sayısal bilimlerde başarılıdırlar. Hatta bu küçük ablamın ders anlatma konusunda da ayrıca bir becerisi vardır. Ben küçükken de annem görmeden, bana ders anlatırdı, zira annem bu işe kesinlikle izin vermez. "Git öğretmenlerine sor, ablanlara güvenme. Onlara kim ders anlatıyordu? Kendin çalış, yapamazsan da öğretmenine sor" derdi. Annem ders konusunda acayip psikopattı, daha ilk okuldayken başımda oturup çok silgi kullandığım için burnumdan getirirdi. "Çok silgi kullanma" "Ama anne yanlış yapmışım?!" "Dikkat et o zaman yanlış yapma!" "Ama anne silgi, silmek için icat edilmiştir!" "Onu bunu bilmem, abine ilkokulda b
Kahkaha efektleri Cadı'dan :P 1970-01-01 00:59:59
Doca hergün mesaiye kalıyor, işi çook yoğun. Böyle günlerde ben kim müsaitse onun arabasıyla eve gidiyorum. Genelde bu kişiler Ramço, Andy yada Kurt oluyor. Genelde Andy ye musallat oluyordum, çünkü Kurt un arabası dolu oluyordu. Ama iki gündür Kurt un başına bela oluyorum. Çünkü hem onun evi bize daha yakın, hemde arabası boş:)) Bugün de Doca toplantıya kalınca, ben yine Kurt ve Güçlü Şirin'le eve gelecektim. Ama gitmeden önce onlar binayı gezmek istediler. İşletme departmanından oldukları için onlar şu an eski binada çalışıyorlar. Biz onlar için yeni binayı yapıyoruz. Hergün sürekli gördüğüm binayı onların gözünden inceledim bu kez. Temizlik sorunları ve dizaynla ilgileniyorlar doğal olarak. Onlarla gezince bina sanki daha değişik geliyor gözüme, tabi bizim sorunlarımız farklı, onların ki farklı.
Tam biz binayı gezerken kalabalık bir grup daha geziyordu, oldukça şık giyimli oldukları için onları işletme za
Yine Şantiye'den;) 1970-01-01 00:59:59 Aşağıda ki fotoğrafta gördüğünüz, bir tür yapıştırıcı olan bu epoxy lerin sıcak olması gerekiyormuş! Vee şanslıyım ki bunlar bizim odada:) Sayelerin de bende ısınıyorum:)) Tabii odaya gelirsem! Üç gündür buz gibi havada dışarda çalışıyoruz, benim dabıldak ların eğitimi var. Gittikçe daha çok seviyorum elemanlarımı. Tabi hepsi birbirinden farklı, değişik huyda insanlar. Ancak genelde efendi, temiz çocuklar. Siz benim çocuk dediğime bakmayın canım, adamlar yani:)) Cuma günü dini bayramlarıydı ama İstanbul'dan eğitim için bir teknisyen buraya geldi ve kalacağı süre kısıtlı olduğu için her günümüz kıymetli. Elemanlarıma fazla mesai vermeyeceğim, isteyen gelsin, istemeyen gelmesin dedim. Ertesi sabah hepsi sahadaydı:) Tabi ki blöf yaptım, mesai ücretlerini vereceğim;) Biliyorlar benim her bayram burada kalıp, işimin başında olduğumu, kendileri de o yüzden geldi sanıyorum:)) Gerçi biz mesai falan almıyoruz a
PAMUKELLİM 1970-01-01 00:59:59
Pamukelli'm benim maşallah, dediğim kadar yok mu ama yaaa:)) Bu benim Pamukelli'min güzel eli ve annesiyle birlikte yaptığı yeni takıları:) www.hobievi.com dan onun ilk karnesi için aldığım fimo hamuru - polimer kil- ile bu cicileri yapmışlar. Fırsatım olsa hiç beklemem bende Meltem Hanım'ın sayfasında tanıştığım polimer kil çılgınlığına kendimi kaptırırdım. Harika şeyler yapılıyor bir göz atın derim;)
Önüm Arkam Sağım Solum Sobee! 1970-01-01 00:59:59 İki yerden birden sobelenince bende ikisini birden aradan çıkartayım dedim:)
Önce Yağmurdamlası'nın sobesi için, hakkımda bilmediğiniz şeyleri yazayım dedim ama aklıma birşey gelmiyor açıkçası. Hakkımda bilmediğiniz birşey kaldımı ki:)) Deneyeceğim bakalım:
1. Mesleğim mühendislik ama asıl istediğim meslek aşçılıktı benim:) Lisedeyken anneme "ben büyük otellerde aşçı yamaklığı yapmak için işe başvurucam, en iyi orada öğrenirim" demiştim de annem herzaman ki gibi "Önce şu üniversiteyi kazan, okulunu bitir sonra ne istersen yap" diyerek mutfağa gitmişti:))) Ayrıca makine bölümünüde ikiside kimya mühendisi olan ablalarımın bölümlerinin ne kadar zor olduğunu görüp, tavşan ablamın gazıyla seçtim ve 5 yıllık okulu 7 senede bitirdim! Nasıl kolaydı bir bilseniz:)))
2. Şiveli birileriyle uzun müddet bir arada kalırsam dilim yavaş yavaş onlara kayıyor. O kadar ki eski işyerimde Van'lı bir ustabaşı ile sür
Ahmed Arif 1970-01-01 00:59:59
Ufuklara bak Cadı Hanım...
Akşam erken iner mahpusaneye.Ejderha olsan kar etmez.Ne kavgada ustalığın,Ne de çatal yürek civan oluşun.Kar etmez, inceden içine dolan, alıp götüren hasrete.Akşam erken iner mahpusaneye.İner, yedi kol demiri, yedi kapıya.Birden, ağlamaklı olur bahçe.Karşıda, duvar dibinde,üç dal gece sefası, üç kök hercai menekse...Aynı korkunç sevdadadır, gökte bulut, dalda kaysı.Başlar koymağa hapislik.Karanlık, can sıkıntısı..."Kürdün gelini"ni söyler maltada biri,Bense volta'dayim ranza dibinde,Ve heeep olmayacak şeyler kurarım, gülünç, acemi, çocuksu...Vurulsam kaybolsam derim, çırılçıplak, bir kavgada,Erkekçe olsun isterim, dostluk da, düşmanlık da.Hiçbiri olmaz halbuki, geçer süngüler namluya.Başlar gece devriyesi jandarmaların...Hırsla çakarım kibriti, ilk nefeste yarılanır cigaram,Bir duman alırım dolu, bir duman, kendimi öldüresiye.Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin,Ama aksam erken iniyor ma Read more: Ahmed
Açılışa Az Kaldı Amaa... 1970-01-01 00:59:59
Bugün canım çok sıkkın, dert dert üstüne geliyor. Açılışa sayılı günler kala arıza üzerine arıza çıkıyor. Şefimle de tartıştım. Erkek milleti değil mi! Sırf kendi egolarını tatmin etmek, suçlarını kabul etmemek için dediklerini yaptırmaya çalışıyorlar. Tartışma sebebimiz sistem odasının planı.
Ben yapılan planı beğenmediğim için değiştirilmesini istedim. Ama neymiş o plan kaç haftadır böyleymiş. Benim haberim yokmuymuş! Tabi bana birşey söylemezsen, pasifize etmeye çalışırsan benim nasıl haberim olabilir ki? Üstelik yaptığın plan mantıksız, ve bunu yapan adamlar bile benim dediğim plan için, "evet öyle olsa daha rahat eder çalışanlar" ve "yaparız, hiç sorun olmaz" dediği halde, bu adam yaptırtmıyor. Neymiş o öyle karar vermişmiş!! Bazen insanların hatalı kararlarını kabul etmeleri gerekir. Hem düzenltsen ne kaybedersin? Bana açıklarmısınız bu yerleşimin mantığını dediğimde ise, ben karar
Bahisler Açılmıştır:))) 1970-01-01 00:59:59
Sizce bu merdivenin arızası açılaşa yetişecek mi? Bahisler açılmıştır!! Tiyoların en güzelini size vereyim, yedek parçalar Çin' den ve Almanya'dan gelecek, siparişler dün verildi. Açılışada 5 gün var: )) Hadi size kolay gelsin, tabi en çook bana !!
Hiçbir şeyde gözüm yoookk.. 1970-01-01 00:59:59 Merhaba benim yadigar sayfam, merhaba bana yalnız sözcüklerle yeni ve güzel kapılar açan arkadaşlarım: )) Açılışa iki kala yine dayanamayıp yazıyorum. Ben pek iyi değilim. Açıkçası boğulmak üzereyim ve buradan tam anlamıyla bıktım : )) Hep şantiye geçecek, temiz odalarda oturacağız diye beklerken, bana verilen odayla iyice umutsuzluğa düştüm. Oda da ne ısıtma, ne havalandırma var. Pencere bile yok. Tavanda konteynerda da kullandığımız ucuz floransanlardan asılı. Konteynerdan ne kadar bıktığımı bilmem söylememe gerek var mı? Üstelik odamı paylaşmayı düşündüğüm arkadaş burada kalmayacağını, Türkiye'ye döneceğini söyledi! En azından ona güveniyordum, bana arkadaş olur diye.. Kalacağım yer elemanlarımın odasından bile kötü: )) Bir yandan klima santrallerinin gürültüsü, bir yandan binada kullandığımız diğer sistemlerin gürültüsü, ayrıca içeri girip çıkan araçlarda kapımın önünden geçecek, on
Türk Bayrağı astırmanın gururu:)) 1970-01-01 00:59:59
Bugün moralim çok yüksek. Aslında herşey aynı ama ben daha pozitifim:) Günlerdir sabah 8, gece 12 çalışıyoruz. Hepimiz çok yorgunuz ama bir yandan da hepimiz gururlanıyoruz. Bu binayı BİZ yaptık. Şu anda şanlı TÜRK bayrağımız bütün şehirde heryerde dalgalanıyor. Binamızın üzerinde ise kocaman bir tane var. Fırsatım olsa size fotoğrafını çekip koysam. Yorgunuz, açız, duygusalız, sterliyiz bütün duygularımızı çok yoğun yaşıyoruz. Ama şu günüde sağsalim atlatalım başka bişey istemiyoruz. Şu anda burada olup bunları yazdığımı duysalar eminim herkes bana güler. Ama o kadar güvenliğin içinden ilk önce gelip, hiç bişeye başlamadan bunları buraya yazmak istedim. İlerde hatırlamak ve sizlere iyi olduğumu söylemek için;)) Fotoğraf: google.com'dan :))
|