Owner: EN SEVGiLiYE URL:http://gulefendim.blogspot.com/ Join Date: Sun, 12 Aug 2007 06:59:15 -0500 Rating:0 Site Description: Hz. MUHAMMED (SAV)
PROPHET MUHAMMAD (PBUH)
ISLAM Site statistics:Click here
BEDİR VE UHUD SAVAŞLARI 2007-08-19 09:42:00 BEDİR VE UHUD SAVAŞLARIHz.Peygamber'in istihbarat elemanları Mekke'lilerin Ebu Süfyan komutasında ortak sermayesinden oluşan ve askeri maksat giden bir kervanın Suriye tarafına gitiğini ve dönmekte olduğunu tespit ettiler. Bu kervan bin deveden oluşuyordu. Hz.Peygamber hemen 312 kişilik ordusu ile harekete geçti. Kureyş kervanı,keşifçileri kanalıyla bunu haber almış ve süratle, değişik bir yoldan Mekke'ye kaçmıştı. Bunun üzerine Hz.Peygamber Bedir civarında on gün kalarak çevre kabilelerle ittifak kurmaya çalıştı. Bu arada Kureyş müşriklerinin yaklaşık bin kişilik bir orduyla Bedir'e yaklaşmakta oldukları öğrenildi. Hz.Peygamber (s.a.v.) ashabıyla yaptığı istişareden sonra düşmanı karşılamaya karar verdi. H.2 Ramazan ayı(624 Mart ayı)'nda cereyan eden bu savaşta Hz.Peygamber'in savaş strateji ve taktiklerini o günkü savaş anlayışına göre en etkili biçimde uyguladığı ve büyük bir başarı sağladığı görü
UMRE SEFERİ 2007-08-21 13:52:00 UMRE SEFERİHicretin 6. senesi, Zilkâde ayı (Milâdî 13 Mart 628)Resûl-i Ekrem Efendimiz, bir gece rüyâsında hiç bir korku ve endişe duymadan, Ashabıyla birlikte gidip Kâbe-i Muazzama'yı tavaf ettiklerini, kiminin başını kazıttığını, kiminin de saçını kısaldığını görmüştü.199Peygamber Efendimiz, bu rüyâsını anlatınca Ashab-ı Kiram, görülmedik bir sevinç ve heyecan izhar etmişlerdi. Zira, Muhacir Müslümanların Mekke'den Medine'ye hicretlerinin üzerinden altı yıl geçmişti. Bu altı yıl zarfında büyüklü küçüklü bir çok hadise cereyan etmişti, ama vatanlarının hasreti yine de gözlerinde tütüyordu. Doğup büyüdükleri vatanlarına bir gün tekrar kavuşacaklarını her an hayallerinde yaşıyorlardı. Hasret duydukları belde alelâde bir yer de değildi. Her gün beş vakit namazlarında yöneldikleri Kâbe-i Muazzamanın bulunduğu mübarek bir belde idi.Resûl-i Ekrem Efendimizin, "Siz muhakkak Mescid-i Haram'a girec
BERAT GECESi'Ni NASIL iHYA EDEBiLiRiZ 2007-08-27 01:25:00 Berat Gecesi'ni Nasıl İhya Edebiliriz?Cenab-ı Hak buyuruyor: 'Apaçık kitaba yemin olsun ki, Biz Kur'an-ı mübarek bir gecede indirdik. Biz, gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir...'(Duhan, 44/1-4)Ayette geçen, 'mübarek gece'den maksat; Berat gecesidir. Kur'ânın bu gecede, Yedinci semadan dünya semasına indirildi. Kadir gecesinde ise ilk kez Peygamber Efendimize indirilmeye başlandı.Bu gecenin, dört adı vardır. "Mübarek gece", "Berae gecesi" "Sakk gecesi", "Rahmet gecesi". Ve denildi ki bununla Kadir Gecesi arasında kırk gün vardır. Berae ve Sakk gecesi denilmesi hakkında da denilmiştir ki, haraç tamamen alındığı zaman beraetlerini (temize çıkmalarını) dile getiren bir sened yazıldığı gibi, Allah Teâlâ da bu gece mümin kullarına beraet yazar. Ve denilmiştir ki bu gecede beş özellik vardır:Bu gecenin beş özelliği vardır:1) Bu gecede önemli işlerin seçimi ve ayırımı
BERAT GECESi 2007-08-26 06:53:00 BERAT KANDİLİBu gelen gece olan Leyle-i Berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyenin proğramı nev'inden olması cihetiyle Leyle-i Kadr'in kudsiyetindedir. Herbir hasenenin Leyle-i Kadir'de otuzbin olduğu gibi, bu Leyle-i Berat'ta herbir amel-i sâlihin ve herbir harf-i Kur'anın sevabı yirmibine çıkar. Sair vakitte on ise, şuhur-u selâsede yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyali-i meşhurede onbinler, yirmibin veya otuzbinlere çıkar. Bu geceler, elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için elden geldiği kadar Kur'anla ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır. ( Said Nursî Şualar: 505)Hadislerle Berat Kandili- Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimiz şöyle buyurmuşlardı:“Recep, Allah’ın ayıdır. Şaban, benim ayımdır. Ramazan, ümmetimin ayıdır”. Mübarek Recep ayının ardından gelen Şaban ayı Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ayıdır. Bu mübarek ayın d
O'NUN (SAV) EŞLERİ - HZ.REYHANE (RA) 2007-08-24 15:47:00 Hz. Reyhâne (r.a.)Hz. Reyhâne b. Şem’ûn, Amr b. Kureyza (veya Benî Nâdir) oğullarından yahudi asıllı bir câriyedir. Benî Kureyza hâdisesinde esîr alınmıştır. İslâmiyete nasıl girdiği hakkındaki rivâyetler çeşitlidir. Rasûlullâh’ın, esir düştükten sonra kendisine İslâm’ı tebliği ile Müslüman olduğunu, Rasûlullâh’ın da onu âzâd edip nikahladığını ifâde edenler yanında; Reyhâne’nin önce müslüman olmak istemediğini, daha sonra ise kendi tercihi ile Müslüman olup Hz. Peygamber ile nikâhlandığını, ancak hür olmanın sorumluluklarını taşımaktan çekinmesi sebebiyle câriye olarak kalmak istediğini ifâde edenler de vardır.Hz. Reyhâne, Hz. Peygamber’in Vedâ Haccı dönüşünde vefât etmiştir. Cenâze namazını Rasûlullah kıldırmıştır, Bâki mezarlığına defnedilmiştir.
O'NUN (SAV) EŞLERİ - HZ.MEYMUNE (RA) 2007-08-24 15:44:00 Hz. Meymûne (r.a.)İlk adı Berre b. Hâris olan Meymûne (Böyle isimler almayı insanın kendi kendisini temize çıkarması olarak değerlendiren Hz. Peygamber ona Meymûne ismini vermiştir.) Hz. Abbas’ın hanımı Ümmü’l Fadl’ın (r.a.) kızkardeşidir.Hz. Meymûne, Hz. Peygamberle evlenmeden önce iki kere evlenmiş, ikinci kocasının ölümü üzerine dul kalmıştır. Umretu’l-Kazâ’da Hz. Peygamber’in ashâbı ile üç gün Mekke’de bulunurken Ümmü’l Fadl’a gelerek Rasûlullah ile evlenmek istediğini anlatmıştır. O da durumu kocası Hz. Abbas’a (r.a.) bildirince Hz. Abbas bu teklifi Rasûlullâh’a iletmiş, onun da kabûl etmesi netîcesinde Hz. Peygamber Hz. Meymûne ile nikâhlanmıştır.Bu evlilikten sonra Hz. Meymûne’nin mensûbu bulunduğu Âmir b. Sa‘sa‘a kabîlesinden heyetler Medîne’ye gelip Hz. Peygamberle görüşmüş ve kabîle halkı İslâm’ı kabûl etmiştir.Hz. Meymûne’nin, Hz. Peygamber’in nikâhladığı son
O'NUN (SAV) EŞLERİ - HZ.MARİYE (RA) 2007-08-24 15:41:00 Hz. Mâriye (r.a.)Kaynaklarda adı Mâriye el-Kıbtiyye olarak geçen Mâriye b. Şem’ûn el-Kıbtıyye, Mısır’ın Said bölgesinden Hafn denilen bir köydendir. Onun bu köyde Kıbtî bir baba ve Rum bir anneden dünyaya geldiği belirtilmektedir.Hz. Peygamber, hicretin yedinci senesinde Mısır Mukavkısı diye adlandırılan Bizans’ın İskenderiye vâlisine bir mektup göndererek kendisini İslâm’a davet etmiştir. Mektubu okuyup ona değer verdiği, hattâ benimsemesine rağmen Bizans İmparatoru’ndan çekindiği için İslâm’ı kabul etmediği ileri sürülen Mukavkıs, Hz. Peygamber’in elçisine büyük ikramlarda bulunmuş ve Resûl-i Ekrem’e yazdığı cevâbî mektupla birlikte, iki câriye, bir hadım ağası, 1000 miskal altın, kıymetli elbiseler, kumaşlar, güzel kokular ve bunun gibi bir takım hediyeler yollamıştır.Mâriye ve Sirîn adlı câriyelerin Medîne yolunda yâhut Medîne’de Hz. Peygamber’in teblîği üzerine İslâm’ı kabûl e
O'NUN (SAV) EŞLERİ - HZ.HABiBE (RA) 2007-08-24 15:38:00 Hz. Ümmü Habîbe (r.a.)Hz. Ümmü Habîbe Ümeyyeoğulları âilesinden Ebû Süfyan b. Harb’ın (r.a.) kızıdır. Muâviye’nin (r.a.) baba bir kardeşidir. Asıl ismi Remle’dir, ilk evliliğinden doğan kızı Habîbe’den dolayı Ümmü Habîbe künyesini almıştır.İslâm’dan önce hanîf dînine bağlı olan Ümmü Habîbe, İslâm geldiği zaman kocası Ubeydullah b. Cahş ile birlikte onu ilk kabûl edenlerden olmuştur. Müşriklerin baskı ve işkencelerinden kurtulmak için Habeşistan’a hicret etmişler, ne var ki kocası burada irtidât etmiştir. (Bir müddet sonra da öldüğü yâhut ayrıldıkları rivâyet edilmiştir.) Dîninde sebât eden ve bu uğurda büyük sıkıntılara mâruz kalan Ümmü Habîbe’nin haberi Hz. Peygamber’e ulaşınca, Hz. Peygamber, Habeşistan’a özel bir haberci göndererek râzı olduğu takdirde Ümmü Habîbe ile evlenmek istediğini bildirmiştir. Teklîfi sevinçle kabûl eden Hz. Ümmü Habîbe’nin nikâhını, (H
O'NUN (SAV) EŞLERİ - HZ.SAFFİYE (RA) 2007-08-24 15:35:00 Hz. Safiyye (r.a.)Hz. Safiyye, Benî Nâdir kabîlesinin reisi Huyey b. Ahtâb’ın kızıdır. İsrâiloğulları’ndan peygamber olarak gönderilen Hz. Hârun’un soyundandır.Hz. Safiyye, Rasûlullah’la evlenmeden önce iki kere evlenmiş, ikinci kocası hicretin VII. senesinde meydana gelen Hayber Savaşı esnâsında öldürülmüş, kendisi de Müslümanlara esir olmuştur. Bu evlilikte de Rasûlullâh’ın başlıca amacı, arada akrabalık bağı tesis ederek gerginliği gidermek ve kalpleri İslâm’a ısındırmak olmuştur.Hz. Peygamber, Dihyetü’l Kelbî’nin (r.a.) hissesine düşen, Benî Nâdir kabîlesinin reisinin kızı Safiyye’ye, eğer müslüman olursa kendisi ile evleneceğini, müslüman olmak istemezse de onu azâd edip kavminin yanına gönderebileceğini söylemiş; Hz. Safiyye de, kendisinin evvelden beri İslâm’ı arzuluyor olduğunu, Allah ve Resûlünün kendisine kavmine dönmekten daha sevimli olduğunu söyleyerek Hz. Peygamber’in tekl
O'NUN (SAV) EŞLERİ - HZ.CÜVEYRİYE (RA) 2007-08-24 15:34:00 Hz. Cüveyriye (r.a.)Hz. Cüveyriye, Benî Müstalik kabîlesinin reisi Hâris b. Ebû Dırâr’ın kızıdır. Müslüman olmadan önceki ismi Berre’dir. (Böyle isimler almayı insanın kendi kendisini temize çıkarması olarak değerlendiren Hz. Peygamber ona Cüveyriye ismini vermiştir.) Hicretin beşinci yılında gerçekleşen Müreysî (Benî Müstalik) savaşından sonra esir edilmiştir.Müreysî Gazvesi’nden sonra kabîlenin bir çok ferdi ile birlikte esir alınan Cüveyriye’nin Hz. Peygamberle evlenmesi ile ilgili rivâyetler biraz farklılık göstermekle berâber bu evliliğin, Benî Müstalik kabîlesinden alınan bütün esirlerin serbest bırakılmasına sebep olduğu konusunda kaynaklar hem fikirdir. Ashâb, “Rasulullâh’ın akrabâsı olan insanları biz nasıl esir ederiz” diyerek tüm esirleri serbest bırakmıştır.Bu evliliğin, Müstalikoğulları ile Müslümanlar arasındaki düşmanlığı giderdiği ve Hz. Peygamber’in Hz. Cüveyriye ile ev
O'NUN (SAV) EŞLERİ - HZ.ZEYNEP B.CAHŞ (RA) 2007-08-24 15:29:00 Hz. Zeynep b. Cahş (r.a.)Hz. Zeynep b. Cahş, Mekke’ye dışardan gelip yerleşmiş olan Cahş b. Rebâb’ın kızıdır. Annesi, Hz. Peygamber’in halası ve Abdulmuttalib’in kızı Umeyme’dir.Hz. Zeynep ilk olarak Hz. Peygamber’in âzadlısı (hattâ bu konudaki Kur’ânî hüküm gelmeden önce evlatlığı olarak bilinen) Zeyd b. Hârise (r.a.) ile evlenmiştir. Hz. Peygamber, Hz. Zeyneb’i Zeyd için isteyince âilesi önce, Zeyd’in âzadlı bir köle olması sebebiyle buna râzı olmak istememiş ancak Ahzab Sûresi’nin 36. âyeti bu konu üzerine inince hükme rızâ göstermişlerdir. Bu evlilikle birlikte üst tabakaya mensup asil ve zengin hanımların fakir yâhut kölelerle evlenmemesi âdeti kaldırılmış, hem de ilk uygulama Hz. Peygamber’e yakınlığı çok fazla olan kişiler üzerinde olmuştur.Ancak Hz. Zeynep, Hz. Zeydle bir sene kadar evli kalabilmiş, aralarındaki anlaşmazlığın artması üzerine -Resûlullâh’ın anlaşmaları yönünde
O'NUN (SAV) EŞLERİ - HZ.ÜMMÜ SELEME (RA) 2007-08-24 15:26:00 Hz. Ümmü Seleme (r.a.)Hz. Ümmü Seleme, Ebû Ümeyye b. Muğîre b. Abdullah’ın kızıdır. Asıl adı Hind’dir. Ümmü Seleme ilk olarak Abdullah b. Abdulesed (r.a.) ile evlenmiştir. Hz. Peygamber’in İslâm’ı tebliğ etmeye başlamasından kısa bir süre sonra Müslüman olan bu âile, müşriklerin baskı ve işkenceleri netîcesinde Habeşistan’a hicret etmiştir. Uzunca bir müddet Habeşistan’da kaldıktan sonra Mekke’deki müşriklerin Müslüman olduğuna dâir bir haber almaları üzerine Mekke’ye dönmüşlerdir.Mekke’de yine müşriklerin işkencelerine mâruz kalmışlar, nihâyet hicret emriyle Medîne’ye doğru yola çıkmışlardır. Ancak müşrikler, yollarını keserek Ümmü Seleme’nin gitmesine müsâade etmemiştir. Ümmü Seleme, daha sora bir yolunu bulup Medîne’ye hicret etmiş, ne var ki kocası bir müddet sonra Uhud Harbi’nde kolundan aldığı yara sebebiyle vefât etmiştir.Kocasının vefâtından sonra kendisine yönelen
O'NUN (SAV) EŞLERİ - HZ.HUZEYME (RA) 2007-08-24 15:16:00 Hz. Zeynep b. Huzeyme (r.a.)Hz. Zeynep, Âmir b. Sa‘sa‘a kabîlesinden Huzeyme b. Abdullah’ın kızıdır. Hz. Peygamber, Hz. Hafsâ ile evlenmesinden bir müddet sonra, kocası Uhud muhârebesinde şehîd olan Zeynep b. Huzeyme ile nikâhlanmıştır.Hz. Zeynep’in kabîlesi ile müslümanların arası, hicrî III. yılda yaşanan bâzı olaylar sebebiyle bozulduğundan, bu evlilik aynı zamanda bu kabîle ile olan münâsebetleri iyileştirip aradaki gerginliği yumuşatmak gibi bir vazîfeyi de îfâ etmiştir.Mânevî tesiri herkes tarafından kabul edilen ve “Ümmü’l-Mesâkîn” (fakirler anası) lakabıyla şöhret bulan Zeynep b. Huzeyme, Hz. Peygamberle evliliklerinin üzerinden 2 veya 3 (bir rivâyete göre 8) ay sonra vefât etmiştir. Cenâze namazı Hz. Peygamber tarafından kıldırılmış ve Bâkî mezarlığına defnedilmiştir.
O'NUN (SAV) EŞLERİ - HZ.HAFSA (RA) 2007-08-24 15:14:00 Hz. Hafsâ (r.a.)Hicretin üçüncü senesinde Hz. Peygamberle evlenen Hz. Hafsa, Rasûlullâh’ın sâdık dostu, ikinci Halîfe Hz. Ömer’in (r.a.) kızıdır.605 yılında Mekke’de doğmuştur. Hafsâ, ilk Müslümanlardan Huneys b. Huzâfe (r.a.) ile evlenmiştir. Ancak, Bedir Gazvesi’ne katılan Huneys dönerken yolda hastalanmış ve daha sonra Medîne’de vefât etmiştir. Hz. Ömer, kızını veyâ kız kardeşini fazîletli biriyle evlendirme âdeti gereğince, eşini (Hz. Peygamber’in kızı Rukiyye’yi) bir süre önce kaybeden Hz. Osman’a (r.a.) kızıyla evlenmesini teklif etmiştir. Hz. Osman evlenmek niyetinde olmadığını söyleyince aynı teklifi Hz. Ebû Bekir’e (r.a.) yapmış, Hz. Ebû Bekir de durumu sükûtla karşılayınca duygularını Hz. Peygamber ile paylaşmıştır. Hz. Peygamber de Hafsâ’nın Hz. Osman’dan, Hz. Osman’ın da Hafsâ’dan daha hayırlı biriyle evleneceğini söylemiştir. Nitekim Rasûlullah hicrî 3. yılın Şâba
O'NUN (SAV) EŞLERİ - HZ.SEVDE (RA) 2007-08-24 14:46:00 Hz. Sevde (r.a.)Sevde b. Zem‘a (r.a.), Hz. Hatîce’nin vefâtından sonra Rasûlullâh’ın Mekke’de evlendiği ikinci hanımıdır.Hz. Sevde, ilk olarak Sekrân b. Amr (r.a.) ile evlenmiştir. Hz. Peygamber’in insanları İslâm’a dâvetinden kısa bir süre sonra kocası ile birlikte Müslüman olmuştur. Müşriklerin ezâları sebebiyle Habeşistan’a hicret etmişler, burada bir müddet kaldıktan sonra Mekke’ye dönmüşlerdir. Ancak Hz. Sevde’nin kocası Mekke’de vefât etmiştir.Hz. Peygamber’in ilk hanımı Hz. Hatîce de yakın bir zamanda vefât etmiş, bunun üzerine Hz. Peygamber, küçük yaştaki çocuklarına bakacak ve kendisini yalnızlıktan kurtaracak uygun bir aday olarak gösterilen Hz. Sevde ile evlenmiştir. Peygamberimizle evlendiğinde 50 yaşlarında olan Hz. Sevde, Hz. Peygamber’in çocuklarına öz anne gibi muâmele etmiştir. Rasûlullah Hz. Âişe (r.a.) ile evlenene kadar kendisi ile yalnız yaşamıştır.Hz. Peygamberle 13 yıl y
O'NUN (SAV) EŞLERİ - HZ.AiŞE (RA) 2007-08-24 14:38:00 Hz. Âişe (r.a.)Hz. Âişe, Rasûlullâh’ın en yakın dostu, hicret arkadaşı, ilk halîfe Hz. Ebû Bekir’in kızıdır. Peygamberliğin 4. yılında Mekke’de doğmuştur.Hz. Peygamber ile nikahı hicretten önce Mekke’de kıyılmıştır. Bu sırada yaşı küçük olan Hz. Âişe’nin fiilî evlilik hayatı ise hicretten sonra (hicretin 2. senesi Şevval ayında) başlamıştır. Hz. Âişe, Ezvâc-ı Tâhirât içinde ilk evliliğini Hz. Peygamber ile yapan tek hanımdır. Hz. Peygamber, çok sevdiği bu hanımı, sevgi ifadesi olarak “Ayşe”, “Âiş”, “Uveyş” gibi çeşitli isimlerle çağırmış, beyaz tenli olmasından dolayı “Hümeyra” dediği de olmuştur.Hz. Âişe ile Resûl-i Ekrem arasındaki aile bağı sevgi, anlayış ve hürmet esası üzerine kurulmuştur. Kendisine büyük bir yakınlık ve sevgi gösteren Hz. Peygamber ile koşu yarışı yaptığı, onun omzuna dayanarak Mescid-i Nebevî’de mızraklarıyla savaş oyunları oynayan Ha
O'NUN (SAV) EŞLERİ - HZ.HATiCE (RA) 2007-08-24 14:22:00 Hz. Hatice (r.a.)Kureyş’in Benî Esed kolundan Huveylid b. Esed’in kızı olan Hz. Hatîce, Rasûlullâh’ın ilk hanımıdır. 556 yılında Mekke’de doğduğu ifade edilmektedir. Soyu, dedelerinden Kusay’da Hz. Peygamber’in soyu ile birleşmektedir. Üstün iffeti sebebiyle İslamiyet’ten önce “Tâhire” lakabıyla anılan Hz. Hatîce, sonraki dönemlerde Hz. Peygamber’in en büyük hanımı olması sebebiyle “Kübrâ” sıfatıyla da anılmıştır.Ticaretle uğraşan ve Şam’a göndereceği bir kervanın başına güvenilir bir kimse arayan Hz. Hatîce, tanıdıklarının tavsiyesi üzerine Hz. Peygamber ile ortaklık anlaşması yapmış, dönüşte de, başarılı bir tacir, dürüst, doğru sözlü ve ahlak sâhibi bir insan olduğunu gördüğü Hz. Muhammed (sav)’e evlenme teklîf etmiştir. Tarihçilerin büyük çoğunluğu, bu evlilik sırasında dul ve iki çocuk annesi olan Hz. Hatîce’nin 40, Hz. Peygamber’in ise 25 yaşında olduğunu ifad
O'NUN (SAV) EŞLERİ 2007-08-24 14:05:00 O'NUN (SAV) EŞLERİEzvâc-ı Tâhirât, Arapça “temiz zevceler” demektir. Hz. Peygamber’in kendileriyle evlenmiş olduğu hanımları ifâde etmektedir.Hz. Peygamber, Mekke döneminde tek hanımla evli kalmış olmasına karşın Medîne döneminde dînî, ictimâî, iktisâdî ve ahlâkî bir takım sebeplerden dolayı birden fazla kadınla evlenmiştir.Kur’ân-ı Kerîm, Hz. Peygamber’in hanımlarını “mü’minlerin anneleri” olarak nitelendirmiş, “Peygamber, mü’minlere canlarından daha evlâdır. Peygamber hanımları mü’minlerin anneleridirler...” (Ahzâb, 33/ 6), ve bu hanımlara tanıdığı saygın mevkîyi, mü’minlere (Hz. Peygamber’in vefâtından sonra da) onlarla evlenme yasağı koyarak pekiştirmiştir. (Ahzâb, 33/ 53) Şu var ki Peygamber hanımlarının mü’minlerin anneleri kabul edilmeleri hürmet ve ihtiram bakımından olmuştur. Bu sebeple nikahları haram, tâzimleri ise farzdır, diğer konularda ise mü’minlere diğer kad
O'NUN (SAV) MUCiZELERi 2007-08-24 13:28:00 Habeş Meliki Necâşî'nin ölüm haberi gelmeden cenaze namazının kılınmasıHem, nakl-i sahih-i kat’î ile, imana gelen Habeş Meliki olan Necâşî hicretin yedinci senesinde vefat ettiği gün Ashabına haber vermiş, hattâ cenaze namazını kılmış. Bir hafta sonra cevap geldi ki, aynı günde vefat etmiş.(*)(*) Buharî, Cenâiz: 57, Menâkıbü’l-Ensâr: 38; Müslim, Ferâiz: 14; Ebû Dâvud, Cihad: 133; Büyû’: 9; Tirmizî, Cenâiz: 69; Nesâî, Cenâiz: 66, 67; İbni Mâce, Sadakat: 9, 13.
SERiYYE VE GAZÂLAR 2007-08-24 13:00:00 SERiYYE VE GAZÂLARBuvat GazâsıHicretin 2. senesi, Rebiülevvel ayı. Bu tarihte Peygamber Efendimiz, beraberinde 200 Muhacirle Medine'den yola çıktı. Maksadı, içlerinde azılı müşrik Ümeyye bin Halef in de bulunduğu 100 kişilik bir muhafız grubun kontrolu altında hareket eden 2500 develik büyük Kureyş kervanının üzerine yürüyerek onlara göz dağı vermekti.Buvat Dağına kadar giden Resûl-i Ekrem kimseyle karşılaşmadı ve Medine'ye geri döndü.(İbni Sa'd, Tabakât, 2:8-9)Safevan GazâsıHicretin 2. senesi, Rebiülevvel ayı. Mekkeli müşriklerin adamlarından Kürz bin Cabir el-Fihrî arkadaşlarıyla Medine otlaklarına kadar sokularak akın etmiş; Medinelilere ve Müslümanlara ait bir çok hayvanı alıp götürmüştü.Bu baskın üzerine Peygamber Efendimiz Medine'de yerine Zeyd bin Hârise'yi vekil tayin ederek mezkur yağmacıyı takibe çıktı. Bedir nâhiyesinin Safevân Vadisine kadar ilerledi. Ancak Kürz takib edildiğini haber almış
BiR HADiS 2007-08-24 12:55:00 Kim günah işleyip de tövbe eden kimseyi,işlediği o günahtan dolayı kınarsa,kendisi o günahı işlemeden ölmez.Hadis (İmam Ahmed).
O'NUN (SAV) DUALARI 2007-08-31 12:17:00 İstiaze Dualarıوعن ابن عمرو بن العاص رَضِيَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]كَانَ رسوُلُ اللّهِ # يَقُولُ: اللَّهُمَّ إنِّى أعُوذُ بِكَ مِنْ قَلْبٍ َ يَخْشَعُ، وَمِنْ دُعَاءٍ َ يُسْمَعُ، وَمِنْ نَفْسٍ َ تَشْبَعُ، وَمِنْ عِلْمٍ َ يَنْفَعُ، أعُوذُ بِكَ مِنْ هؤَءِ ا‘رْبَعِ[. أخرجه الترمذي والنسائى .Abdullah İbnu Amr İbni'l-As (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şu duayı okurlardı: "Allah'ım, huşû duymaz bir kalbten sana sığınırım, dinlenmeyen bir duadan sana sığınırım, doymak bilmeyen bir nefisten, faydası olmayan bir ilimden, bu dört şeyden sana sığınırım." [Tirmizî, Da'avât 69, (3478); Nesâî, İstiâze 2, (8, 255).]AÇIKLAMA:1-Hadis birbirinden ayrı gibi görünen dört meseleye temas etmektedir:* Hu
O'NUN (SAV) MUCiZELERi 2007-08-31 12:12:00 Bir yahudinin sihrini bozmasıMuzır bir sâhir olan Lebid-i Yahudi, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmı rencide etmek için acip ve müessir bir sihir yapmış. Bir tarağa saçları sarmış, üstünde sihir yapmış, bir kuyuya atmış. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Hazret-i Ali’ye ve Sahabelere ferman etmiş: “Gidiniz, filân kuyuda bu çeşit sihir âletlerini bulup getiriniz.”Gitmişler, aynen öyle bulup getirmişler. Herbir ipi açıldıkça, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm dahi rahatsızlığından hiffet buluyordu.
MUHACiRLERLE ENSÂR ARASINDA KARDEŞLiK KURULMASI 2007-08-31 12:04:00 MUHACİRLERLE ENSÂR ARASINDA KARDEŞLİK KURULMASIAllah rızası için herşeyini bırakıp Medine'ye hicret etmiş bulunan Muhacir Müslümanlara, Medineli Müslümanlar muhabbet ve samimiyetle kucaklarını açmışlardı. Ellerinden gelen her türlü yardımı onlardan esirgememişlerdi, esirgemiyorlardı.Ne var ki, Muhacirler Medine'nin havasına, âdetlerine ve çalışma şartlarına alışkın değillerdi. Mekke'den gelirken de beraberlerinde hiç bir şey getirmemişlerdi. Bu sebeple, Medine'nin çalışma şartlarına ve kendilerine her türlü yardımda bulunduklarından dolayı Ensar adını alan Medineli Müslümanlara ısındırılmaları gerekiyordu.Nitekim, Medine'ye hicretten 5 ay sonra Resûl-i Ekrem, Ensar ile Muhaciri bir araya topladı. Kırk beşi Muhacirlerden kırk beşi de Ensardan olmak üzere 90 Müslümanı kardeş yaptı.Peygamber Efendimizin kurduğu bu kardeşlik müessesesi, maddî mânevi yardımlaşma ve birbirlerine vâris olma esasına dayanıyo
BiR HADiS 2007-08-31 12:00:00 Başlarına üzücü bir hal geldiğinde sabreden;Kendine nimet verildiğinde şükreden;Haksızlığa uğradığında olaya hoşgörüyle yaklaşarak bağışlayıp affeden;Kendi bir haksızlık yaptığında özür ve af dileyen kimseler...İşte onlar güvenli ve doğru yolu bulanların ta kendileridir.Hadis-i Şerif (Taberani).
MUHAMMAD AL-AMIN (PBUH) 2007-08-31 11:56:00 THE IDEAL HUMAN TYPE IN A SOCIETY OF IGNORANCE: MUHAMMAD AL-AMINAfter Muhammad (pbuh) became an active member of the society where he passed his childhood, he began to be uncertain about everything in the society. These doubts prevented him from accepting all the customs and behavior in that society which had been passed down from generation to generation and applying them in his own life. In this situation Muhammad adopted an attitude of organizing his life according to the truths he had discovered through common sense and intuition and to develop relationships with others along these same lines. This action and behavior of his were the first propagation of Islam not officially based on revelation. Of course, it could not be expected that this action and behavior would have an impact on the dominant patterns of behavior accustomed to in the society. However, it would not be reflecting reality to say that there was no influence at all on the patterns of behavior that had been followed
MECCA BEFORE ISLAM 2007-08-31 11:47:00 Mecca before IslamProphet Muhammad (pbuh), the messenger of Allah and the last prophet, was born in the city of Mecca. Mecca is in the west of the Arabian Peninsula, which lies between Asia, Europe and Africa, within the Hejaz region. It is important to be aware of the history of Mecca, the Kaaba and the Quraishi tribe to understand the life of the Prophet.The known history of Mecca dates back to the time of Prophet Abraham, but there is not much information about any earlier history. Prophet Abraham brought his son Ishmael, who was an infant, and his wife Hagar to Mecca on the order of Allah, leaving them there to return to Palestine.The valley of Mecca is described as an "uncultivable valley" (Abraham 14/37), being a desert with a hot, dry climate. Thus, Hagar and Ishmael were soon thirsty. According to religious accounts, just as Hagar, who had been running between the Safa and Marwa Hills in order to find water, had become desperate and abandoned hope for her son's life, a source
iFTAR DUASI 2007-09-27 06:16:00 İFTAR DUASIŞu iftar vaktinde sana el açtık, Yarab,duaları hep kabul eyleGafletin elinden sıyrılıp kaçtık, Yarab duaları hep kabul eyle. Yemekler koksa da hep burcu burcu, Senin rızan için tuttuk orucu Bağışla bizleri bağışla suçu, Yarab,duaları hep kabul eyle.Hamdolsun verdiğin bunca nimete,Sağlığa sıhhate ve afiyete,Cümleyi kavuştur o hidayete Yarab duaları hep kabul eyle,Anamız,babamız rahmetin umar, Bırakma bizleri bu yerlerde dar, Yarab duaları hep kabul eyle! Amin!
FREEDOM OF THE FAST 2007-09-27 05:54:00 FREEDOM OF THE FASTThe body provides boundaries for a person. It tells us where to start and where to stop. This is the first experience of boundaries that a person has in their childhood. In the same way that the human mind feels that it is buried in one's body, it either perceives the body as its "house" or as a foreign place.The nafs (ego) and the crippled modern person have problems with their bodies. The body in this context has been transformed into an arena of dominance. The nafs is oppressive. The crippling of the soul through narcissism is not limited to just the nafs.The place in which we live is only a very short distance from that which the hands of our restrictive bodies can reach.This short distance indicates the insignificance of humanity before the Creator. The distance which the nafs wishes to cover, on the other hand, can reach as far as trying to possess God-like features. Thus, the first thing for the narcissist nafs to overcome and the first area that it must surp