Owner: Türkçe Yaşam URL:http://turkceyasam.blogcu.com Join Date: Fri, 10 Aug 2007 11:28:30 -0500 Rating:0 Site Description: edebiyat, türkçe, türk dili, eğitim, türkolog, roman özetleri, mucitler, icat, ilgili, konular, sözcük, anlam, dil bilgisi, Türk, blog, şair, yazar, oyun,haber, türkçenin, tarih, muharrem ergin, meb, yüz temel eser, güzel sözler din, islam, video, mp3, aş Site statistics:Click here
...Siirt... 0000-00-00 00:00:00
...Siirt...
(Görüntülemek istediğiniz içeriğe
dokunun...)
Siirt - Kültür
Siirt – Genel Bilgiler
Not: İnternetten alıntılanarak derlenmiştir...
Siirt - Kültür 0000-00-00 00:00:00 Siirt -
Kültür
Mahalli
Giyim-Kuşam
Günümüzde yöresel
karakter taşıyan giyime ancak Eruh ve Pervari İlçelerinin köylerinde
rastlanabilir. Bu yörelerde bazı erkekler tezgahlarda tiftik ipliğinden dokunmuş
kumaşlardan yapılan ve Şal-Şepik denilen bir elbise giyerler. Bu elbise orjinal
bir elbise olup, cepken, yelek ve çok geniş pacalı pantolondan oluşur. Kumaşlar
işlemelidir. Yeleğin altına giyilen uzun kollu gömleğin kolları bileğe
sarılmakta, püskülleri sarkıtılmaktadır.
Kadın giyiminde ise
yöresel özellikler daha çok köylerde görülür. Basit şekilde dikilen ve ayaklara
kadan uzanan entariler oldukça yaygındır. Elbise renkleri genellikle göz
alıcıdır. Anadolu'nun diğer bölgelerinde olduğu gibi köy kadınlarının başları
sarılı fakat yüzleri açıktır.
Mahalli
Yemekler
Siirt Köftesi:
Mahalli tabirle "Kitel" diye adlandırılan Siirt köftesi ince bulgurdan yapılır.
Su ile yoğur
Siirt – Genel Bilgiler 0000-00-00 00:00:00 Siirt
– Genel Bilgiler
A- TARİHİ
YAPI:
Mevcut bilgilere göre Siirt
tarih yönünden çok eski bir geçmişe sahiptir. M.Ö. 2000 yılı başlarından M.Ö.
4. Yüzyıla kadar sırasıyla Samiler, Babil ve Asur
İmparatorluğu, Medler, Persler, M.S. ki dönemde
Romalılar, Partlar ve Sasaniler bölgede hakim olmuşlardır.
Siirt, l5l4 Çaldıran
Zaferinden sonra Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı İmparatorluğuna
katılmıştır.
26 Eylül 1919
yılında 48 Sayılı Heyet-i Umumiye Kararı ile bağımsız sancak haline getirilen
Siirt, 1923 yılında Vilayet olmuştur.
B-COĞRAFİ
DURUM:
1-
Arazi
Yapısı:
İlin Yüzölçümü 6.186 km2
...Sinop... 0000-00-00 00:00:00
...Sinop...
(Görüntülemek istediğiniz içeriğe
dokunun...)
Sinop - Resimler
Sinop - Sağlık
Sinop - Ekonomi
Sinop - Eğitim
Sinop - Turizm
Sinop - Tarih
Not: İnternetten alıntılanarak derlenmiştir...
Sinop - Sağlık 0000-00-00 00:00:00 Sinop
- SağlıkSağlık Kurum ve Kuruluşları
İlimizde 4 Devlet Hastanesi (Toplam fiili yatak
sayısı 488), 2 Sağlık Merkezi (Gerze Sağlık Merkezi fiili olarak hizmet vermekte
yatak kapasitesi 10), 34 Sağlık Ocağı, 195 Sağlık Evi (161'i Köy Sağlık Evi), 2
AÇSAP Merkezi, 2 Verem Savaş Dispanseri, 1 SSK hastanesi( fiili yatak kapasitesi
104), Ayrıca il merkezinde 1 Halk Sağlığı laboratuvarı, Milli Eğitim Müdürlüğüne
bağlı 1 Sağlık Eğitim Merkezi, 3 SSK İstasyonu ve bir özel poliklinik
bulunmaktadır.
Sağlık Kurum Ve Kuruluşlarının Bina, Araç Ve Personel Durumu
Yataklı Tedavi Kurumları toplam 575 yatak
kapasitesi ile hizmet vermektedir. 713 kişiye 1 hasta yatağı düşmektedir. Yapımı
tamamlanan Türkeli Devlet Hastanesinin ikmal inşaatı (Fiziki gerçekleşmesi % 30
) ve Gerze Devlet Hastanesinin (fiziki gerçekleşmesi %80) hizmete açılmasıyla
yatak kapasitesi toplam 640'a yükselecektir. Ayrıca yapımına dernek
Sinop - Ekonomi 0000-00-00 00:00:00 Sinop
- Ekonomi
İlimiz genelinde 16 yönetici, 27 Mühendis, 2
Tekniker, 45 Teknisyen, 4 Ev Ekonomisi Teknisyeni, 10 Veteriner Hekim, 24
Veteriner Sağlık Teknisyeni ve Teknikeri, 36 Memur, 41 İşçi, 1 Sivil Savunma
Uzmanı ve 1 adet sözleşmeli personel olmak üzere toplam 207 personel mevcuttur.
İl Müdürlüğümüz ve İlçe Müdürlüklerimiz için toplam 3 Veteriner, 5
Ziraat Mühendisi, 5 Veteriner Sağlık Teknisyeni, 7 Teknisyen, 10 şoför ve 5 adet
yardımcı hizmetliye ihtiyaç vardır. Tarım İl Müdürlüğünde 6'sı teknik ve
biri idari olmak üzere toplam 7 şube müdürlüğü bulunmaktadır. - Proje Ve
İstatistik Şube Müdürlüğü - Koruma Ve Kontrol Şube Müdürlüğü - Hayvan
Sağlığı Şube Müdürlüğü - Bitki Koruma Şube Müdürlüğü - Destekleme Şube
Müdürlüğü - Çiftçi Eğitim Ve Yayım Şubesi
Arazi Durumu
İlimizin 586.200 Ha.lık yüzölçümünün % 39,5 lik
kısmını oluşturan 231.170 ha. Alan tarıma elverişli
Sinop - Eğitim 0000-00-00 00:00:00 Sinop
- EğitimSinop'ta Cumhuriyet Öncesi Eğitim
19. yy'da Sinop Sancağı'nda eğitim ileri düzeyde
değildi. Sinop merkezinde bir idadinin (lise) açılması ancak 20. yy.'ın başında
gerçekleşebilmiştir. 1888 Devlet Salnamesi, Sinop Sancağı'nda 1'i Sinop, öbürü
Boyabat'ta olmak üzere toplam 2 rüştüye olduğunu kaydetmektedir. 1893'de Sinop
Sancağı'ndaki toplam 8 medresede 125, 3 rüştiyede 250 ve 136 iptidaiyede
(ilkokul) 2640 öğrenci vardı. Aynı dönemde Sinop Merkez Kaza'daki 6 mederesede
60, 2 rüştiyede 160 ve 30 iptadaiyede de 600 öğrenci vardı. Boyabat'ta 5 medrese
olup bu medreselerde 65 öğrenci bulunmaktadır. Rum Ortadoksların Boyabat'ta 40
öğrencinin devam ettiği yalnızca bir okulu vardı. 1898 Maarif Salnamesi; Sinop,
Boyabat ve Gerze'de birer rüştiye oldugunu, bu rüştiyelerde toplam 187
ögrencinin okudugunu kaydetmektedir. Aynı salnameye göre Sinop Merkez Kaza'da
Rum Ortodoksların 51 erkek öğrencili
Sinop - Turizm 0000-00-00 00:00:00 Sinop
- Turizm
Sinop İlinin Turizm Durumu
Sinop, Turizm açısından zengin potansiyel
kaynaklara sahiptir. Doğal güzellikler ve tarihi eser yönünden oldukça
zengindir. Zengin Orman örtüsü Karadeniz'deki uzun kıyısı, doğal kumsalları,
yaylaları, mesire yerleri İl'in başlıca güzellikleridir. Sinop İli sürekli göç
veren bir il olduğu için doğasında ve çevresinde hiç bir bozulma olmamıştır.
M.Ö. 4500yıllarından başlayarak günümüze kadar uzanan çeşitli
uygarlıkların izlerini taşıyan Kaleler, kaya mezarları, kiliseler, camiler,
medreseler, hamamlar, çeşmeler, tabyalar, türbeler, vb.eşsiz tarihi eserlerimiz
bulunmaktadır. Yağmur miktarının diğer illere göre az oluşu, Karadeniz
insanının tatil için Sinop'u tercih sebebidir. Ayrıca; Kastamonu, Çorum,
Amasya,Samsun gibi çevre illerden Turizm amaçlı gelen kişi sayısı oldukça
fazladır. İlin 175 km uzunluktaki kumsallarının 70 km'lik bölümünde, Akdeniz
pla
Sinop - Tarih 0000-00-00 00:00:00 Sinop
- TarihSinop Şehri, Anadolu 'nun kuzey yönde uç
noktası olan İnce Burun 'a doğu yönde bağlanan Boztepe Burnu berzahında bir
kale-şehir olarak kurulmuş ve tarih boyunca doğu yönde gelişmiştir. Tarih
boyunca kale dışına pek taşmayan şehir bir liman kenti özelliği taşır. Berzahın
kuzey doğusundaki dış liman fırtınalara açık olduğu ve denizcilik bakımından
kullanışlı sayılmadığı halde, Antikçağ 'da daha çok bu limanın kullanıldığı
bilinir. Zamanla kum dolan ve kullanılamaz hale gelen bu limanı berzanın
güney-doğusundaki iç limana aynı dönemde bir kanal bağlardı. Bu kanal,
Selçuklular döneminde kapatılmıştır. Yarımadanın güney yönündeki içliman
ise rüzgarlara kapalı konumuyla ve sakin deniziyle güney Karadeniz 'in en önemli
limanıydı. Bu özellikleri yüzünden "Akdeniz" ismini almıştır. Tarih boyunca
işlek bir liman yaşantısı ve tersane faaliyeti bu limanda gerçekleşmiştir. XIX.
Y
...Sivas... 0000-00-00 00:00:00
...Sivas...
(Görüntülemek istediğiniz içeriğe
dokunun...)
Sivas (Resimler)
Sivas (Genel Bilgiler)
Not: İnternetten alıntılanarak derlenmiştir...
Sivas (Genel Bilgiler) 0000-00-00 00:00:00 Sivas
(Genel Bilgiler)
Yüzölçümü bakımından Türkiye'nin ikinci,
yerleşim birimi sayısı bakımından birinci ili olan Sivas aynı zamanda Cumhuriyet
Türkiyesi'nin önemli bir tarih ve kültür merkezidir.
Sivas İli İç Anadolu'da yer alır. İl
topraklarının büyük bölümü Kızılırmak, bir bölümüde Yeşilırmak havzalarına
girer. 35 derece-50 dakika ve 38 derece-14 dakika doğu boylamlarıyla, 38
derece-32 dakika ve 40 derece-16 dakika kuzey enlemleri arasında kalan il,
28,488 km2 lik yüzölçümü ile Türkiye'nin toprak bakımından ikinci büyük
ilidir.
İç Anadolu'nun yüksek platoları üzerinde
başlayan ve doğuya doğru yükselen il alanı; kuzey, doğu ve güneydoğuda daglik ve
sarp bir kesimle son bulmaktadır. Ortalama yükselti 1000 metrenin üzerindedir.
İl alanının %47,6 si dağlarla, %6,2 si ovalarla kaplıdır.
Sivas İlinin büyük bir kesimi
yazları sıcak ve kurak, kışları soguk ve karlı geçen karasal İç Ana
...Şırnak... 0000-00-00 00:00:00
...Şırnak...
(Görüntülemek istediğiniz içeriğe
dokunun...)
Şırnak – Turizm
Şırnak – Ulaştırma
Şırnak – Ekonomi
Şırnak – Kültür
Şırnak – Sosyal Yapı
Şırnak - Nüfus
Şırnak - Coğrafya
Şırnak - Tarih
Not: İnternetten alıntılanarak derlenmiştir...
Şırnak – Turizm 0000-00-00 00:00:00 Şırnak
– Turizm
Şırnak ili sahip olduğu zengin tarihi, kültürel kaynakları ve
doğal değerleri ile turistik açıdan önemli cazibelere sahiptir. Turizm
sektöründeki gelişmenin yeterli düzeyde olmadığı ilde, turizm ve rekreasyon
tesisleri de nitelik ve nicelik olarak istenilen düzeyde gelişmemiştir. İl
genelinde yer alan tarihi eserler, doğal güzellikler ve turistik olarak görmeye
değer diğer yerler, yeterli altyapı bulunmaması ve turistik yatırımların yeterli
olmaması nedeniyle gerektiği gibi değerlendirilememektedir. İlin turizm
merkezlerinin başında Nuh Tufanı sonucu, Hz. Nuh Gemisinin konduğuna inanılan
Cudi Dağı gelir. Cudi Dağında Hz.Nuh (A.S.) ın gemisine ait mıt denilen büyük
çiviler ve tahta kalıntıları mevcuttur. Bu olayı Kuran’ ı Kerim’ de
doğrulanmaktadır. Kasrik Beldesindeki Gutilerden kalma köprü, taştan yontulmuş
sulama kanalı, ata binmiş adam resmi, Besta Meryem Kaplıcaları, Ciz
Şırnak – Ulaştırma 0000-00-00 00:00:00 Şırnak
– Ulaştırma
Elektrik
a) İlde Enerji Üretimi Ve Tüketimi Şırnak ilinde elektrik
enerjisi üretimi çok sınırlı düzeydedir. İdil ve Silopi ilçelerinde bulunan
elektrik santralleri toplam 100 mw kurulu güce sahiptirler. Şırnak ilinde
bedelsiz olarak elektrik tüketimi 2001 yılında 78.790.958 kwh iken 2002 yılında
25.109.495 kwh düşmüştür. Yani 2001 yılında kayıp oranı %52,80 iken 2002 yılında
%62,18 olmuştur. 2003 yılında bedelsiz olarak tüketilen enerji 48.351.239 Kwh
olup kayıp oranı %72.51 olmuştur.
Şırnak İlindeki Elektrik Enerjisi Tüketimi (Birim : KWH)
Yıllar
Elektrik enerjisi tüketimi
Yıllık değişim (%)
1996
210.000.000
1997
325.000.000
55
1998
425.000.000
31
1999
572.000.000
35
2000
552.000.000
-4
2001
322.298.751
-58
2002
164.807.121
-51
2003
166.172.639
0,8
b) İldeki Elektrik Santrallerinde Kurulu Güç
PS3 (Silopi) KEY Karadeniz Ener
Şırnak – Ekonomi 0000-00-00 00:00:00 Şırnak
– Ekonomi
Tarım
a- Arazi Dağılımı : Şırnak İlinin 7.152 kilometrekare arazi
varlığının %24,8’u olan 1.775.465 dekarı tarım alanı, 967,694 dekarı mera,
2.576.005 dekarı orman ve 1.832.836 dekarı ise tarıma elverişsiz alandır.
b-Tarım Alanı : Şırnak İlinde tarımsal faaliyette bulunan
12.929 çiftçi ailesinin kullandığı 1.775.465 dekar tarım alanının, % 12.8’i olan
227.868 dekarı sulu tarım alanı, 1.547.597 dekarı ise kuru (yağmura dayalı)
tarım alanıdır.
Şırnak İlinde Tarım Arazisinin Dağılımı
Cinsi
Miktarı(Dk)
( % )
Hububat
814.029
45,85
Bakliyat
129.556
7,3
Sınai Bitkiler
93.565
5,27
Diğerleri
738.315
41,58
TOPLAM
1.775.465
100
Kuru tarım alanında buğday, arpa ve kırmızı mercimek, sulu
tarım alanında ise pamuk ana tarım ürünüdür. İl tarla ürünleri üretiminde,
üretim değeri olarak ağırlıklı payı hububat bitkiler oluşturmaktadı
Şırnak – Kültür 0000-00-00 00:00:00 Şırnak
– Kültür
Eğitim ve Kültürün Gelişimi
Şırnak ilinde okuma ve yazma bilen nüfusun oranı 1990 yılında
erkek nüfus için %63,84 ve kadın nüfus için %16,93 iken, bu oran 2000 yılında
(14 den yukarı yaş grubu itibariyle) erkeklerde %82,57’e kadınlarda %35,82’ye
yükselmiştir. Şırnak ilinde okuma ve yazma bilen nüfusun oranı 1990 yılında
%42,05 2000 yılında %62,31 olmuştur. Bu oranlardan da anlaşılacağı üzere, Şırnak
iline ait okur-yazarlık oranı, Türkiye ve bölge ortalamasının hayli
gerisindedir.
İlde son yıllarda eğitim alanında önemli mesafeler alınmasına
rağmen, hala birçok sorun devam etmektedir. Şırnak’ta bir tarafta nüfus artışı,
diğer tarafta terör olaylarının neden olduğu göçler, eğitimin fiziki
kapasitesini olumsuz yönde etkilemiştir. Fakat fiziki altyapının
iyileştirilmesi, okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması, yatılı ilköğretim
okullarının etkinle
Şırnak – Sosyal Yapı 0000-00-00 00:00:00 Şırnak
– Sosyal Yapı
Genel Bilgiler
İl’de konut tiplerini belirleyen temel faktör, bölgenin coğrafi
konumundan kaynaklanan aşırı yaz sıcaklarıdır. Bu nedenle daha ziyade çatısız
taş örmeli evler ağırlıktadır. Bununla birlikte, şehir merkezlerinde nüfus
yoğunluğunun artması ve ekonomik durumun iyileşmesiyle beraber çok katlı modern
binaların yapımında artış gözlenmektedir. Köylerde ise genelde yığma evler
yapılmaktadır. Evlerde ısınmak için kışları odun ve kömür kullanılır.
İlin dışarıdan aldığı büyük göç ile nüfus yoğunluğu artmış ve
ciddi bir konut sorununu da beraberinde getirmiştir. Nüfusun özellikle kırsal
alanda dağınık yerleşim düzeninde olması hizmet götürmede maliyetleri
yükseltmektedir.
Merkez İlçenin il olması, Cizre ve Silopi İlçeleri ise Habur
Gümrük Kapısına giden karayolunun buralardan geçiyor olması sonucu dışarıdan
aldıkları büyük göç ile birlikte
Şırnak - Nüfus 0000-00-00 00:00:00 Şırnak
- Nüfus
Şırnak İlinin 2000 yılındaki nüfusu 353.197, 1990-2000
dönemindeki yıllık nüfus artış hızı ‰29.9’dur. İle bağlı bulunan 6 ilçeden Cizre
ilçesi 82.042 nüfusu ile en az nüfusa, Güçlükonak ilçesi ise 10.300 nüfusu ile
en az nüfusa sahip olan ilçesidir. İlin yıllık nüfus artış hızı en yüksek olan
ilçesi ‰47.1 ile Silopi iken, en az olan ilçesi ‰ -22.3 ile Güçlükonak’tır.
Şırnak il merkezinin şehir nüfus artış hızı ‰74.4 tür. Şırnak
iline bağlı ilçelerin şehir nüfusları incelendiğinde, şehir nüfusu en fazla olan
Çizre ilçesi, en az olan ilçenin ise Güçlükonak ilçesi olduğu görülür.
Şırnak İlinde İlçelere Göre Şehir - Köy Nüfusu ve
Yıllık Nüfus Artış Hızı
1990 Genel Nüfus Sonuçları
2000 Genel Nüfus Sayımı Sonuçları
Yıllık Nüfus Artış Hızı
İlçenin Adı
Şehir
Köy
Top.
Şehir
Köy
Top.
Şehir
Köy
...Hazır Cevaplar... 0000-00-00 00:00:00
...Hazır
Cevaplar...
Hazır
Cevaplar - 1
Hazır Cevaplar - 2
Hazır Cevaplar - 3
Hazır Cevaplar - 4
Hazır Cevaplar - 5
Hazır Cevaplar - 6
Hazır Cevaplar - 7
Hazır Cevaplar - 8
Hazır Cevaplar - 9
Hazır Cevaplar - 10
Not: İçerik, internetten alıntılanarak
derlenmiştir...
Hazır Cevaplar - 1 0000-00-00 00:00:00 ...Hazır Cevaplar... (1) ÖLÜLER ÇİÇEK KOKLAMAZ Amerikalı iş adamı, bir Çinliye alay ederek sormuş: - Ölüleriniz, mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ne Zaman yiyecek? Çinli başını kaldırmadan cevap vermiş: - Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı Zaman. YIKA DA GETİR Süleyman Nazif ve Abdülhak Şinasi birlikte yemek yerken, Şinasi garsonu çağırır ve su ister. Şinasinin kirden ve mikroptan eldivenle el sıkacak derecede korktuğunu bilen Süleyman Nazif garsona seslenmeden edemez: - Oğlum, beyefendinin suyunu yıka da öyle getir. SUSTURUCU TEDAVİ Zamane gençlerinden biri,bir toplantıda Akifi küçük düşürmeye çalışıp: - Siz baytardinız, değil mi? Demiş. Akif, istifini bozmadan şu cevabı vermiş: - Evet,bir yeriniz mi ağrıyordu? NE ALIRSINIZ? Yahya Kemal bir yokuşu çıkıncaya kadar nefes nefese kalır. Yokuşun sonundaki lokantadan bir garson seslenir: - Buyrun bey
Hazır Cevaplar - 2 0000-00-00 00:00:00
...Hazır
Cevaplar...
(2)
AKŞAM YEMEĞİ
Yahya Kemâl, dostlarından birine:
- Bu akşam yemeği benimle yer misin? Diye sorunca, arkadaşı:
- Hay hay! Der. Çok memnun olurum. Hiçbir mazeretim yok!
Yahya Kemal gülümseyerek karşılık verir:
- İyi öyleyse, bu akşam size geliyorum.
HAKLI ÖLÜM
Sokrat ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
- Haksız yere öldürüyorsunuz, diye ağlamaya başlayınca,
Sokrat:
- Ne yani, demiş. Bir de haklı yere mi öldürseydim?
HZ. ADEMİN MİRASI
Fatih Sultan Mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın
vermiş. Dilenci parayı alınca:
- Aman Sultanım, demiş. Koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi?
Fatih Sultan Mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca, dilenci:
- İkimiz de Hazreti Ademin çocukları değil miyiz? demiş. Elbette kardeşiz.
Sultan Fatih:
- Bu keşfini sakın başkasına söyleme, diye gülümsemiş. Diğer kardeşlerimiz de pay
isterse, sana zırnık bi
Hazır Cevaplar - 3 0000-00-00 00:00:00
...Hazır
Cevaplar...
(3)
Bir toplantıda bir genç, M. Akif'i küçük düsürmek için:
- Afedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş. M. Akif hiç
istifini bozmadan şu cevabı vermiş:
- Evet, biryeriniz mi ağrıyordu?
Bir doktor alkolsüz bira içilir mi? diye soran hastasına, Nasreddin Hoca’nın
şu fıkrası ile cevap vermiş:
Adamın biri, Nasreddin Hoca’ya:
- Tuvalette bir şey yemek caiz midir? diye sorunca, Hoca:
- Caizdir, demiş. Ama içeride başka bir şey yediğini zannederlerse, ne
diyeceksin?
N.Fazıl Kısakürek,vapurla Kadıköy’e geçerken, yanına biri yaklaşıp:
- Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu?
Biz yolumuzu bulabilirdik.
Necip Fazıl, okuduğu
kitaptan başını kaldırmadan:
- Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş.
Yüzerek karşıya geçebilirdin.
İmam- ı Azam hazretleri, üzerine doğru gelmekte olan bir hayvana yol vererek
kenara çekildiğinde, yanındakiler neden böyle yaptığını sorm
Hazır Cevaplar - 4 0000-00-00 00:00:00
...Hazır
Cevaplar...
(4)
TabipBeyazıd- i Bestami Hazretleri akıl
hastahanesinin önünden geçerken, bir tabibin havanda ilaç dövdüğünü görerek:
- Çok günahkarım, der. Bunun içinde ilaç var mı? Tabib daha cevap vermeden,
konuşmaları
dinleyen bir hasta, pencereden seslenir.
- Tövbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır. Kalb havanında tevhid tokmağı ile
döv. İnsaf eleğinden geçir, göz yaşı ile yoğur. Aşk fırınında pişir ve sabah
akşam bol bol ye. Göreceksin hastalığından eser kalmayacak.
Bistami hazretlerinin gözleri dolar ve :
- Ya Rabbi, der. Şu dünya hastanesinde ne tabipler var.
Biz de Onlara YaklaşıyoruzSultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans
topraklarında
ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:
- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
- Biz de onlara yaklaşıyoruz.
Bal ile SirkeHocaya "bal ile sirke uyuşmaz"
Hazır Cevaplar - 5 0000-00-00 00:00:00
...Hazır
Cevaplar...
(5)
Ne Kadarda FuzuliFuzuli ile Ruhi beraberce yürürlerken bir
köpek görürler. Ruhi köpeği göstererek;
'Bu köpekte ne kadar fuzuli' der. Fuzuli hemen cevabı yapıştırır:
Çünki içinde Ruhi var.
YüzükSultan III. Ahmed Han kendisine hediye
edilen çok kıymetli zümrüt yüzüğü, bir gün, divan toplantısında vezirlere
göstererek:
- 'Acaba bundan daha kıymetlisi var mıdır?' diye sordu. Hazirûn:
- 'Hayır Efendim, sıhhat ve afiyetle takınız. Bundan daha değerli bir şey olamaz'cevabını verdikleri halde yalnız Nevşehirli İbrahim Paşa itiraz etti:
- 'Bundan daha kıymetli şey vardır padişahım!' dedi. Padişah beklemediği cevap
karşısında sordu:
- 'Nedir?'
- 'O yüzüğün takıldığı parmak Efendim' diye cevap verdi.
Ahmet Müsade EtmezSadrazam Keçecizade Fuad Paşa'ya yetmişlik
bir kadinın otuz yaşında bir gençle evlenmek istediğinden bahsetmişler. Paşa
hemen:
- Ahmet müsaade etm
Hazır Cevaplar - 6 0000-00-00 00:00:00
...Hazır
Cevaplar...
(6)
İçeri Alamadığımız Günler Oldu
Mehmet Akif görevli olarak Berlin'e
gitmişti. Orada tanıştığı bir Alman kadinı:
- Affedersiniz, sizin şair olduğunuzu duydum. O halde merhametli bir kalbiniz
olması lazım. Diyorlar ki, memleketinizde kadinları içeri kilitler, sokağa
çıkmalarını engellermişsiniz. Onlara acımıyor musunuz?
Mehmet Akif şu cevabı verir:
- Yalanınız yok yanlışınız var madam. Biz kadinlarımızı içeriden dışarıya
çıkarmıyor değiliz. Fakat dışarıdan içeriye alamadığımız günler çoktur.
BülbülM. Akif yapmacıklı jest ve mimiklerle şiir
okuyanlarda hoşlanmazdı. Bir gün böyle biri, Taceddin Dergâhında Akif'in bülbül
şiirini okur. Bu okuyuşa canı sıkılan Akif, şöyle söylenir:
- Bu bülbül bizim Bülbül'e benziyordu ama, adam ne kanadinı bıraktı, ne
kuyruğunu!..
Eldivenim Yoktu Şu edepsize neden bir tokat vurmadin derler
Cenap Şehabettine. O da, eldi
Hazır Cevaplar - 7 0000-00-00 00:00:00
...Hazır
Cevaplar...
(7)
Ne Diye Bindin
Necip Fazıl Kısakürek vapurla Karaköy'e
geçerken yanına biri yaklaşıp:
- Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu
bulabilirdik.
Necip Fazıl, okuduğu
kitaptan başını kaldırmadan:
- Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş. Yüzerek geçsene karşıya.
Neresi Akıyor? Kırkağaç Kaymakamlık binasının tamir
gerektiği bildirilince, merkezden yazı gelmiş.
Nelerin aktığını, yegan yegan bildiriniz.
Aynı
Zamanda meşhur bir hicivci olan kaymakam Eşref, cevap yazmış.
- Muslukları hariç, her tarafı akıyor.
Elimi Yeni Yıkadım
Mehmet Akif, elini yıkadıktan sonra Neyzen
Tevfik'in kendisine uzattığı havlunun kirini görünce, ister istemez.
- Hayır, demiş. Elimi daha yeni yıkadım.
FaziletNihad Sami Banarlının anlattığına göre
Yahya Kemal bir dönemdeki sohbetlerinde sık sık şöyle dermiş:
'Çocuklarımıza dediler ki:
- Selçuk
Hazır Cevaplar - 8 0000-00-00 00:00:00
...Hazır
Cevaplar...
(8)
ŞekerAhmet hoca, mesainin fazlalığından,
fırsatını buldukça ufaktan kestirirdi. Birgün sohbet sırasında birisi, şeker
hastalığının uyku yaptığından söz açtı ve "Ahmet hocanın şekeri olmasın?" diye
sordu. Söze giren Ali Suad, gülerek şöyle cevap verdi: - Ahmet hocada şeker yok
ama, şekerleme çok.
Uçan Tabak Gökyüzünde birtakım uçan cisimlerin
görüldüğü iddia edildiğinde, bunlara ilk önce "uçan tabak" adı veriliyormuş.
Nizamettin Nazif, bu esrarengiz olay hakkında Prof. Salih Murad'ın fikrini
sorarak: - Ne dersiniz, hocam? demiş. Bu uçan tabaklar sizce gerçek midir? Ve
daha önce görülmüş müdür? Profesör:
- Elbette gerçektir, diye gülümsemiş. Karı koca arasında sık sık görülür.
Haksız Yere Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
- Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat:
- Ne yani, demiş. Birde haklı yere mi öldürülseydim!
Mis
Hazır Cevaplar - 9 0000-00-00 00:00:00
...Hazır
Cevaplar...
(9)
MadalyaBir gün Bismark, harpte yararlılık gösteren
bir askere madalya takarken: - Asker, yüz altın mı istersin, yoksa bu madalyayı
mı? Asker: - Madalyanın kıymeti nedir? der. Bismark: - Maddi kıymeti
aşağı- yukarı üç altın, diye cevap verir. Asker : - Öyleyse 97 altınla madalyayı
isterim! der.
Parmakla Alınabilseydi Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon' un
bir muharebede tenkide
kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
- Önce şurasını almalıydinız, sonra buradan geçerek ötesini zapdetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:
- Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.
MikropYahudi hakimlerinin yönettiği meşhur Yahudi
mahkemelerinde ölüm cezasına çarptırılan bir Alman generaline son arzusu
sorulduğunda şu cevabı vermiş:
- İdam edilmeden önce Yahudi olmak istiyorum. Böylece dünyadan bir mikrop daha
eksilmiş olur.
Fati