Lincoln için forumlarda sabahlıyorduk, şimdi Mehmet Yıldız için sabahlayan kesimdeyim. Bana göre memleketti en iyi yerli golcüdür. Yabancısı da Baros zaten. Ya 4-4-2 ya 3-5-2 diyoruz Skibbe. Delirtme bizi Skibbe. Bitir şu işi Haldun ağabey.Mehmet Yıldız Roma'daYıldızMezgit satar gibiMehmet Yıldız'ın gol sevinci(Blog'da ne çok haber varmış kendisi hakkında..)***"Bizim Galat
İspanya'nın Real Betis takımına olaylı bir biçimde gelen milli futbolcu Mehmet Aurelio için Fenerbahçe'nin FIFA'ya başvurduğu belirtildi.
Sözleşmesi sona eren, ancak sözleşmedeki yazılı opsiyon...
DAHA FAZLASI www.futbolizm.blogspot.com
Uzun süredir sakatlılığı süren Galatasaray'ın İsveçli defans oyuncusu Tobias Linderoth, Duisburg kentindeki otelde düzenlediği basın toplantısında sakatlanmayı kendisinin istemediğini...
DAHA FAZLASI www.futbolizm.blogspot.com
Real Betis kulübüne yakın çevrelerden alınan bilgilere göre, Aurelio’nun menajeri ve avukatı aracılığıyla Real Betis ile yaptığı görüşmelerin sonuçlandığı ve iki tarafın anlaşma sağladığı belirtildi.
Yeni sezon için ilk transferini gerçekleştirecek olan Real Betis’in yarın İspanya’nın Sevilla kentine gelecek olan Aurelio’yu sağlık kont
Binbeşyüz yetmişdeki gibi şerefle,şanla,
Yine çıktın Kıbrısa,tarihdeki destanla.
Bir adımda atlarken Akdeniz üzerinden,
Yavruvatan hasretle sarsılmıştı yerinden.
Süngün ayırdı yine,haklı ile haksızı,
Mazlumların kalbinde dindi o keskin sızı.
Kıbrıs semalarını yırtarken Türk jetleri,
Türklüğün adaleti gelmişti yine geri.
Ayyıldızla donattın Girneyi,Magosayı,
Türk Silahlı Kuvvetleri, Şırnak kırsalında terör örgütü üyelerine karşı geniş kapsamlı operasyon başlattı. Beytüşşebap, Kato ve Besta bölgesinde teröristlerin tespit edilmesiyle operasyon başlatıldı. Bölgeye, özel eğitimli komandolar sevk edildi.
Perşembe akşamı atv Ana Haber Bülteni, Kraliçe Elizabeth‘in Türkiye ziyaretini geniş ve ayrıntılı bir haber bandıyla izleyicilerine sunmaya hazırlanırken, anchorman Mehmet Barlas ilginç bir anons yaptı: “Evet sayın seyirciler, kaç gündür Kraliçe ile yatıp, kalkıyoruz!..”
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, terör hedeflerine yönelik sınırötesi harekatı sürüyor. Genelkurmay, operasyonlar hakkında sürekli kamuoyunu bilgilendirirken, dün yeni bir açıklama geldi.
Baharın gelmesiyle terör örgütü PKK da eylemlerini artırdı. Son 10 günde 3 defa sınırdan sızmaya çalışan örgüt, her seferinde püskürtüldü. Doğu ve Güneydoğu'daki operasyonların kapsamı genişletiliyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın babasının amcasının oğlu Mehmet Erdoğan(73), Kilyos Merkez Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kilyos Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Denizli'nin sayılı tarihî eserleri arasında yer alan ve Kurtuluş Savaşı'nda un imal edilen Külahçıoğlu Un Fabrikası, 2004'ün Ekim ayında çıkan yangında kül oldu. Sadece dört duvarı kalan fabrika binası, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline dönüştürüldü.
Terörle mücadelede kararlılığını sürdüren güvenlik güçleri, terör örgütüne fırsat tanımıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Irak'ın kuzeyindeki PKK kamplarına düzenlediği kara harekâtının ardından büyük darbe alan örgütün, bahar aylarında ses getirecek saldırılarda bulunacağı belirtiliyordu.
İstanbul Ataşehir'de kumar oynandığı ihbarı üzerine operasyon düzenleyen İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, sanatçı Mehmet Ali Erbil'in de aralarında bulunduğu 11 kişiyi kumar oynarken yakaladı.
Malatyalı’lara ait aynı zamanda benim burs aldığım vakıfdaki burs toplantımızın bu haftaki ana misafir i Sayın Yazar aynı zamanda Malatyalı hemşerimiz Mehmet Kamış’dı.
“Burs toplantısı” denilince “paramızı alsak da gitsek” gibisinden bir hava vardır genelde.Bizim burs aldığımız vakıfda da hemen her zaman bu hava hakim olmuştur. Ta ki bu ayki Misafir konuşmacımızın konuşmaları bu süregelmişliği delene [...]
Ünlü şovmen Cem Yılmaz sanatçılar arasında Gelir Vergisi rekortmenliğini yıllardır elinde tutan Mehmet Ali Erbil'i tahtından indirdi. 2008 Mart ayı yıllık kazanç beyanlarına göre Cem Yılmaz, sanatçılar kategorisinde vergi rekortmeni oldu.
Mehmet Akif Ersoy Mesire Yeri (Bahçeköy)İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy adına kurulan bu mesire yeri Sarıyer ve Levent gibi yerleşimlere yakınlığıyla önemli avantajlara sahiptir. Üstelik son derece güzel restoran ve bakımlı oturma alanlarıyla kalabalık grupların konaklamasına imkan vermektedir. Soğuk içeceklerin yanısıra, çay ve Türk kahvesi servisiyle susuzluğunuzu giderebilirsiniz. Mini futbol sahası her yaştaki futbol tutkunlarının top koşturabileceği vasıflara sahiptir. Yılın 4 mevsimi kendisine has bir atmofseri bandıran Mehmet Akif Ersoy mesire yeri, neredeyse anıtsal değere ulaşan ağaçlarıyla da önem taşımaktadır. Ulaşım: Maslak'tan 10, Sarıyer'den ise 7 dakikada rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Bahçeköy'ün içinden Sarıyer
Mehmetçiğe, terörle mücadelede güç katacak süper tüfekler geliyor. Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Genel Müdürlüğü'nce Silahlı Kuvvetler'in ihtiyacı doğrultusunda projelendirilen ve 'Mehmetçik-1' adı verilen yarı otomatik tüfek üretimine yönelik çalışmalarda son aşamaya gelindi.
ilk önce bu siteyı kurandan allah razı olsun ben afyon kocatepe üni. fenbilimleri entü. makine alanında yüksek lisans yapmak tayım 1. sınıf öğrencisiyim, muğlalıyım 29 yasındayım. babam emekli iki kardesiz sadece ben okuyorum her hafta afyona gelip gittim için maddi olarak cok sıkıldım eger burs bulamassam yukseklısanı bırakıcam cunku maddı olarak sıkıldım.öğre. numaram 070702006. babam emeklı ve rahatsız olduğu için kendısıne zor bakalılyor. kendımı bu alanda daha cok gelıştırm ıstıyorum ve kendı alanımda bır cok makalem ve yayınım bulunmaktadır ama bu calışmalaı bırakmak zorunda kaldım durumum belli burada yardım edenlerden allah razı olsun banka nuarası muğla şubesı garanti bankası kart numarası:5893 1844 0446 2500
Akademik Kariyeri
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü mezunu olup, Yeditepe Üniversitesinde Pazarlama üzerine MBA ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde Yönetim üzerine MBA yapmıştır. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde doktora çalışması yapmış olan Çankaya, Yeditepe Üniversitesi'nde Yönetim üzerine İşletme Doktorası yapmaktadır. Ayrıca 2002-2007 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi'nde ve 2004-2006 yılları arasında da Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde yarı zamanlı Öğretim Görevlisi olarak çalışmıştır.
İş Dünyası Kariyeri
Microsoft'ta Teknoloji Pazarlama Yöneticisi olarak çalışmaktadır. Daha öncesinde Netron Institute of Technology şirket ortağı olarak şirketi yöneten Çankaya çalışma hayatına 1996'da başlayarak ODTÜ Bilgi İşlem Dairesinde yazılım geliştirici, sistem yöneticisi olarak çalıştıktan sonra sektöründe lider firmalarda SAP R/3 ERP danı
MERHABA BEN MEHMET YASİN YOZGAT BOZOK ÜNİVERSİTESİ FİZİK BİRİNCİ SINIF ÖĞRENCİSİYİM ÜNİVERSİTE SINAVINI AİLEMİN MADDİ SIKINTISI OLDUĞUNDAN DOLAYI SABAHLARI DERSANEYE GİDİP ÖĞLEDEN SONRA DA BAKKAL DA ÇALIŞARAK HAZIRLANDIM ALLAHIMA BİNLERCE ŞÜKÜR OLSUN Kİ BANA BURAYI LUTFETTİ DE KAZAN DIM ZOR DURUMDA HAZIRLANDIM VE ALLAHA ÇOK DUA ETTİM ….. ŞU ANDA MADDİ SIKINTIDAN DOLAYI ZORLUK ÇEKİYORUM BAŞBAKANLIK BURSUDA ÇIKMADI NE YAPACAĞIMI BİLMEZ DURUMDAYIM AİLEMEDE SÖYLEMEK İSTEMİYORUM ONLARINDA DURUMU FAZLA OLMADIĞI İÇİN YÜK OLMAK İSTEMİYORUM ALLAH RIZASI İÇİN CÜZİ BİR MİKTARDA OLSA BURS İSTİYORUM İKİ KARDEŞİMDE OKUYOR VE AİLEM ONLARRA DA BAKMAK ZORUN BABAMDA ÇALIŞTIĞI YER İFLAS EDİNCE ODA İŞTEN ÇIKMAK ZORUNDA KALDI TAZMİNATTA ALAMADI ALLAH RIZSAI İCİİN CÜZİ BİR MİKTARDA OLSA BURS İSTİYORUM ALLAH RAZI OLSUN HESAP NUMARAM YAPI KREDİ 4943144006054413
merhaba Karadeniz teknik üniversitesi orman mühendisliği hazırlk öğrencisiyim.Evde okuyan tek ben olduğum için vede babamın maddi yetersizlik yüzünden zorluk çektiğinden beni okutmada zorlanıyor.Bu arada abimin askere gideceği için o da evin geçimini zorluyor. iki kardeşim var ve maddi yetersizlikten öss ye hazırlanamıyor.Babamın bağkur emeklisi olduğu için ev geçimide üstüne eklenince zorlandığından maddiyatı sınırlıdır.Eğitimimin devamı için burs almak istiyorum.Çünkü kitaplar gerçekten çok pahalı ilginizi bekliyorum
Karadeniz Teknik Üniversitesi
orman fakültesi-orman mühendisliği
öğrenci no 197244
hesap no:Ziraat Bankası0390 48573535 5001
vakıf bank:5893 1173 4914 2704
merhaba ben mehmet DENGİZ 18 yaşındayım tekirdagda oturuyorum istanbul teknik ünüversitesi telekomünikasyon mühendisligi bölümünde okuyorum hazırlık ögrencisiyim numaram 040070537 istanbulun hayat şartları zor oldugu için ailem masraflarımı karşılamakta yetersiz kalıyo 6 kardeşiz annem ev hanım ı ve babamın belirli bir meslegi yok.Babamın ve annemin saglık güvencesi de olmadıgından saglık giderlerini karşılamakta zor oluyo.Kendimi iyi bir şekilde geliştirmek istiyorum fakat ekonomik sorunlar hep bir engel olarak karşıma çıkıyor.Türk teknolojisini ileri seviye götürmek için elimden geleni yapmak istiyorum. zirat bankası:1369 05626062 5001 saygılarımla…….
Book Description
ISBN-0060765313
Between your full-length mirror and high-school biology class, you probably think you know a lot about the human body. While it's true that we live in an age when we're as obsessed with our bodies as we are with celebrity hairstyles, the reality is that most of us know very little about what chugs, churns, and thumps throughout this miraculous, scientific, and
Bir aktör olarak İtalya'da yaşamanın avantajları neler?Bir kere oturmuş bir sistem var. En önemlisi bu. Sinema sektöründe bazı ekonomik sıkıntılar var ama bir şekilde hallediliyor. Sendikalar var. Dolayısıyla herkesin hakkı korunuyor bir anlamda. Yine de sonuçta burası benim memleketim ve burada inanılmaz malzeme var. ‘O Şimdi Asker’ filmi için geldiğimde ise kendi dilimde oynamayı ne çok özlediğimi fark etmiştim. Oh be, dedim, kendi dilim.- Aktörlük sayesinde maddi bir birikim sağlayabildin mi?Çok şükür iyi yaşıyorum. Ama çalıştığım sürece iyiyim. Roma’da Actors Center diye bir oluşum var, Amerika’daki Actors Studio gibi. Michael Margotta adında bir hocam var. Haftada iki defa çalışıyoruz. Seni seyreden pek çok öğrenci de oluyor. Çok önemli insanlar gelip, bu çalışmaları yönetiyorlar. Bu beslenme, sahnelerden uzak kalmamak adına çok hoş bir şey. 25 yaşıma kadar oyunculukla ilgili bir eğitim almadım. Bir sür
Mehmet Günsür'ün Dominique Swain'le başrollerini paylaştığı "Dehşet Gecesi", 20 Temmuz'da vizyona giriyor. John Keeyes'in yönettiği, Dominique Swain, Mehmet Günsür, David Carradine ve Udo Kier'in başrolde olduğu "Dehşet Gecesi", basının "Picasso" adını verdiği, öldürdüğü kurbanlarını, klasik sanatçıların en ünlü yapıtlarına öykünerek tasarladığı sanat eserleri gibi gören bir seri katillle peşindeki polislerin öyküsünü konu alıyor."Hamam" filmiyle yıldızı parlayan, son olarak "Anlat İstanbul" filminde oynayan Mehmet Günsür'ün Stefan adında, seri katilin peşine düşen bir polisi canlandırdığı film, 20 Temmuz'da ülkemiz sinemalarında gösterilecek. "Lolita" filmiyle dünya çapında üne kavuşan Dominique Swain ise, cinayete tanık olan bir garsonu oynuyor.
Bıçak Sırtı dizisi kastı oluşturulurken en merak edilen konulardan bir tanesi de başarılı ve yakışıklı oyuncu Mehmet Günsür'ün dizi ekibinde yer alıp almayacağı idi. TMC yapım uzun süren görüşmelerin sonunda Mehmet Günsür'ünde Bıçak Sırtında yer alacağını belirtti ve böyle önümüzdeki sezon en fazlaa konuşulacak dizilerden olan Bıçak Sırtı'nın başrol oyuncuları belli oldu.
Bayern Munich's legendary creative midfielder Mehmet Scholl played his last
game earlier today, 19th May.
In 392 games he scored 98 goals and his last goal came
this afternoon. He played in Bayern for 15 seasons and was selected in their
all-star team together with players such as Beckenbauer and Müller.
Although
Scholl only played 36 international caps and never participated in a World
Cup-tournament he remains one of Germany's finest and most beloved
footballers ever.
Spiegel Online reports about this Football star: Der letzte dribbler.
Wikipedia has a lot of facts about Scholl:Mehmet Scholl (born Mehmet Yüksel on October 16, 1970) is a retired German football (soccer) player. He retired after the Fußball-Bundesliga 2006/07. Scholl played most of his career as an attacking midfielder for FC Bayern Munich. He is one of the most successful German players in recent history, having won the UEFA Cup (1996), the Euro 1996, the UEFA Champions League (2001), and becoming lone r
Utah Jazz F/C Mehmet Okur was named to the Western Conference All-Star team, the NBA announced today. Okur becomes the second Jazzman selected to this year’s All-Star Game, joining teammate Carlos Boozer. Okur was tabbed by NBA Commissioner David Stern as an injury replacement for the 2007 NBA All-Star Game which will be played on Sunday, Feb. 18 at Thomas & Mack Center in Las Vegas.This is the first All-Star berth for the 6-11, 263-pound native of Turkey, who is in his fifth NBA season and third with the Jazz. Okur has started all 51 Jazz games and is averaging a career-high 18.2 points, along with 7.4 rebounds and 2.0 assists. Okur ranks second on the Jazz in both scoring and rebounding and has posted 15 double-doubles on the season. He also leads the team in three-point shooting, hitting 92-of-238 attempts (.387), the most in the NBA for a player 6-11 or taller.Okur has been one of the most clutch players in the NBA this season, hitting 28 game-tying or leading field goals in the
Yalan yok, Mehmet Ali Birand gibi birini ne okurum, ne de izlerim. Çünkü ne yaparsa yapsın bir insana küfür etmeyi kendime asla yakıştıramam. Ama belirli günler vardır, gazetelerin kapış kapış satıldığı pek çok kişinin televizyonda ana haber bültenlerini beklediği... Böyle günlerde bizler gibi başkaları da başkalarından başkaca şeyler beklerler. Mesala Hrant Dink cinayeti. Bir haftadır takip ediyorum çoğu yazarı takip ettiğim gibi ve artık ne kadar duayen varsa topundan gına geldi. Neyse konuyu dağıtmadan başlığa bağlayalım. Zira ciddi yazılar yazmaya, niyetlenip (1-2-3-4-5-6 vs. vs.)sadece postitlerini bile yetişdiremediğim Türk basınının içler acısı haliyle içlemeye hiç niyetim yok.
Hrant Dink cinayeti ve sonrasında rüzgara bırakılıp işletilen sürecin mümtaz siması Birand'ın artık bu kadar da olmaz dedirten yazılarını okudaktan sonra internette malum suje hakkında eski bir yazı ararken Birand'ın solaryum m
Mehmet Akif Ersoy
(Hayatı)
1873'te İstanbul’da doğdu.
27 Aralık 1936’da İstanbul’da yaşamını yitirdi. 4 yaşında Fatih'te Emir Buhari
Mahalle Mektebi'nde başladığı eğitimini Fatih Merkez Rüştiyesi'nde sürdürdü.
Ardından Mülkiye Mektebi'nin idadi (lise) bölümünü bitirdi. Babasından Arapça
öğrendi. Fatih Camii’nde İran edebiyatı okutan Esad Dede’nin derslerini izledi.
Farsça ve Fransızca öğrendi. Babasının ölümü ve evlerinin yanması üzerine
Mülkiye'nin yüksek kısmından ayrılmak zorunda kaldı.
1889’da girdiği Halkalı Mülkiye Baytar Mektebi’ni 1893’te birincilikle bitirdi.
Ziraat ve Ticaret Nezareti'nde veteriner olarak çalışmaya başladı. Rumeli,
Arnavutluk ve Arabistan'da dolaştı. Geniş halk kesimleriyle, köylülerle yakın
ilişkiler kurdu. Halkalı Ziraat Mektebi ve 1907’de Çiftçilik Makinist
Mektebi’nde ders verdi. 1908’de Dârülfünû
Ahiret Yolu
(Mehmet
Akif Ersoy)
sokakta sâde bir 'âmîn! '
sadâsıdır gidiyor:
mahalle halkı birikmiş, imam duâ ediyor.
basık bir ev; kapının iç yanında bir tâbût,
başında çınlayan âvâzı dinliyor, mebhût;
denildi: 'fâtiha! '; âmîni kestiler bu sefer,
göğüsler inledi, derken, açık duran eller,
hazîn alınları bir kerre okşayıp indi;
deminki zemzemeler bir zaman için dindi.
duyuldu sonra imâmın nidâ-yı mağmûmu,
diyordu:
- söyleyin allâh için şu merhûmu,
nasıl bilirsiniz ey müslümanlar?
- iyi biliriz!
-yarın huzûr-i ilâhîde toplanıp hepiniz,
bu yolda hüsn-i şehâdet edersiniz ya?
- evet!
- imâm efendi, helâllık da iste, merhamet et...
- helâl edin hadi öyleyse şimdi hakkınızı.
- helâl edin hadi bekletmeyin adamcağızı!
cemâatin yüreğinden kopup 'helâl olsun! '
nidâ-yı saffeti, birden cenâze, ah-ı derûn,
misâli uğradı evden; fezâda yükseldi
içerde başladı bir cûş-i nevhadır şimdi;
baş ört
Atiyi Karanlık Görerek, Azmi
Bırakmak...
(Mehmet
Akif Ersoy)
Âtiyi karanlık görerek azmi
bırakmak...
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, 'İki el bir baş içindir.'
Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun
Ayrılık Hissi Nasıl Girdi
Sizin Beyninize?
(Mehmet
Akif Ersoy)
Müslümanlık sizi gayet sıkı,
gayet sağlam,
Bağlamak lazım iken, anlamadım, anlıyamam,
Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize?
Fikr-i kavmıyyeti şeytan mı sokan zihninize?
Birbirinden muteferrik bu kadar akvamı,
Aynı milliyetin altında tutan islam'ı,
Temelinden yıkacak zelzele, kavmiyettir.
Bunu bir lahza unutmak ebedi haybettir...
Arnavutlukla, Araplıkla bu millet yürümez..
Son siyasetse bu! Hiç böyle siyaset yürümez!
Sizi bir aile efradı yaratmış Yaradan;
Kaldırın ayrılık esbabını artık aradan.
Siz bu davada iken yoksa, iyazen-billah,
Ecnebiler olacak sahibi mülkün nagah.
Diye dursun atalar: 'Kal'a içinden alınır.'
Yok ki hiç bir kişiden... Millet-i merhume sağır!
Bir değil mahvedilen devlet-i islamiyye...
Girdiler aynı siyasetle bütün makbereye.
Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukca yürekler, onu top sindiremez.
Bırakın
Bir Gece
(Mehmet
Akif Ersoy)
On dört asır evvel yine bir
böyle geceydi
Kumdan ayınon dördü bir öksüz çıkıverdi
Lakin o ne hüsrandı ki hissetmedi gözler
Halbuki kaç bin senedir bekleşmedelerdi
Nerden görecekler göremezlerdi tabi
Bir kere zuhur ettiği çöl en sapa yerdi
Bir kere de ma'mure-i dünya ozamanlar
Buhranlar içindeydi bugünden de beterdi
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta
Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi
Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin
Salgındı bugün Şark'ı yıkan tefrika derdi
Derken büyüyüp kırkına gelmişti ki öksüz
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi
Bir nefhada kurtardı insanlığı o masum
Bir hamlede kayserleri kisraları serdi
Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi
Zulmün ki, zeval akılına gelmezdi, geberdi
Alemlere rahmetti evet şer-i mübini
Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi
Dünya neye sahipse onun vergisidir hep
Medyun O'na cemiyeti medyun O'na ferdi
Medyundur o masuma
Birlik (Mehmet Akif Ersoy) Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz; Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun, Meğer ki harbe giden son nefer şehid olsun. Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa, Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa, Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar Taşıp da kaplasa âfakı bir kızıl sarsar, Değil mi cephemizin sinesinde iman bir; Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir; Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz, Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!
Birlik Bağı
(Mehmet
Akif Ersoy)
Müslümanlık nerde bizden
geçmiş insanlık bile
Alem aldatmaksa maksat aldanan yok nafile
Kaç hakiki müslüman gördümse hep makberdedir
Müslümanlık bilmem ama galiba göklerdedir
Varsa şayet söyleyin bir parçık insafınız
Böyle kansızmıydı haşa kahraman eslafınız
Böyle düşmüşmüydü herkes ayrılık sevdasına
Benzeyip şirasesiz bir mushafın eczasına
Hiç görülmüşmüydü olsun kayd ı vahdet tarumar
Böyle olmuşmuydu millet can evinden rahnedar
Böyle açlıktan bogazlarmıydı kardeş kardeşi
Böyle adetmiydi bi perva yemek insan leşi
Irzımızdır çiğnenen evladımızdır doğranan
Hey sıkılmaz ağlamassan bari gülmekten utan
Kurt uzaklardan bakar dalgın görürmüş merkebi
Saldırırmış ansızın yaydan boşanmış ok gibi
Lakin aşk olsunki aldırmazda otllarmış eşşek
Sanki tavşanmış gelen yahud kılıksız köstebek
Kar sayarmış bir tutam fazla olsun yutmayı
Hasmı derken çullanırm
Bülbül
(Mehmet
Akif Ersoy)
Bütün dünyaya küskündüm, dün
akşam pek bunalmıştım;
Nihâyet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
Şehirden kaçmak isterken sular zâten kararmıştı;
Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı.
Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hilkat kesilmiş lâl...
Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.
Muhitin hâli 'insâniyyet'in timsâlidir, sandım;
Dönüp mâziye tırmandım, ne hicranlar, neler andım!
Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryâd,
O müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu:
Ki vâdiden bütün, yer yer, eninler çağlayıp durdu.
Ne muhrik nâğmeler, yâ Rab, ne mevcâmevc demlerdi:
Ağaçlar, taşlar ürpermişti, güyâ Sur-ı Mahşerdi!
-Eşin var, âşiyânın var, baharın var, ki beklerdin;
Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin?
O zümrüd tahta kondun, bir semâvi saltanat kurdun;
Canan Yurdu
(Mehmet
Akif Ersoy)
Eyvah! sevgilininyurdu ıssız
kalmış
Ayak bastığı heryer kırgın bir mezar olmuş
İçindeki ahenk uçmuş da
Ses seda kalmamış yuvada
Yer yer gömülü durur emeller
Sanki kıyamet gününü beklerler...
Ya rab! niye böyle bir yığın toprak
Olmuş yatıyor o temiz saha?
Ya rab! niçin o parıltı ortada yok?
Ya rab! niçin uzayıp gitmekte bu gölge?
Ya rab! sevgilinin yuvası üzerine
Gerilmiş bu kat kat aydınlık perdesinin anlamı ne?
Cenk Marşı
(Mehmet
Akif Ersoy)
Ey sürüden arkaya kalmış
yiğit
Arkadaşın gitti haydi sen de git
Bak ne diyor ceddi şehidin işit
Haydi git evladım uğurlar ola
Haydi git evladım açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
Uğurun açık olsun uğurlar ola.
Eşele bir yerleri örten karı
Ot değil onlar dedenin saçları
Dinle şehit sesleridir rüzgarı
Haydi git evladım uğurlar ola
Haydi git evladım açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek on safa geçmiş bulun
Uğurun açık olsun uğurlar ola
Haydi levent asker uğurlar ola
Yerleri yırtan sel olup taşmalı
Dağ demeyip taş demeyip aşmalı
Sende ki coşkunluğa er şaşmalı
Kahraman askerim uğurlar ola
Haydi git evladım açıktır yolun
Zalimlere karşı bükülmez kolun
Bayrağı çek ön safa geçmiş bulun
Haydi levent asker uğurlar ola
Haydi git evladım uğurlar ola.
Çanakkale Şehitlerine
(Mehmet
Akif Ersoy)
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı
ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâs
Durmayalım
(Mehmet
Akif Ersoy)
Sa'di diyor ki: 'Bir gece
biz kervan ile
Ağır ağır gitmekte iken yolumuz düştü bir çöle.
Hızla geçmek için o korkutucu ıssız çölü,
Bütün yolcular istirahati feda ederek,
Gitmektelerdi.Bir aralık bende yürümeye güç
Hiç kalmamış ki düşmüşüm artık uykuya yenik.
Avare bir yolcuyu bekler mi kafile?
Çaresiz yola devam edecek varıncaya dek konak yerine.
Bir de uyandım ki başucuma dikilmiş bir deveci şunları
söylemekte:
'Kalk ey zavallı yolcu, uzaklaştı kervan!
Uykum benim de yok değil ama bu çöl,
İstirahat yeri olurmu ki bin türlü korku var?
Varmak istediği yere varıp durmayıp giden;
Yoktur kurtuluş ümidi bu çöller geçilmeden.
Yazık ki yolda böyle düşen uyku derdine,
Hep yolcular gider de kalır kendi kendine! '
Gerçi olayın kendisi önemsizdir, bunda haklısın, ancak düşün:
İnsaflı ol, bundan başka hikmet dolu bir prensip varmı bugün?
Varmak istersen -diyor Sa'di eğer maksada,
Edirne
(Mehmet
Akif Ersoy)
Edirne kal'asıdır gördüğün
hisar-ı mehib
Şu zirvesinde biten simsiyah ağaç da salib
Murad-ı evveli koynunda gezdiren tepeler
Nasıl rüku ediyor Ferdinand'a bak bu sefer
Bizim midir sanıyorsun şu yükselen bayrak?
Çeken Savof, Lala Şahin değil kuzum, iyi bak
Edirne! İşte o islamın ahenin suru
Edirne! İşte o şarkın cebin-i mağruru
İkinci aşr-ı tealisi Al-i Osman'ın
Birinci mevki-i feyyazı belki dünyanın
Edirne! İşte o şarkın demir kilidi
Sefil ayakları altında Bulgar'ın şimdi
Muzaffer ordusu hakkıyla(!) intikam alıyor
Kadın, kız, çoluk, çocuk, erkek ne bulsa parçalıyor
Bu katliama da razıyım ihtiram olsa
Harim-i dini de geçtik harim-i namusa
Şu dört minareli cami ki yoktu hiçbir eşi
Ki parlıyordu hilalinde sanatın güneşi
Salibi sineye çekmiş de bekliyor.Nevmid
Fatih Camii
(Mehmet
Akif Ersoy)
Eğildi sonra o dağlar
huzurunda ALLAH'ın
Kapandı secdeye sonra korkusuyla ALLAH'ın
İnayetiyle ALLAH kaldırınca herbirini
Semaya doğru o dağlar da açtı ellerini
O anda yüreklerden öyle dehşetli bir feryat koptu
Ki ruhum sonsuza dek hatırlayacak bunu!
Kesildi bir aralık inleyen hüzünlü sesler...
Ne oldu Arş'a kadar yükselen o yanıp yakılmalar,
O coşku içindeki iman?
Evet! çağlayarak işte rahmeti ALLAH'ın...
Bütün yüreklere serpildi kubbeden bir ruh
güvenmenin, huzurun ruhu...
Fatih Kürsüsünden Seçmeler
(Mehmet
Akif Ersoy)
Birinci zumreyi teskil eden
zavalli avam, AVAM: Halktan ilmi irfani
Biraksalar devam edecek tatli uykusuna devam. az olan kimse
Bugun nasibini yerlestirince kursagina;
'Yarin' nedir? Onu bilmez, yatar donup sagina.
Yikilsa ars-i hukumet, tikilsa kabre vatan, KABR: Mezar
Vazifesi degil; cunku 'hepsi Allah'tan! '
Ne hukmu var ki, esasen yalanci dunyanin?
Olurse, yan gelip yatacak cennetinde Mevla'nin.
Fena kuruntu degil! Ben derim, sorulsa bana:
'Kabul ederse cehennem ne mutlu, amca, sana! '
..........
ikinci zumreyi teskil eden cemaat ise,
Hayata kuskun olandir ki: saplanip ye'se, YE'S: Umitsizlik
'Selametin yolu yoktur... Ne yapsalar bosuna! '
Demis te hirkayi cekmis butun butun basina.
Bu turlu bir hareket mahz-i kufr olur, zira: MAHZ: Sirf, katiksiz
Talepte amir olurken bir ayetinde Huda;
Buyurdu: 'Kesmeyiniz ruh-u rahmetimden umid; NEFHA: Guzel koku
Ki musriki
Gitme Ey Yolcu...
(Mehmet
Akif Ersoy)
Gitme ey yolcu, beraber
oturup ağlaşalım
Elemim bir yüreğin karı değil, paylaşalım
Ne yapıp ye'simi kahreyleyeyim, bilmem ki?
Öyle dehşetli muhitimde dönen matemki!
Ah! Karşımda vatan namına bir kabristan yatıyor şimdi
Nasıl yerlere geçmez insan
Şu mezarlar ki uzanmış gidiyor, ey yolcu
Nereden başladı yükselmeye, bak, nerede ucu
Gönülle Başbaşa
(Mehmet
Akif Ersoy)
Dudakları bir dal ateş,
mercan gibi
Bakışları masum bir heyecan gibi
Yürürken titriyen o narin endamı
Pembe bir gül açmış taze fidan gibi
Fark edemiyorum gözle gördüğümü
Saçlarında bağlı aşkın kör düğümü
Bir tatlı rüya mı, bir canlı büyü mü?
Elim dokunuyor, fakat yalan gibi...